DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

Mektup35: İSLAMİ KÜLT ve YEHOVA ŞAHİTLERİ 1

AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 288
Ağustos 22 düzenlendi Kategori DERİNDUNYA MEKTUPLARI

Derindünyanın dostlarından Sevgili İlbeyiilingi bir mesaj gönderdi. Önemli! Konu, AB-Almanya ve Türkiye dalaşmasına bir başka pencere açmakta; unutulan bir pencere: Misyonerlik… Ve buradan hareketle “Yeni Misyonerlik ya da Antitebliğ” konusuna değinmek gerektiği inancıyla… Diyor ki Sevgili İlbeyiilingi: “Sevgili Ahmet ağabey, ben Adıyaman Besnili genç bir Türküm. İki hususta sizden fikir danışmak istiyorum. Birincisi; dayılarım İsviçre’de yasamaktalar. Bu nedenle onlardan 'Yahova Şahitleri’nin, Müslümanların üzerinde Misyonerlik faaliyetlerine hız verdiklerini duymaktayım. Ve hatta bu işe inanılmaz paralar döktüklerini söylemekteler. Maalesef, dayılarımdan biri, aralarına katıldı bile. Bu hususta bilgilendirme yaparsanız sevinirim. Ki immün sistemimiz bu Batılı Tarikatı tanısın ve ilerde karşılaştıgımızda B lenfositlerimiz hafızalarından uygun immünglobülinleri çıkarsın. Böylece gerekli savunmayı geliştirebilelim.

İkinci husus ise Besni’nin Fırat kenarındaki Kızılin köyünde tarihi bir yerleşim yeri bulundu. Bu yerden İsrail'in önemli miktarda toprak aldığı halk arasında bilinmekte... Sebebi ne olabilir? Bu durumda biz, kime güvenecegimizi şaşırmış durumdayız. Yine aynı sebepten ötürü bu hususta da bilgildndirme talep etmekteyim. Sevgi ve saygılarımla…”

***

Sevgili İlbey... 80'lerde, Fakirin de İsviçre'nin Basel şehrinde yaşamılığım var.. O yıllarda da Basel sokanlarında Yehova Şahitleri, propoganda yapar, "Tarassut Kulesi" adlı dergilerini dağıtırlardı. Onlardan birkaç genç papazla tartışmışlığım vaki. Dergilerini ve dağıttıkları kitapçıkları da okudum… Hatta evlerine gidip sofralarına daoturdum, yemeklerini yedim de diyebilirim. O yıllarda, bizim köylü bir gurbetçi de onlara katılmak istedi. Ancak bu, tamamen onlardan para sızdırmaya ve imkanlarından faydalanmaya yönelik bir durumdu. Senin dayının da böyle bir hali olmasın!

Zira değil Yehovacılara, Hristiyanlığın herhangi bir ekolüne geçen bir tek Türk'e dahi raslamışlığım yoktu o zamanlar; zannımca, şimdi de böyle bir mürted olma olayı yoktur. Zaten Avrupalıların "Türk" adını duyunca kudurmalarının nedenlerinden biri bu yani onca çabaya rağmen, Hristiyan olan bir tek Türk’ün olmayışı... Başka kavimleri bilmem... Ama yine de Konrad Adenauer Vakfının bir araştırmasında yola çıkarak yazalım: Son yıllarda Almanya’da Hristiyan olan Müslümanların sayısında da artış görülmekte. Bunlar, özellikle İran ve Afganistan'dan gelen ve Şii olanların arasından çıkmakta. Ancak sonradan Hristiyan olanların, kiliselerin kaybettikleri sayıyı kazanmaya yeterli olmadığı biliniyor.

Evet! Aynı Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, ülkede yaşayan Müslüman sayısı giderek artıyor. Yakın gelecekte Almanya'daki en büyük İslami cemaat, Müslümanlar olacak deniyor. Halen AB ülkeleri arasında en çok Müslümanın Fransa'da yaşamakta olduğu tahmini yapılmakta...  Geçen yıl Almanya'da yaşayan Müslüman sayısı takriben 4 milyon iken, şu andaki rakamın 5 milyona yükseldiği biliniyor. Fransa’daki sayı ise… Gerçekte, Fransa’daki Müslümanların tam sayısı belirsiz… Çünkü Faransız Anayasası din kıstasına göre nüfus sayımı yapmayı yasaklıyor. Ama sayının 5 Milyonun üstünde olduğu da yapılan tahminler arasında.

Özellikle Alman Kiliseleri huzursuz… Çünkü Alman Hristiyanlar, fevc fevc Müslüman olmaktalar, hem de kendi kendilerine. Almanya gibi dünyada da Müslüman olanların sayısı günden güne artarak devam etmekte... Bu sayının, artık kilise hayatının yalnızca yaşlılar için çekici olması ve mevzubahis yaşlı popülasyonun da hızla tükenecek olması nedeniyle ivmelenerek artacağı görülüyor.

Malum! 11 Eylül’den sonra Müslümanlaşmanın, dünya Hristiyanlarının arasında, fevkalade arttığı söylenmekte. Bizce de artmakta...  Yani hakikat şu olsa gerek: Yüce Rahman, bir şerden hayır çıkarmakta. Problem ise “Şerden Çıkan Hayr”ın yönünü, daha doğma aşamasında bir başka yöne “Saklı ve Derin Şer”e yönlendirme…

Papa, işte bunun için sahaya indi: Batıdaki Teolojik erezyonu durdurmak ve “Asıl Hayr”ı ve “Yeni Hayr”ı şere yönlendirme arzusuyla... Ancak onun ve bunun mümkün olmayacağını da biliyor; diğerleri gibi... Söz konusu Din Mühendisleri, bilmekle kalmıyor; bu minvalde ters “Teo-Politika” geliştirme pozisyonundalar şimdilerde. Nasıl mı… Onu da anlatacağız inşallah!

Türkiye açısından asıl tehlikenin ne olduğuna gelince… Şimdiye kadar olduğu şekliyle Türklerin Hristiyanlaşmasında değil belanın büyüğü; asıl yüzünü, İslamiyet'in kendi içinden başkalaşmasında gösterecek hatta göstermen başkalaşacek temel inanç. Batı’nın ters pozisyonlu yeni planı işte bu parselde kotarılmakta...  

Hızla sona doğru ilerlediği ve hatta bitmekte olduğu tahmin edilen zaman çizgisinde, “Geleneksel Hristiyani Propoganda Metodları”nın hükümsüzlüğü ayan beyan ortada. Yani “Müslümanları Hristiyanlaştırma Tekniği” işlemez durumda. O halde yapılacak şey, bu tekniği ters işletmek olabilir mi? Evet! Yeni planlar bu doğrultuda yapılmakta.

Malum… Daha evvel "Avrupa Müslümanlığı" adlı bir video yapmıştım hatırlar mısınız bilmem... Hristiyanlık, artık "Yehova Şahitleri" ve benzeri Hristiyani ekollere ve onların propogandası için Misyonerlere ve faaliyetlerine yatırdığı paranın bir "Hayır"ını görmüş değil. Bu nedenle Misyonerlik Müessesesi, hızla kan kaybediyor. Ve sadece "Yeni Hristiyan Koreliler"in heyecanla görev yaptığı bir gönüllülük işine dönüşüyor. Ki onları da kimsenin önemsediği yok. 

Buradan hareketle "Kiliseler Birliği" hatta bizzat devletler, parayı "Sapkın Müslüman Ekoller"in kurulması ve bu sapkınlığın "Tebliğcileri"nin istihdamına yatırmaya başlamış durumdalar. Ne yazık ki bu konu, varıp yine Fetöizm'e dayanmakta. Zira şimdilerde onlar, bu işin gönüllüleri olmak için can atmaktalar.

Hemen söyleyelim; 2017 İlkbaharında gündeme geldiği üzere Almanya, Diyanet cami ve imamlarına savaş açmış durumda. Çünkü “Diyanet Ekolü” hem Sırat-ı Müstakimin takipçiliği ve hem de Türk Devlet kurumu olması nedeniyle kuruma bağlı mescit ve imamların “Alman Derin Devleti” ve “Alman Propoganda Vakıfları”nın etkisine girmesinin olanağı yok. İşte, bu durum Alman Aklı ve Planının tekerine çomak sokmakta... O halde, ne yapıp edilmeli ve Diyanet, Almanya’dan çıkarılmalı. Alman İnanç Mühendisleri, Diyanet İmamlarının boşalttığı yere, "Alman Tarzı Nur Dini" diyebileceğimiz bir "Alman Fetos İslami Kült”ik ekol oluşturmanın alt alt yapısını hazırlamakta... Tarihe nazar ederek buna, Hristiyan Batı ülkelerinin “Din Mimarları”nın benimsediği bu anlayışa, bir nevi "Bizanslaşma" diyebiliriz. Yani Bizanslaşma derken,  içi boşaltılan Tarik-i Müstakim inancının derununa Hristiyanlığın temel değerlerinin enjekte edildiği bir "Yapay İslam"dan söz ediyoruz. Zamanında Yahudi Pavlus ile Pagan Kral Konstantinus’un planı… Onun kopyası... Ve bu itibarla kopya plan, tabii ki kiliseye benzer camilere doğru götürüyor işi. Şimdilik kadın ve erkeğin karışık ibadeti şeklinde koyuldular yola... Almanya’daki örneğini daha geçenlerde öğrendik ve gazeteler olayı “Fetö Mesciti” olarak verdi.

Sadece Almanya değil, bu konuda “İslami Kült” planlayan. ABD, bir "Amerikan Müslümanlığı”; Papa da bir "Vatikan Müslümanlığı” üzerinde çalışmaya başlamış durumda. Son iki ekolün merkezi Mısır... Ve ABD'nin, Kahire’de kurulmuş olan Sisi yanlısı "Fetullahçı Nur Partisi" ile iş tutmakta olduğunu sağır sultan bile duymuş durumda. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE). Meddyası ve parasıyla işin yanıbaşında. Vatikan ise, daha eskiye giderek, Fatımiliğin "Dar-ül Hikme"siyle imece halinde zannımızca. Yani şu meşhur medreseden söz ediyoruz, Dar-ül Hikme derken.

Son söz olarak şunu da ekleyeyim: Gerek Alman, gerek ABD ve gerekse Vatikan'ın Gnostik Müslümanlığının temel değeri Üçlemeci/Teslisci oluşları... Yani Allah-Muhammed-Said ya da Muhammed-Said-Fetulla... Bu açıklamamızdan kimse alınmasın lütfen! Bu üçlemeyi planlayan, "Derin Kilise" o kadar... Tıpkı, MS 325'te olduğu gibi: Allah-İsa-Ruh ya da Osiris-İsis-Horus gibi  Baba-Ana(Meryem) ve İsa “Üçgen Tanrı”cılığı sızdığı her inancın içine “üç uc”nu bağlayıveriyor...  

Sevgili İlbey... Konuya dair bir makale yazalım önce, İnşallah. Sonra da yani eleman bulabilirsek makaleyi de video yaparız. Olmaz mı?

Selamlarım ve dualarımla. En son söz ise korkma... İslam adına, işin kefili Yüce Allah… Dayın için de “Müslüman kök” onu yele vermez yani “Ot, kökün üztünde büyür” malum... Sonunda da “Sözün de sahibi” olan Allah'ın dediği olur ancak! Ve O cc. inananı yolda koymaz, zafer lütfeder... O halde, “Sefer bizden, zafer Allah’tan. Elhamdülillah!

***

Bu bölüme bir not: Konu bitmedi, devam edecek. Zira asıl sürprizi söylemedik…

İkinci not: Bölümün eki, Yehova Şahitleri olarak ikinci mektupta...

***


Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .