DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

En Yeni İçerik

  • GENEL MAKSATLI HELİKOPTER IHALESI

    Arkadaşlar, kardeşler forumdaki tartışmalar hakkında görüşlerinizi, itirazlarınızı, farklı fikirlerinizi bildirin ki forum daha şenlikli ve yararlı olsun. Okuyan çok oluyo ama yorum ve fikir yazan sayısı az. Sizde fikir ve görüşlerinizi bildirirseniz daha şenlikli olur kanaatindeyim. Herkese selamlar.
    derindunya
  • Hz. Peygamber ve Tebliğ

    FaceBook'taki kardeşlerimden Ramiz Karaeski ile aramızda şunlar geçti; dedi ki Sevgili Ramiz: "Selam Aleyküm hocam eğer kabul ederseniz dinle ilgili size bir soru sorabilirmiyim belki sizin ilgi alanınız değil ama sizin fikriniz bilginiz benim için cok önemli?"

    Hay hay Sevgili Ramiz... Bekliyorum.

    Ve devam etti Ramiz: "Teşekkür ederim hocam! internetten celal şengör diye bir bilimcinin konuşmasını dinledim kendisi ateist Allah'a kitaba inanmadığını islam ve islamla bağdaşan diğer dinler ortadoğu masalları olduğunu söylüyor aksi taktirde çinlilere ve japonlarada peygamber gelirdi onlara neden peygamber gelmedi diye bir takım seyler söyledi  benim kafamı karıştıran onun söylediği gibi haşa Allah yok kitap yok gibi bir şey değil iman ettik Allah'a habibine ve kitabına inandık elhamdülillah kafamı karıştıran peygamber efendimiz çinlileri japonları islama davet etmedimi yani hükmünü sadece orta doğudamı sürdürdü ben sadece meraktan soruyorum bunu.

    Ramiz sağlığımızı da unutmadı: : "Geçmiş olsun hocam Allah şifa versin inşallah!" dedi.

    Sevgili Ramiz. Allah razı olsun! 

    Soruna gelince: Son üç yüz yıl hariç, hemen hemen yeryüzündeki tüm dinler; bir resul ya da nebi inancı olarak ortaya çıktı. Sonradan bozuldu; Yahudilik gibi, Hıristiyanlık gibi.... Hatta Zerdüştlük gibi... Hani derler ya "Hindistan BRAHMANİZM'indeki Brahma, ile Hz. iBRAHİM aynı kişi olsa gerek..." diye. Ve Aynı Hz. İbrahim'in Zerdüştlük'teki 3. Saoşyant (Yani Kadim İran Mehtisi... Henüz gelmemiş olan 4. Saoşyant'ın da Hz. Muhammed olduğu iddiası var.) ve Mecusilik'in de ateşin yakmadığı Hz. İbrahim ile ilişkili olduğu ve bu nedenle ateşin kutsandığı tahmin ediliyor.

    Bunun gibi Uzakdoğu Dinlerindeki Buda ve Konfiçyusus'un nebi olma ihtimalinden söz ediliyor. (Bize göre peygamberden çok tasavvuf şeyhlerini andırmaktalar. Japon Şintoculuğu için de aynı kanıdayız.)

     Yine bunun gibi Türk Oğuz Kağan için de aynı iddia geçerli. Göktürklü Bilge Kağan için de peygamber olabilir denmekte. Lakin biz buna katılmıyoruz. Zira Bilge Kağan Hz. Efendimizle yakın çağın adamı. Doğumu 683 - ölümü ise 25 Kasım 734: Buna göre Bilge, 632'den 50 sene sonra dğmuş olmakta. Üstelik, kendisinin Budist olma isteği de tarihi bir vaka. Ancak bir "Türk Peygamber"den söz ediliyor. Adı Olcay/Olcayto Nebi... Kanatimizce bu da değil. Asıl olan şu: Türklerin nebisi Hz.Nuhoğlu Yafet'ti... Yani Asya'nın kapısını açan AbdülFETtah...

    Peygamberimizin ya da İslamiyetin, Ortadoğu dışında tebliğ yapıp yapmadığı hususundaki soruna gelince. İslamın tebliğcileri, doğduğu yıllar içerisinde dünyanın dört bir yanına tebliğ edildi. Upuzak Asya diyebileceğimiz ÇinHindi'ne dahi.  Sevgili Peygamberimizin, Göktürklü Sahabelerinin olduğu bilinmekte. Hatta Süreyciler diye bilinen bir KAYILI demirci ailesinin Medine'de meslek icra ettikleri de malum. Hz. Osman'ın Topkapı'daki kılıcındaki "IYI" tamgası da o demircilerin mührü. O tamga, Ertuğrul filmiyle ortaya çıktı ve mitinglerdeki yerini aldı. Selam ve dualarımla... 
    ***
    derindunya
  • Kitap Arşivimi Paylaşıyorum

    Merhaba arkadaşlar işinize yarayacağını düşündüğüm dev arşivimi isteyen olursa özel mesajla bildirmeniz halinde paylaşıma açık linki göndereceğim. Arşiv tam olarak 24 gb yaklaşık 4000 adet pdf'ten oluşuyor. Hermetizm, masonluk, enokyan dili, kabala gibi konularla ilgili makaleler, kitaplar, ve bazı yazarların kendi el yazılarıyla aldığı notları dahi bulabileceğiniz bir arşiv. Arşivin ana konularını içeren dosyalara sahip ekran görüntüsünü ekliyorum. Derin dünya sevdiğim bir platform bu yüzden arsivimi paylaşmaya karar verdim. işinize yarayacağını düşünüyorsanız pm atmanız yeterli.


    derindunya
  • Ahmetyozgat'tan Talha'ya Mektup

    RUS, ÇİN ve İRAN'ın Uzattığı Dikenli Gül Dalı...
      Ya Da Suya Düşen Yılana, İkinci Kez Sarılmamalı...

    Ahmet YOZGAT

    Sevgili kardeşlerimizden Talha Meniz, bir hususu merak etmiş. Soruyor: Ahmet Abi... Türkiye, Rusya, Çin ve İran, bundan sonra beraber çalışacaklarını belirttiler? Sizce, bu samimi bir açıklama mı? Yoksa Doğu blogunda yeni bir Truva atı mı? Eğer samimi bir açıklama ise bu, resmen kendi topuğumuza sıkmak olmaz mı?"

    Sevgili Talha! Batı ittifakının ihanetini keşfeden Türkiye'nin yeni dostlar aradığından hareketle çeşitli odaklar, Ankara'ya gül dalı uzatmaktalar.

    İsrail mesela...

    Şangay Beşlisi mesela...

    Ve son olarak da "Rusya, Çin ve İran..." üçlüsü...

    Bu açıklama C.Başkanının, Kasım 2016'da Pakistan ziyaretinde sarf ettiği "Müslüman dünyanın, kendi ittifakı"ndan söz etmesinden sonra oldu.

    İran, "Müslüman dünyanın kendi ittifakı..." denirken, Sünni Dünya'ya işaret edildiğini anlama yanlışını sürdürmeye devam etmekte. Böyle bir ittifakın kendisine karşı yapılacağı zannıyla Ankara'ya bir başka teklife başvuruyor...

    (Buna, İran hinliğinin tarifiyle "Yağlı Kemik" de diyebiliriz; oysa bilmiyor ki Türkiye "Yağlı Kemik" derdinde değil, salt hakikatin peşinde...)

    İran; "Pakistan'a karşı ben, Rusya ve Çin..." diyor.

    Zira Tahran'ın en büyük korkusu, Pakistan'ın nükleer sırlarını, (giderayak...) Türkiye'ye vermesi. (Oysa "Kardaşlarımız" sırrı çoktan verdi bile...)

    Rusya ve Çin'e gelince... Onların yegane korkusu, Türkiye'nin bir başka ittifak içinde, (mukadder olarak) büyümesi... Çünkü bu devletlerin her ikisi de ömürlerini tamamlamış iki dev durumunda...

    Ve bu devlerin ölümü, Türkler eliyle olacak mecburen. Zira yumuşak karınları, lebalep Türk dolu... İşte, Moskova ve Pekin'in korkusu, bu yumuşak karın...

    (Ve bir gün, o karnın patlaması; derinden derine orta bölgelerinin guruldayıp durduğunu duymaktalar.

    Çinin Uygur Türk bölgesinde olup biteni, dostumuz, Mir Kaşgarlı'nın paylaşımlarından, günü gününe takip ediyor; buğz etmeyi sürdürüyoruz: Lanet olsun tarihi düşmanımız Çin'e!

    Rus'u da Çin’den başka bir biçimde görmüyoruz: Uralların doğusu ve batısında uzanan uçsuz bucaksız Türk soydaşlarımızın ve Kafkasya'daki din kardeşlerimizin illerine çökmüş; yüz yıllardan beri göz açtırmamakta. Bu hal, daha ne zamana kadar? 150 yılı aşkın bir zamandan beri, kardeşlerimizin sağrısına vurulmuş olan boyunduruğun çözülmesinin arefesindeyiz; inşallah! Bu boyunduruğu, bir o kadar daha, oldukları yerde tutmaya yardımcı olmak Türkiye’ye yakışmaz. Asla! Fakat bu iki devlet, yakışacağına ve bu yakıştırmayı Türkiye aracılığıyla sürdüreceklerine öyle inanmakta ki… Rüşvetini vererek...)

    O nedenle akılları sıra, bunalmış gibi duran Türkiye'yi yanlarına alarak, olası ölümlerini ötelemek istiyorlar.

    Siz “Suya düşen, yılana sarılır.” deyiminin hikayesini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız, öğrenmeyin daha iyi! Dememiz o ki Türkiye, tarihte düştüğü sulardan birinden çıkmak için yılana sarılmıştı. Sonunda ne olduğunu gördü. Yılan, Türk’ü ısırdı. Devir, 2. Mahmut devriydi.

    Konuya devam edelim:

    Eğer Ankara, bu tekliften bir İttifak çıkarırsa, nihai kurtuluş için gün sayan, Türk ve İslam dünyasına, bir yüz yıl daha kaybettirir. Ve soy kardeşlerimizi Rus-Çin; din kardeşlerimizi de mevcut Aryan dünyasına, bir daha kurban eder. Bunun vebali ağır olur.
    Lakin Ankara, uzatılan dalı, bir stratejik ittifak olarak değil de taktik beraberlik olarak kabul ederse, Batı'nın ihanetinin düşmanlık seviyesine ulaştığı şu günlerde tadından yenmez!

    Bu minvalde, ticari ilişkiler büyütülür,
    Rusya veya Çin'den askeri teknoloji ithal edilir.
    İran'la çeliştiğimiz Ortadoğu sorununun çözümünde ilerleme kaydedilir.
    Yerel parayla yapılan ticaret, dolar kapanını kırar...

    Ben, Fakir böyle düşünüyorum. Tabii ki en doğrusunu Allah biliyor!

    Selam ve dua ile...
    ***
    derindunya
  • Yehuda, İsrail ve Süleyman Mabedi / Firavunlar ve Çalınan Bilgi

              Sevgili dünyamın güzel insanları öncelikle terör ile söylediklerimi şöyle bir açıklık getireyim. Dünyadaki en büyük terörist DOĞA’dır. Japonya’yı güçlü, pratik zekalı yapan etkenlerin başında yer altı oynamaları sebebi ile oluşan depremler sonrasında gelen tsunamiler Ülkedeki patlamaya hazır halde bulunan volkan ve ABD’nin ibreti alem olsun halklar kafalarına göre yayılmacı politikalar izlemesin diye oraya attığı 2 Kitle imha silahı da cabasıdır. Bazı halkların başına ilahi bir ceza gibi inen büyük kasırgalar, ihmalkarlığımızdan dolayı meydana gelen araç kazaları. Bütün bunlar o ülke insanlarını hayatta kalma potansiyelinin mislince katlanarak artmasına sebepler vermiş, başlarına gelenlerden aldıkları dersler onları daha güçlü bir millet haline getirmiştir. Gelelim tekrar güncel konumuz ortadoğuya burası jeostratejik olarak gerçekten dünyanın kalbi sayılabilecek bir alandır. Sadece Müslüman coğrafyası deyip geçemeyeceğimiz bu alanda yükselecek uygarlık yaratılış olarak fıtrat kardeşi olduğumuz(Beşer) tüm insanlığın gidişatını etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Şunu samimi olarak birbirimize sormak zorundayız burada kalıcı piramitler gibi uzun vadeli naylon olmayan mimarisi, kültürüyle öncelikle 3 Semavi Din’e mensup vatandaşların beklide tüm dünya halklarının Hac, turistik geziler düzenleyip bir kısmının da fiili olarak Küresel Ticaret merkezi olarak dizayn etmek mi istiyoruz? Yoksa 150-200 yılda bir dünyada yağı biten kandile takviye yapmak ümidi ile değişen dengeleri gözden geçirip, hastayı kaybetmemek amacı ile sorunların masaya yatırıldığı Sivil Masum insanların yitip gittiği partiler düzenlemeye devam mı etmek istiyoruz? Papatya örneği çok romantik, yanlış bir tespit olmuş ise. Sizlere ikilik sistemi evrilterek Çaprazlama 4 Yapraklı Yonca Projesi önerebilirim. Güneyimizde gelecekte su savaşları olacağı söylentileri dolaşsa bile ki toprak ıslah edilmediği sürece bu sıkıntı var. Orada kalabalık nüfuslu devletler istenmiyor. Her parçası bir kuvvet merkezinin temsil ettiği Yarı Demokratik, Hamilerinin sözlerini dinleyen sağlıklı bir yapının meydana getirilmesi başta bölge ülkeleri dünyanın bütününün amacı olan “ALTIN ÇAĞ”a hızlı adımlarla ilerleme şansı sunmaktadır.

     

        Ben ezoterik bakışımla bir yazımda orada Arzı Mevut kurulsun derken. Ahmet abimizin bir videosunda dillendirdiği dünya cennetinin meydana getirilmesi gerektiğine ait söylemi idi. Lakin oda bende biliyoruz ki Kusursuz Düzen diye bir şey bu alem de mümkün değildir. En azından kalıcı süre.. Ve seçimlerinden dolayı çok fazla nüfusa sahip olmayan bu toplumun diri tutulması gerektiğini de, Mazallah günün birinde hangi ırka mensup olduğu önemsiz başka bir gökadada Sancağımız en haşmetli haliyle dalgalanmaz ise birileri en sade haliyle bu mübarek vazifeyi üzerine alıp yeniden şahlandıracağını ümit etmemden kaynaklanmaktadır. (Merhamet göster ki, merhamet göresin) Düz mantık gidersem sonsuzluktan 1 Birim(Evre) mesafeye kadar sağ salim, tek parça gidebilmesi umulan gemimizin ve içinde bulunan KatTrilyonlarca Mürettebat Hücrelerin yolculuğunda. Birbirimize hoşgörü ile sahip çıktığımız sürece yolculuk boyunca çeşitli formlara bürünsek bile gidebildiğimiz kadar azimle ilerleyip, elimizden geleni yaparız gerisi Rahman, Rahim olan Tek Yaradanımız Aliym Olan Allah’ın takdiridir. Büyüklerimizden duyduğumuz üzere insanın anne rahminde kaldığı süre bu dünyada yaşadığımız süreye eşdeğer, doğumdan son nefesimizi verdiğimiz zaman çizelgesi de ölümden sonra yaşayacağımız Cennet diye tabir edilen mekan da gerçekleşmektedir. Yani içtiğimiz her dal sigara veya mübarek topraktan söktüğümüz her fidan kaçınılmaz olan sonun başlangıcını bir şekilde etkilemektedir. Olasılıkların her bir zerresi H.z ADEM Peygamberimiz’den alınmış bizlere yol göstermesi için H.z HIZIR Efendimizin bilgisi dahiline sunulmuştur. Bizler kıt aklımızla veya meydana getirdiğimiz/oluşturduğumuz icatlarla günümüzde sürtünmesiz bir ortam olduğu için çok uzakta şehit olmuş bir yıldız topluluğundan kopup Işık Yılı Uzaklıkta tespit edilen kendi kader çizgisinde ilerleyen bir meteor parçasının olası rotasını veya çarpacağı gök adayı %99.9 oranda  hesaplayabilecek düzeye erişsek bile. Düşünebilen içinde bulunduğu kainatı inceleyip, sırlarını çözmeye çabalayan çift yumurta ikizi olsa dahi her (TEK)İnsan Faktörü işin içine girince bizlerin uzun uğraşlar sonucunda yaptığımız makinalar neredeyse hiçbir işe yaramamaktadır. Bu nedenle abimiz Kandilin Yağı tükendiği için bu kaos-katastrofi dönemlerinin belli aralıklarla veya KAZININ yapılması gerektiği düşünülen lokasyonlarda işlerini icraa eden insanların varlığından bizleri haberdar etti. Açıkçası abimizin bu videosunu izlerken geçmişte izlediğim “Dragon Dall” Çizgi filmi gözümün önüne geldi. Animasyonda bir grup gezgin, maceracı kötü iblise ağır yara açmaya muktedir olan Ejderha Kuvvetini elde eden seçilmiş kişiye aktaran gizemli alevden parlak küreler vardır. Bu gizemli küreler ayrı ayrı bir işe yaramasa da her biri yakındaki bir diğer kürenin haritasını(Sinyalini) vermektedir. Ancak hepsi bir araya toplanıp hemhal olduklarında geçici bir süreliğine iyi ve kötülüğün mücadelesi verilir. Umulur ki her zaman kazanan iyiler olacaktır. Ardından mağlup olan İblis ejderha kürelerini tekrar parçalar ve tekrar dünyanın muhtelif yerlerine gömer/gizler.

       Ta ki çıktıkları kutlu efsanevi macerada kendilerinden emin, azimli yeni kahramanlar onları tekrar açığa çıkartmanın zamanının geldiğine karar verip yollara koyulana dek. Elbette boş durmayan iblisin yollArın üzerine döşediği kocaman dikenli sarmaşıklar, akıl almaz tuzakların bulunduğu ucu bucağı neredeyse gözükmeyen kasvetli patikanın sonunda  inanılmaz parlaklıkta bir ışığın göründüğü bilinmelidir. Bence denge gerçekten önemlidir, son zamanlarda duyduğum güzel bir söze atıfla “Bizler ruhunda tek kanatları olan kelebekleriz, yalnızca birbirimize sarılarak uçabiliriz.” 

       Rakibimiz olan RUS kardeşlerimizin acısını paylaşıyor. Şehitlerimizin tümüne Allah'tan Rahmet, yakınlarına başsağlığı önümüzdeki yeni yılın beşere hayırlara vesile olması dileklerimle sevgi ve saygılarımla

       Ben kim miyim? Bir Stratejist, Araştırmacı Yazar, Filozof, Emmeye devam eden buzağı, hiçbir şeyin azı olmadığının bilincinde hiçlik makamında profesyonel amele       

    derindunya