DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

RIZA ZARRAB DAVASI NEDİR NE DEĞİLDİR.?

hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 369
Hergün basılı ve görsel medyada bu konu köpürtüldükçe köpürtülmekte. Taraflara iyi bakın. Kim neyi söylemekte iyi bakın , çünkü bu konu içimizdeki hainler için adeta bir turnusol kağıdı görevi görmekte. İçimizdeki hain ve bölücüleri iyi tanıyın. Her zaman bu fırsat elinize geçmez. İçimizdeki ABD uşaklarını iyi tanıyın. Neyse gelelim meselemize.

Rıza zarrab davası baştan beri bir kurgudan ibarettir. Türkiye yıllardır ABD nin ülkemize verdiği zararlarla uğraşmıştır. ABD adına bizim benim sizin hepimizin ödediği zarar 500 milyar doları geçmiştir. Evet yanlış duymadınız 500 milyar dolardan bahsediyorum.
ABD vermiş olduğu bu zararları hep kamofle etmeyi başarmıştır. PKK diyerek, BM yaptırımları diyerek, DEAŞ diyerek, Irak'a operasyon yaparak, Mülteci sorunu diyerek, Fetö diyerek dolaylı yönden Türkiye'ye verdiği zararı siz toplayın belki 500 milyar doları da geçecek bir zararı maalesef Türkiye'ye yıkmış ve Türkiye bunu ödemek zorunda bırakılmıştır. Artık takke düşmüş kel görünmüştür.
Söz konusu bu dava ile tüm aracılar ortadan kaldırılmış ABD ile yüzleşmenin zamanı gelmiştir. Ne olur ne olmaz bilemem. Lakin Rıza Zarrab'ın kendi isteğiyle gidip teslim olmasından tutunda birçok konu kafamı karıştırmaktadır. Ben olaya Türkiye tarafından veya ABD tarafından bakmak istemiyorum. konu bu yönü ile birçok platformda tartışılmaktadır. Ancak bu platformda bulunan bizlerin derin düşünceler üzerine konuyu şekillendirmemiz gerektiğine inanıyorum.
Bu ABD ye atılan bir yemdir. ABD bu yemi yutmuştur. Bunda da kendisine büyük zarar veren fetöcüleri profesyönelce kullanarak, sis perdesini aralamış ve perde arkasındaki güçle yüzleşmek istemiştir. Bundan dolayı da mensubu olduğum bu milletin binlerce yıllık derin aklının da hayranı olduğumu vurgulamak isterim. Davasına başkanına inanmış 80 milyon şöyle dursun 1 milyon Türk dünyayı değiştirmeye yeterde artar bundan da hiç şüpheniz olmasın. belki size bu sözümde garip gelebilir. o zaman bende size şunu sorarım Reisin yanında ona gerçekten inanan kaç kişi var. ? 
Artık ABD ile yüzleşilecek, kılıçlar çekilmiş bu dava da bunun işaret fişeği olarak Türk derin devleti tarafından kurgulanmış gibi gelmekte allahualem. Bundan sonraki mücadele çok daha çetin geçecek. artık vekalet savaşları değil bizzat devletlerin savaşını görebileceğimiz bir evreye geçtiğimizi hissetmekteyim. Bunun sonu ne olur bilemem. Biz  bunun bedelini 1974 te ödedik yine öderiz ama bu sefer bedelde ödeterek. Gücü yeten varsa buyursun gelsin. Ama namertçe kalleşçe haince değil, karşımıza mertçe gelsin. Sanki birileri bunu başlatmak için kendi ayağıyla tıpış tıpış giderek ABD ye teslim ettirildi diye düşünmekteyim.

Selam ve saygılarımla.........



«13

Yorumlar

  • AzerAzer Gönderiler: 548
    ben kufurun ne mertliyini gordum nede insanligini, eger uzerimize gelen mertce geliyorsa bilinki onu uzerimize yoluyan namert akildir, riza zeraf olayina gelince sana katiliyorum hakimbeyaz, bence zerafi amerkaya yoluyan akil bizim icimzdeki en derin kriptolarin kimler oldugunu oyrenmek icindir, cunki zeraf bildiyini cok az insan biliyor, yani en eski kostebeyler kimdir onu oyrenmek vacipdir, ve asil yemi amerka suryede ve irakda yudu, kendileri silahlandirdiklari pyde ve baska teror orgutleriyle yuduruldu, kaldi devletlerin savasina ben inaniyorumki biz bir aksam ansizin suryeye iraka diyil, asil gitmeli ve feth etmeli olan yerlere gidiceyiz, zekayi pasani canakaleye yoluyan akil, pasani istirahete yolamadi ve amerkalilar balkanlara ve avrupaya yigdigi ordunu ve silahlari bosuna yigmadi, yani bize sadece bir bahane lazim yuruyuse kecmey icin, yani avrupa tarafindan ilk atesi bekliyoruz romanin kapisini kirib iceri kecmey icin,  cunki 100 yildir savunma dayiz, artik yuruyuse kecmey vaktidi, Allahualem

    Allah buyukdur, ve Allaha hatir yuruyuse kecib feth elemeliyik, kufurun merkez yuvasini,   ve Allahdan dileyim  fetih hakimizi romanin merkezindeki kilisede Namaz kilmagi  bizlere nasib etsin, amin
    Teşekkür edenler (3)GüneyKutbu hakimbeyaz BiKarınca
  • yörükyörük Gönderiler: 240
    zarrab ın ortağı zencani vardı İran da idamla yargılanıyordu noldu ona? zarrap ın ve halkbankasının müdürünün abd ye gitmesini ve tutuklanmasını ajanlarını geri çekme yada kendilerini abd ye teslim etmek olarak okuyabilirmiyiz. iki yönlü bakmak lazım.
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 369
    Kasım 25 düzenlendi
    Zarrap'ın ve Halkbankası müdürünün tutuklanmasını ABD ye verilen bir yem olarak gördüğümü belirtmiştim. ABD de bu yemi yuttu. Türkiye bu meseleyi uluslararası boyuta taşımak istiyor. pimi çekilmiş el bombasını batılıların kucağına bırakmayı şimdilik başarmış durumda. Rıza'nın ve Halkbankası müdürünün bilerek ve isteyerek yurtdışına hem de ABD ye gitmesini kim sağladı ? kim neden izin verdi ?  Nasıl gittiler ? İran bile konuyu kendince farklı ve basit  bir metodla çözer iken  Derin bir tarihe ve akla sahip olan Türk derin devletinin ve üst aklının bunları düşünemediğini saf ve öngörüsüz olduğunu kimse bana anlatmaya kalkışmasın. İzleyelim bakalım neler olacak. sonu nereye varacak, nihai kertede bu dava kimin işine yarayacak ?
    Lakin ben diğer kardeşlerimin de katılımı ile konu hakkında bir fikri müktesebatın oluşmasını arzuluyorum, sizlerin de konuya dahil olarak fikirlerinizi paylaşmanızı bekliyorum.  Son olarak da  Ahmet Abimizden konu hakkında bir makale veya video arzuladığımı da belirtmek istiyorum.
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 369
    Kasım 25 düzenlendi
    Konuyu biraz daha açalım isterseniz. Bu dava ile ne yapılmak isteniyor ?

    A. Batının hukuk  rezaleti  ve adaleti dünya kamuoyunun gündemine getirilmek isteniyor.
    B. Türkiye de el konulan Fetönün mal varlıklarının arkasındaki sahip ortaya çıkartılmak isteniyor.
    C. Hukuk yolu ile de ABD ve Türkiye ilişkileri bitirilerek  uzun vade de ABD den kurtulmak  isteniyor.
    D.Zihinlere vurulan ABD hegemonyasının ne kadar boş ve anlamsız olduğu gösterilmek isteniyor.
    E. İki ABD nin kendi arasında mücadelesi için cephe açılarak savaş kızıştırılıyor.  YADA HEPSİ ,YA SİZCE ?


  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Hepsinden de fazlası 
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 600
    Bu konuda hakimbeyaz a katılıyorum. .İran ile iş pisirdigi söylenen Türkiye nin kendini bu kadar basit bi ayak oyunu ile harcatacagina inanmıyorum. .yani is çevir. .is cevirdigin adam ne hikmet ise abd ye siginsin bu mantıklı değil

    . .Bu işten sağlam bir darbe yiyicez. .5 banka ya ceza dan bahsediliyor

    yanlız soru şu. .

    Türkiye nin elinde ne var..

    Doları 4 tl ye kadar çıkardilar. .sonra durdular. .
    Bu iş hukuk sal olarak avrupa adalet mahkeme sine tasinacak. .perde arkasında sözde ambargo yu Delen abd ve avrupa şirketleri çıkacak ..o zaman nolucak. .

    2 soru ..İran a ambargo uygulaması yapan abd nin ..Bu ambargo yu Delen şirket lerin kendi adamlarını olduğunu Türkiye bilmiyormu. .
    Belge sunulmayacakmi. .

    Güçler ayrigi ilkesi teranasine sığınıyorlar. .
    Yargı hangi gücün elinde. .kurukafa ve kemikler mi..

    Akdeniz e ve Bulgaristan sinirina yigdiklari kısa adı UN olan isgalci ordusuna mi guveniyorlar. .

    O zaman kıbrıs harbi hatirlatalim. .çok ovundukleri 6 filo geldi ve gitti ..

    Bizim mahalle öyle kolayca teslim alınacak gibi değildir. .

    Gelecek olan varsa elbette bişey alicak tir...
    Teşekkür edenler (2)BiKarınca hakimbeyaz
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 197

          Abdülhakim ağabey,  konu hakkında fikirlerinizi paylaşmanızı bekliyorum, demişsin. Aslında bu yazıyı okuduktan sonra Zarrap olayı kafama takıldı ve whatsap’ta bir yorum yazdım. Halbuki beni düşünceye sevk eden şey bu yazıydı fakat gündemden kaynaklandığını düşünerek farklı mecralara kaydım. Öncelikle çok özür dilerim. O yüzden o yoruma biraz makyaj yaparak buraya taşımak istiyorum.

         Ağabey, 17-25 Aralık olaylarında şifrenin hep ‘’ayakkabı kutuları’’ olduğunu düşündüm. Yani ayakkabı kutularına odaklanıldığında olayların perde arkasına ulaşmanın kapısının ardına kadar açılacağına inandım. Ya da şöyle söyleyeyim: 17-25 Aralık olaylarının merkezinde ‘’ayakkabı kutuları’’ var ve diğer bütün parçalar bu kutuların etrafında kümelenmiş. Bu yazı bir yorum değil de makale olsaydı başlığı ‘’Ayakkabı Kutusu’’ olurdu.

         Reza Zarrap olayında, karşı koz olarak kullanılabileceğini düşündüğüm bir adam var. Bu kişi, dönemin Halk Bankası Genel Müdür Süleyman Aslan’dır.  Şahsen Halk Bankası genel müdürünü kumpas mağduru olarak da görmüyorum tam aksine yapılan kumpas da ‘’fedai’  görevinde olduğunu düşünüyorum. Neyi feda etti? Makamını, kariyerini vesair… Bu analize sebep olarak evinden para çıkmasını veya medyanın suçlamasını da görmüyorum. Dediğim gibi benim odak noktam: Ayakkabı Kutuları...

          Peki, Neden ‘’fedai’’  olarak görüyorsun?

          Halk Bank Genel Müdürünün evinden “ayakkabı kutusu” içinden para çıkması beni bu analize götürüyor. Ayrıca, Aslan’ın bu paralar için ayakkabı kutularında olmadığına dair beyan vermemesi(?) de diyebilirim.  Paralar, bu kutular da değildi ama evdeydi demektense bağış parasıydı diyerek suçsuz olduğuna ikna edecek açıklamaları var. Dese de bu tezim değişmezdi. Zira bu operasyonda evindeki ‘’ayakkabı kutularından’’ para çıkan her kim ise -kim olursa olsun- fetö talimatı ile o paraları ayakkabı kutularına koymuştur. Bu benim en başından beri analizim, maksadım suçsuz bir insanı zan ile suçlamak değil. Bilerek veya bilmeyerek yapılmış olabilir ama kutulara paraların konulması talimatı, kesinlikle örgütten geldi. Burası net! Neden?

          “Ayakkabı Kutusu” alelade bir kutu değil! Her şeyden önce Ak Partinin baş harflerine göre üzerinde ciddi şekilde düşünülmüş ve operasyonda başaktör olarak kullanılmak üzere karar kılınmış bir objeydi. Öyle ki, operasyon gerçekleşseydi Ayakkabı Kutusu Partisi propagandası ile Ak Partinin bütün hizmetleri unutturulmuş, itibarı sıfırlanmış ve alaya alınan bir muhafazakâr parti geçmişimiz olacaktı.

          Eğer bu 17-25 Aralık operasyonu CHP’ye yapılsaydı, elbette operasyonda kullanılan obje “ayakkabı kutusu” olmayacaktı! Belki bu paraları “heykellerin” içinde istiflenmiş bir şekilde yakalayacaklardı. Elbette operasyon sonrasında CeHaPE’nin adının Cumhuriyetçi Heykelci Parti(CHP) şeklinde anılması için. Dikkat edilirse C ve H harflerinden alay edilecek seviyede bir obje de ortaya koyamadım. Düşünüyorum ama bulamıyorum. Cam Hangarı Partisi, Cam Hunisi Partisi, Cumhuriyetçi Heykelci Partisi... olmuyor! Çünkü, bu obje de öyle kısa sürede bulunacak bir obje değil.  

          Sonuç olarak “ayakkabı kutusu” öyle üzerinde bir iki gün düşünülen basit bir kutu değil! 17-25 Aralık operasyonunun -15 Temmuz öncesinde-  halk nezdinde  “kumpas” olduğunu kanıtlayan tek delili de diyebilirim. Diğerleri delil değil mi? Asla… İnanç ya da yorum. Biz Erdoğan’ın söylediklerine inanıyoruz ama delil değil. Kumpasın en ciddi delili bu “ayakkabı kutuları” dır. (15 Temmuz’a kadar)

           Ayakkabı Kutusu, içine para konulacak bir kutu değil. Üstelik bu parayı koyan ülkenin en büyük şirketlerinden birisi olan Halk Bankasının Genel Müdürü… Çok ilginç! Sadece Süleyman Aslan mı? Hayır! Bakan çocuklarının da bu işin ‘‘kumpas fedaileri’’ rolünü yaptıklarını düşünüyorum. Ayakkabı kutuları da para sayma makineleri de operasyon için hazırlandı ve 17 Aralık’ta yolsuzluk, rüşvet iddiasıyla bu oyunu oynadılar. Bu yorumu yapmamın tek bir sebebi var: Ayakkabı Kutuları.   

          17-25 Aralık’ta göz altına alınanların birçoğu için aynı şeyi düşünüyorum. Yani Fetö için kendilerini, görevlerini, makamlarını feda ettiler. Yolsuz, rüşvetçi olmayı kabul ettiler. Savcısı, emniyeti, medyası falan figüranına kadar kendileri oynadılar. İşin ilginç yanı başta “suçluyu” sonra “kumpas mağdurunu” da kendileri oynadılar.

          O halde bu Süleyman Aslan nerede? Hatta diğer mağdurlar gerçekten mağdur mu yoksa fedai mi? Sorularını sormak gerekiyor. Bence, operasyon sadece Erdoğan’a yapıldı, diğerleri ise rolünü oynadı!

         Bugün Süleyman Aslan için kayıp diyenler var, ABD’ye kaçtı diyenler var ve bu makale de Türkiye’nin attığı bir yem olarak değerlendirilmiş. Reza için bu mümkün ama Halk Bankası müdürü için böyle düşünmüyorum. Tam aksine, olur da Reza itirafçı olursa bu operasyona karşılık Süleyman Aslan’ın Türkiye’de göz altına alınarak itirafçı olmasını isterdim. Hatta Reza Türkiye’yi satarsa: Aslan ile Reza’nın satılmasının yolunu arardım. Mealen: Reza ile olan bütün bu ekonomik iş birliğinin arkasında CIA/ABD/FETÖ unsurlarının olduğunu, kumpas kurgulandığını ve ABD’den gelen emirle ‘’ayakkabı kutularını’’ kullandığını söyleyebilir. Yani 17-25 Aralık darbe girişimini alenen ABD’ye yıkabilirdik. Süleyman Aslan elimizde olsaydı Reza’yı kullanamazlardı, diye düşünüyorum. Umarım kaçırmamışlardır.

         Bununla birlikte bu bakanların çocuklarından kim Türkiye’de ise özellikle evinden para sayma makinesi çıkanlar, aman! Onları kaçırmayın diye de duyuralım.

        Ben gördüğüm kadarıyla analiz yapıyorum. Maksadım kimseyi suçlamak değil. Şüphe tek hakikattir, diyenler var. Bu yazdıklarım ise hakikat değil, sadece şüphe. Hakikati ise ancak Âlemlerin Rabbi olan Allah biliyor.    

    Teşekkür edenler (3)Azer yörük hakimbeyaz
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 197
    Kasım 26 düzenlendi
    17 Aralık operasyonu Ak Partiyi yıkmak için 25 Aralık operasyonu ise “Ayakkabı Kutusu Partisi” olarak halkı ikna etmek ve inandırmak için kurgulandı. Eğer, Erdoğan’ı o gün devirselerdi 25 Aralık’taki algı oyunları ile olanlara biz de inanacaktık.

    Aslında 17 ile 25 Aralık farklı farklı operasyonlar olarak tasarlanmıştı. Ancak hesapları bozulduğundan 25 Aralık ile 17 Aralık operasyonunu desteklemek zorunda kaldılar. Hatta 25 Aralık operasyonu çok daha ileri bir tarih için kurgulanmıştı. Yani olaylar durulduktan; medya, ordu, bürokrasi tam anlamıyla kontrol edildikten daha doğrusu halk üzerinde “etken” olunduktan sonra devreye bu operasyon girecekti. Medyaya sürülenden çok daha fazla sözde kayıtlar ile Erdoğan’dan nefret ettirecekler ve bize de pişmanlık duygusunu yükleyeceklerdi. Nasıl oy verdik, diye suçlanacaktık. Siyasete karşı özellikle muhafazakar bir partiye karşı kaybolan bu güven 100 yılda düzelmezdi. CHP’nin kurulalı neredeyse bir asır oldu ama yaptıkları hiç unutuluyor mu? Ne vaat ederlerse etsinler kendilerine karşı en küçük bir güven duygumuz var mı? Bir savaş çıktığında bizi satma ihtimallerini bile tartışmıyoruz. Gibi...

    İşte böyle bir operasyon için “ayakkabı kutularını” kullandılar. Muazzam bir “etiket” olarak tasarlandı: Ayakkabı Kutuları...

    Sizce bir genel müdür evindeki paralarını neden ayakkabı kutularına koymuş olsun? Ayakkabı kutularına koymasının bir mantığı olması gerekir. Hiçbir amaç ayakkabı kutularına para koymayı gerektirmez. Hatta “telkin” edilse bile bir bankacı bu parayı o kutulara yine koymaz. Tek bir amaç vardı... Anlaşıldığımı düşünüyorum.
    Teşekkür edenler (3)yörük Azer hakimbeyaz
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Tamam da aklı biraz olan seçmen şöyle demez mi: "Ayakkabı kutusu ile Ak'ı çağrıştırıyorlar, Ak partiye çamur tezgâhı olduğu belli, iyicemen ak partinin arkasında duralım" yani kumpası kuranlar aslında kendi bacaklarına sıkmış olduklarını bu kumpası kurarken hesap etmediler mi?
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 197
         Teşbihte hata olmaz denir. Sihirbazın numarası sırrını açıklamadığı sürece tutar. Özellikle 15 Temmuz'dan sonra Fetö'nün derinliği ortaya çıktı. Artık fetö hakkında birçok kişi ortak bir fikir sahibi oldu. Masonik yapılanmasından sembolleri kullanmasına kadar ortada derin bir akıl tarafından yönetilen bir örgüt var. Yani toplumun bugün ki gördüğü ile 2014'de gördüğü şey çok farklı. Kimse 1 yıl önceki aklını bile beğenmiyor. Toplumun aklı da düşüncesi de 15 Temmuzdan sonra çok değişti. Fetö'nün sırrı ortaya çıktı. Bundan dolayı bu operasyon için fetö, 17 Aralık'ta kendi ayağına sıkmıştır, diyemem. Bugünkü algılarımıza göre bu değerlendirilemez. Bugün bariz olan bir şey o gün bariz değildi. Üstelik Erdoğan bu operasyona karşı mücadele etti. Eğer 17 Aralık operasyonu başarılı olsaydı ortada bir ''tartışma'' da olmayacaktı. Tek taraflı bir medya ile her gün aynı algıya maruz kalan bir toplum bu gerçeği fark etmeyecekti. Yani biraz olan aklımız da elimizden alınacaktı. Bundan dolayı ''Ayakkabı Kutusu ile AK'ı çağrıştırıyorlar'' demek yerine şöyle diyebilirdik: Şu tevafuka bak, Rabbim kendi tuzaklarına kendileri düşürdü. Adamlar din, iman diyerek milleti soymuşlar ve Rabbim kendi elleriyle kendilerini zelil etti. Ne gelirse hacıdan hocadan geliyor...  

          O yukarıdaki sihirbazın numarası basit bir hileydi ama sırrı bilmediğimiz için gösteriye aldanıyorduk. Sır açıklandığında sihirbazın yaptığı gösteriyi herkes hafife hatta alaya alır. Ayakkabı Kutusu da bugün basit bir hile gibi gelebilir. Ama artık Fetö'yü tanıdık. Burada şöyle bir yanlış anlaşılma olmasın. Ben ayakkabı kutularını çözdüm demiyorum. Sır dediğim şey fetö gerçeklerinin ortaya çıkarılması. Tam aksine, artık bariz şekilde görülen bir olayın altını çiziyorum. Süreç için demiyorum ama kimin ne olduğunu anlamak için odak noktasına ''ayakkabı kutularını'' koyuyorum. Zira ayakkabı kutularının sembolik değeri çok büyük. Hatta bugün üzerine gidilmezse halen bu ayakkabı kutuları kullanılmaya müsait.

          Tüm bu gerçekler ortaya çıkmasına rağmen ''ayakkabı kutuları operasyonu'' yine tamamlanabilir. Bundan dolayı kontra bir saldırı ile bu kutular üzerinden  bir operasyon gerçekleştirmesini isterim. Bu operasyonda da ortadaki tek isim olarak Halk Bankası eski Genel Müdürü'nü görüyorum. Eğer kaçmış ise para sayma makinelerinin üzerine gidilebilir. Çünkü 3-4 ayda bir Kılıçdaroğlu, ayakkabı kutularından bahsederek canlı tutmaya çalışıyor. Halen toplumda özellikle CHP tabanında ayakkabı kutuları tartışma konusu oluyor. Belli ki ayakkabı kutularının manasını kavrayamamış kimseler de var. Bu konu devletimiz lehine artık kapanmalı. Şu şekliyle kapansa bile hortlar. 50-60 yıl sonra 17 Aralık sonrası gazete arşivleri ve manşetleri ile ''ayakkabı kutuları'' yine siyaset malzemesi olarak gündeme gelir. Bunun cevabı bugünden verilmelidir... Mesele Reza olayı idi, bundan dolayı bugünlerin bu kontra operasyon için uygun zaman olduğunu düşünüyorum. 
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • AzerAzer Gönderiler: 548
    zeraf isinde gorunmeyen bir kabak var, o kabak kiminse basinda fena patliyacag, herseyin bir vakti var, hem bu zerafin birde ebrusu var, onuda bir kac isde kulanmis ola bilerler, veya ebru zerafi kulanmis ola biler, iti izini ata izine karisdirib piyasaya yeni birseyler cikartacaklar, zerafin telefon kaytlarina yeniden dinlemenizi oneriyorum, ve basit olan sozleri yeniden dinleyin, firma adlarini ve sayreni, Allahualem demek en dogrusudur, Allah fitneni ve kara buludlari Milletin Umetin basdan uzak etsin de, kim kime calisiyor kim kim kopehliyini ediyor,simdilik cokta onemli diyil 
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • yörükyörük Gönderiler: 240
    halk bank müdür yardımcısı sanık zarrab tanık olacak gibi duruyor
  • esenesen Gönderiler: 33
     Reza'nın ABD'ye gidip teslim olması bence aydınlanması gereken nokta. Burada fetö elinin kesinlikle olduğunu düşünüyorum. Peki Reza nasıl ikna edildi? Burada Ahmet abinin bahsettiği; el konulan paralarının vadedilmesi olası ama bunu tek başına yeterli görmüyorum. Bu adamlara güvenebilmesi için aynı zamanda köşeye sıkışmış olması ve başka çaresinin kalmaması gerekir.
     Peki devlet aklı nerede? Reza göz göre göre nasıl ABD'ye götürüldü? 
      Reza'nın 17-25 aralık darbesinin çöküşünden sonra devlet eliyle yargılanıp bu olayın kapatılması mümkün müydü? Pek sanmıyorum. Çünkü yargıdaki ve diğer kurumlardaki fetö gücünün eline tekrar bir fırsat geçmiş olacaktı. Bunun 15temmuzdan önce olduğu da göz önüne alındığında büyük risk söz konusuydu. Daha risksiz bir diğer seçenek şu olabilirdi;  kendine ileride tehdit olacağını düşünen derin devlet aklının Reza'yı ortadan kaldırması. Devlet menfaatleri söz konusu olduğunda şahısların önemi yok. 
       17-25 Aralıktan sonra hala içeride fetönün ne kadar güçlü olduğunu gören, ileride başarılı olabilecek başka bir darbe girişimiyle(15Temmuz örneği)  iktidarla birlikte kendisinin de yok olacağını gören ve bütün bunlar olmasa bile devlet eliyle yok edileceğini düşünen Reza'ya bütün bunlar fetöcüler tarafından ikna edilmek adına söylenmiş ve ona işbirliği yaparsa lüks hayatının sorunsuz bir şekilde devamı vadedilmiş olması mümkün. 17-25 Aralık sürecinde yıpranan Rezaya bu teklif cazip gelmiş ve kabul etmiş olmalı..
      Nihai olarak ABD'de bulunan Reza bu vaade ulaşmak için kendisine söylenilen herşeyi yapacak ve yapıyor...

    İşin doğrusunu Allah biliyor.
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • nevresnevres Gönderiler: 436
    Şu ana kadar dava tamamen Türkiyeye karşı işliyor.
    Teşekkür edenler (1)Cengizhan_29
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 600
    Ne kadar hain imiz varmış görüyorum bu sayede nevres kardeş. .Bu işten kısa vade de bişey cikmaz. .Ekonomik olarak zorlama yapacaklar ..seçim meydanında muhalefet dibine kadar bunu kullanicak. .yine ERDOĞAN İN KADERİ millet eline düştü desenize ..diyorum
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .