DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

AFRİN, HATAY HATTININ DEŞİFRESİ

AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 304
1939, 2018, 2023 ve 2039 Bağlamında
AFRİN, HATAY HATTININ DEŞİFRESİ 
Ahmet YOZGAT  

 

Malum... 2018 Ocağının son on günündeyken Türkiye ve Ortadoğu’da, fırtınadan önceki sessizlik yaşamakta. Yani Afrin Operasyonu bugün yarın başlamak üzere; gün değil, belki de saat sayıyor. Hatta bu makalemiz yayınlandığında TSK ve ÖSO, bölgeye dalmış olabilir… Bir önceki makalemizde Afrin Operasyonu üzerine bir öngörüde bulunmuştuk. Söz konusu tahmine ek olarak söyleyebiliriz ki… Afrin bölgesi, kendi başına bağımsız bir operasyon içermez. Yani bağlı olduğu başka hatlar var. Bu minvalden olmak üzere, bir kaç ay önce “Derindünya Medya”nın Koordinatörü Sevgili Serdar Topuz’la aramızda şöyle bir konuşma geçmişti. Sevgili Serdar, yazdığım mesajında, Hatay Vilayetimizi hatırlattıktan sonra şöyle sormuştu: “Abi,  Hatay üzerinde bildiklerimiz neler? Şu günlerde, çeşitli platformlarda iddia edildiğine göre, 2023'te Hatay Referandumu bizi beklemekte. Olabilir mi, bu konuda da senin düşüncen ne yönde? Devlet olarak bizim, şu an ki durumumuz ve varsa planımız nedir? Buna karşılık dış mihrakların geliştirdiği planlar konusunda bir tahminde bulunabilir misin?  2023'te Hatay'ın, yeniden bağımsız bir devlet olması için yapılacağı söylenen referandum öncesinde vilayetin, demografik yapısıyla oynandığı ve bölgeye, yoğun bir Suriyeli Arap yığımı yapıldığı ile ilgili haberler dolaşmakta. Ne dersin bu konuda?”

***

Sevgili Serdar'a verdiğimiz cevabı kısmen güncelleyerek Derindünya birikimine katmanın yararlı olacağı kanaatiyle karşınızdayız… Diyerek girelim konuya… Hatırlanacağı üzere daha evvel yazdığımız bazı makalelerde bir ayrıntı olarak Hatay'ın, 2. Dünya Savaşı şartlarında bize, kerhen verildiğini söylemiştik. Ve bir temel bilgi olarak, “1.Dünya bölüşümü ve o arada imzalanan antlaşmaların hala geçerli olan hukukuna göre, Suriye ve Lübnan başta olmak üzere, Hatay ve çevresi de Fransız toprağı sayılmakta…” dediğimizi de hatırlıyoruz. Bu bilgiye şunu ilave etmemiz lazım: Fransızların Suriye, Hatay ve Lübnan'la hatta Filistin’le ilişkisi yeni değil; bin yıl evveline yani Haçlı Seferlerine dayanmakta. Şöyle ki… Doğu Akdeniz sahil bölgesine “Levant” ya da “Leventia” adını veren derin Aryanik kabule göre, 1.Haçlı Seferi neticesinde Antakya'dan başlayarak, Gazze'ye kadar ulaşan topraklarda birkaç “Haçlı Kontluğu” ve “Kudüs Krallığı” kurulmuştu. Bu krallık ve kontluklar, Frankların egemenliği içerisindeydi. Bir de Urfa Kontluğu vardı. Zaten bu nedenle Napolyon Bonaparte, altı yüz sene sonra çıktığı Mısır seferinin ikinci harekâtı olarak, sözünü ettiğimiz Levanten sahiline yönelmişti; Tapusunun kendisinde olduğuna inandığı bölgeleri yeniden İlhak etmek için. Neyse ki mevzubahis harekât Gazze'de, Cezzar Ahmet durdurdu. Fakat Fransızlar, bölgeyi kendi toprakları saymaya devam ettiler. Bunun için 1. Dünya Savaşı'nın sonunda oralar, kendilerine verildi de Fransızlar derin bir oh çektiler. Hatta İngilizler, Petrol bölgelerinden pay istemesinler diye Fransızlara iade edilen Levent arazisine Maraş, Antep ve Kilis’i de dâhil ederek,  Göz boyamıştı… 2. Dünya Savaşı'na yakın günlerde, Hitler'in ayak sesleri duyulurken Türkiye’nin, Almanya'nın yanında yer almaması düşüncesiyle İngiliz aklı, Fransızları ikna ederek Hatay’ın, Türkiye’ye ilhakına izin çıkardı dersek yalan olmaz. Lakin buradaki asıl soru şöyle... Bu ilhak, "Temelli miydi yoksa Hatay emanet miydi?" Bu soruya verilecek olan cevap muğlak… Çünkü Ankara açısından Hatay Meselesi, temelli olarak; Şam açısından ise emaneten çözülmüştü. Bu nedenle Suriye’nin gözü, her daim Hatay’ın üzerinde oldu. Peki niye? Hemen söyleyelim! İşin doğrusu; Hatay'ın Türkiye’ye ilhakı, yüz yıllığına bir alışverişti. Ve birçok tarihçinin kanaatince; Ankara’ya verilen mühlet yani yüzyıl tamamlandığında yeni bir referandum yapılması uygun görülmüştü, Paris ile Ankara'nın vardığı antlaşmanın görünmez şartlarından birinde... Bu iddia doğru ise Hatay'da, bir 2023 Referandumu söz konusu olamaz; asıl referandum tarihi 2039 olmalı. Buna rağmen Amerikan kontrolündeki “Kuzey Suriye Hainleri” Fransız Türk Antlaşması'nı tanımıyor ve bölgedeki terör şeridini Akdeniz'e uzatmak için önünde bir set gibi duran Hatay’ı, İlk fırsatta sözde Afrin Kantonunda yapacağı referandumun parçası saymaya kalkışmış görünüyor. Tabii ki bu planın arkasında iki buçuk teröristin aklı ve gücünü aramak beyhude olur. Asıl akıl, Amerikan Aklı olarak karşımıza çıkmakta… Lakin onun da ehemmiyeti sınırlı… Burada sorulması icap eden asıl soru, bu hususta Fransa ne düşünüyor?  Paris'in düşüncesi, elbette Amerika'yı bağlar; Türkiye'yi de yakından ilgilendirir.

Bu arada soralım: Ya Ankara ne düşünüyoruz; dersiniz? Ona bakalım! Öncelikle şunu söyleyelim ki… Batılılar açısından, Ankara'nın ne düşündüğü önemli değil ne yazık ki... Çünkü Türkiye'ye uygulanan hukuk, hala 1.Dünya’nın mağlup devletinin söz hakkının olmayışı ile ilgili... Tamam da bu arada, köprülerin altından çok sular geçmedi mi? Evet geçti de… Geçen sular, Hatay’la ilgili değil. Ama şunu söyleyebiliriz; Cerablus'a yapılan Kalkan Operasyonla birlikte, “Mağlup Devlet Hukuku”nu, bir ucundan yırtmıştı Türkiye. Eğer, Afrin'den de yırtabilirse, işler daha da kolaylaşacaktır Ankara için. Zira Hatay, Afrin'den sayılır ve olası 2039 Referandumunu, 1939 İlhak Antlaşmasından düşürmenin yolunu açar. Ama anladığımız kadarıyla bu hususta, yoğun bir direnç var. Şu an Ortadoğu üzerinde tarih yapmaya soyunmuş olan tüm güçler, Türkiye'yi Afrin'e sokmamaya karar vermişler gibi.

Bu arada, bir sual soracaktık; unuttuk… Acaba Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonunda niçin Cerablus aralığından girdi de Afrin kenara alındı? Ve bir kaç ay önce yapılan İdlip çıkarması niçin Afrin üzerinden yürütülmedi ve askerlerimiz Azez’i teğet, sözde Afrin Kantonunun kenarından geçti? Neden? Bu sorunun hiç bir mantıklı cevabı yok! Bu konunun tek açıklaması, söz konusu bölgenin muhtemel 2039 Referandumu ve Hatay’la ilgisi olabilir Devam edelim… Nice zamandır aklımda, yeri gelmişken söyleyelim de kurtulalım diyeceğim ama yani;  “Aslında Türkiye, birçok konuda geç kaldığı gibi Afrin’de de Mümbiç’te de, tüm Misak- Milli arazisinde de bayrak sallamada çok geç kalmış durumda.” demek istiyoruz lakin yine de biliyoruz ki Hatay Afrin ilişkisi, Fransızlarla yapılan “39 İlhak Anlaşması” ile doğrudan doğruya bağlantılı. Yani Hatay için 2039 Referandumu konusunda kesinlikle olmalı düşüncesinde olan Batılılar, Afrin’i söz konusu yılda, Türkiye'nin çıkartacağını bildikleri probleme karşı, şimdiden bir silah deposu haline getirmişler ki Ankara, anlaşmaya karşı çıkmasın diye. Bu nedenle Batı başkentlerinde, Afrin saklı ve arada sabitlenmiş bir “Alamut Adası” gibi tutulması konusunda mutabakat var kanaatimizce.  

Bilindiği gibi 2017’nin son ayları itibariyle DAEŞ’in, bölgedeki varlığı, hemen hemen bitirildi gibi görünüyor. Bitirilen bu örgütün peşi sıra, alan boşaltılmadı ne yazık ki ve Bir başka terörist grup yani PKK, DAEŞ'in mirasçısı oldu. Sanki olacakları biliyorlarmış ya da olacaklar kulaklarına fısıldanmış gibi bu örgüt, İdlip Operasyonundan başlayarak, tüm gücüyle Afrin'e dönmekte Acun davrana geldi. Tabii ki ara yerde bir Issız Ada gibi kalmış olan, Afrin Operasyonunu durdurmak için.

Eğer Türkiye’nin başta Fransa olmak üzere, bölgedeki diğer devletlerle anlaşmadan kuzeyden bir operasyona başlarsa... Diyoruz ki… “Fransa ve diğer ülkelerin, kendi aralarında anlaşmasıyla İsrail Lübnan hattı da ateşe verilir; eğer  verilirse şaşmamak lazım.” Eski kaynaklarda Hatay'daki Amik  Ovasından kopacağı söylenen Melheme-i Kübra'ya gidecek yolculuğun kuluçka dönemi böylece başlamış olabilir. Bir kaç ay önce Arabistan'da olan bitenle birlikte vakit erdi gibi...

İlaveten... “Yine birkaç ay önce Orta Irak yani Süleymaniye bölgesinde ve Güneybatı İran’daki depremle aynı zamanda, Antalya sahillerini vuran hortum afetinin yapay olduğunu zannediyoruz.” deme özgürlüğüne de sahibiz. Tetiği çekenin kim olduğu sorusunun cevap sıralamasında başta İsrail gözükmekte Tabii ki birçok müttefiki adına... Anlaşılan o ki Türkiye'ye "Tesla" gözdağı veriyorlar. Lakin Nikolai Tesla’da Osmanlı vatandaşı bir ailenin çocuğuydu. Yabancı değil, bizim Karadağlı’lardan.

***

Dönelim asıl konumuza… Hatay, Türkiye'nin yumuşak karnıydı her zaman, halen de öyle. Yukarıda anlatılanlarda işaret edildiği üzere, emanete bırakılmış bir valiz gibiydi hala öyle... Bu nedenle Suriye, hiçbir zaman, kabullenemedi Hatay’ın ilhakını. Cuntacı Nuseyriler, haritalarında Hatay'ı, kendi vilayetleri olarak göstermeye devam etti geldiler. Bu inat, boşuna değildi elbette. Bir bildiği vardı Suriye'nin ve bilinen o şey, biz Türk halkından saklanan şeydi. Belki de o saklanan bilginin haberini yarısını, "Hatay, Türkiye’ye 2. Dünya Savaşı öncesinde, Almanların yanında yer almasın ve savaşa katılmasın diye verildi Türkiye’ye." bilgisini ilk biz vermiştik. Haberin diğer yarısı ise şöyle; "Hatay, aslında Türkiye’ye temelli verilmedi; 2039'a kadar emanete bırakıldı." bilgisiydi. Onu da şimdi vermiş olduk da... Zaten Hatay'ın gizli bilgisi de sır olmaktan çıkmış ve halkın arasında konuşulmaya başlamış durumda. Bugünlerde dolaşan dedikodulardan anlaşılan o...

Burada duralım ve bir kez daha soralım: Türkiye, 15 Temmuz'dan sonraki "Fırat Kalkanı Harekâtını niye, Hatay Suriye sınırına yapışık olarak duran Afrin-Azez ıssız adasının  operasyonu şeklinde ve doğuya, Fırat'a doğru genişletilerek yapmadı da Cerablus'tan, dar bir ara koridor şeklinde yaptı? Hadi… Bu sualin cevabı olsun diye; “Sözde kantonlar koridorunu ikiye ayırmak niyetiyle yaptı.” diyelim. Peki, niye operasyonun ikinci evresi olarak, batıya dönüp Cerablus Hatay arasında sıkışıp kalan Afrin bölgesini süpürmedi? Hadi önemsemedi diyelim. O halde niye bir gecede Fırat Kalkanını bıraktı ve apar topar yurda döndü? Hadi ikmal için döndü diyelim. Niye ikinci harekâtta İdlip'e yöneldi? Hadi orada insani eziyet vardı ve acil operasyon gerekiyordu ya da terör koridorunun Mümbiç üzerinden güneye kıvrılıp Akdeniz'e ulaşmasını önlemek için diyelim. Hepsine peki... Cerablus İdlip bağlantısıyla araya sıkışmış olan Afrin operasyonu, neden en uygun zamanında başlatılamadı? Madem, İdlip’le birlikte Afrin adası, dört bir yandan kuşatıldı diye sevindirildik de… Bu muhasara ya rağmen bölgeye, silah ve terörist akını sürdü? Ve Bölgenin ağır silahlarla tahkim edildiği haberleri gelmeye devam etti hala ediyor? Bu arada, DAEŞ bitiriliyor. PKK'lıların eli boşa çıkıyor ve Teröristler, kuzeye yani Afrin'e dönüyor yüzünü? Buna karşılık, 2017-18 aralığında bir kaç hafta Türkiye, yığınak yapmaya devam ediyor ancak Afrin'in kuzey sınırına... Peki, batı sınırı Ne durumda? Afrin'in batı hattı boyunca konuşlanmış bir askeri yığınaktan söz edildi mi? Edildi de fakir mi duymadı? Yani Hatay, neden bom boş?

Bilindiği gibi Kuzey Irak Referandumunun arkasından PYD kantonlarında, Bağımsızlık Referandumu hazırlığından söz ediliyor ve iş yine varıp Afrin'e dayanıyordu. Burada şunu soralım: Eğer, bir şekilde Afrin Operasyonu diplomatik yollardan engellenir ve iş yine tavsamaya bırakılırsa… Ve ABD, Afrin'de bir sandık kurdurursa… “Bu şekilde yapılacak Referandumda, seçmene sorulacak ikinci soru şöyle mi olacak?” diyesi geliyor insanın: “Hatay, bağımsız Afrin Kantonuna katılmalı mı; katılmamalı mı?"  Ve son sual; Fransa, ne düşünüyor bu konuda. Yani erkene alınmış 2018 veya 2019 Referandumu mevzuunda: hadi olmadı, 2023 Referandumuyla ilgili olarak?

***

Evet, Sevgili Serdar'la bir kaç ay önce bu minvalde şeyler yazışmıştık. Şimdi lazım oldu. Zira geldiğimiz 2018 Ocak ayının sonu itibariyle Afrin Operasyonu başlama kıvamına gelmiş durumda. Tamam da… Yukarıda ifade edildiği gibi başta Fransa olmak üzere, bölgenin ilgilileriyle Türkiye'nin anlaştığını söylemek mümkün mü? Tabii mümkün… Bir iki hafta önce, Sayın Cumhurbaşkanının, Fransa ziyareti ne için yapıldı sanıyorsunuz? Kanaatimizce o ziyaretin asıl sebebi Afrin Operasyonuydu muhtemelen. Ve bölgenin artık temizlenmesiyle ilgiliydi, diyebiliriz. Anladığımız o ki Sn. Erdoğan ve Fransız Macron, yaptıkları ortak basın açıklamasında; “Türkiye ile Fransa, pek çok konuda aynı görüşü paylaşmakta!” demeleri, iki devletin Afin meselesinde anlaştıkları anlamına gelmekte. Fakat ondan önce Hatay konusunda da anlaşmış olmalılar. Yani Türkiye, Fransa’ya Hatay konusunda 1939’da varılan anlaşmanın baki olduğu hususunda garanti vermiş olmalı.

Fransa dışında; Rusya da bölgedeki askerlerini tahliye etti. Avrupa sessiz. İran, “Gezi”sinin yaralarını sarmakla meşgul durumda... Başkaca bie itiraz yok! Ha! Bir de onca akortsuzluğuna rağmen Amerika’dan gelen sinyaller de olumlu. Mesela Pentagon, “Müttefikimizle uyum içindeyiz!” açıklamasını yaptı. Bu açıklama da göstermekte ki operasyon konusunda bir anlaşma yapılmış. Niye acep? Niyesini bir önceki “Afrin Operasyonunun Deşifresi” kaydında anlatmaya çalıştık ya. O minvalde, Süriye konusunda bir üst levele çıkma zamanı gelmiş oldu gibi… Yani dünya büyükleri, bu bölgede teröre son noktasında olsalar gerek... Ya terör? Başka havzalara göçertilecek gibi. DAEŞ için biçilen yeni alan Kuzey Afrika deniyor lakin fakir onların yeni icraat merkezinin Uzakdoğu, Çinhindi bölgesi olacağını düşünmekteyiz. Kürt kökenli Teröristler, İran’ın Luristan bölgesine kaydırılacak gibi yani PJAK’ın köklendiği Güneybatı İran ile iki ülke arasında yani İran Pakistan arasında uzanan Belucistan coğrafyası arasında bir hat olacak gibi duruyor. Malum,; Kürtlerle Beluciler akraba iki topluluk…

Bu hususta söyleyeceğimiz son söz olarak diyebiliriz ki... 2039 da bir Hatay Referandumu gündeme gelebilir. Fakat yukarıda belirtildiği gibi bölgenin demografik yapısının değiştirilmekte olduğu haberleri yaygın… Tabii ki Türkiye, Afrin başta olmak üzere, Suriye'de yapacağı operasyonlar için 2018'de  2039 garantisini Fransaya verdiğini var sayarak söyleyebiliriz ki Hatay üzerinde oynanacak oyunların tedbirlerini de alacaktır. Bu minvalden olmak üzere, Düşüncemiz o ki... Suriye kaçkınlarının, Hatay'da ikameti derhal yasaklanmalı ve Muhacirler, ülkenin iç kısımlarına dağıtılmalı. Yani kısaca; “Bundan böyle Hatay'da, Suriyeli göçmenlerin oturmasına müsaade edilmemeli çünkü bu konuda, acil durum düzenlemesi yapılmazsa 2039 Referandumunda kaybeden Türkiye olur. Hatay, elden gider. Ve de Mustafa Kemal'in kemikleri sızlar!” diye düşünüyoruz.

Efendim! Şimdi denecek ki… Hariçten gazel okumak kolay da olayların ve tarihin arkasında saklı olan hakiki durumu anlamak kolay değil. Kolaysa gel kendin yap! Diyelim ki haşa... Ama şunun farkındayız; Türkiye, hep geç kalıyor? Neden, zamanlama hatalı? Ne olur artık Ordumuz, operasyonlarında geç kalmasın ve demiri tavında dövsün! Çünkü Afrin Operasyonunun arkasından Ankara'nın karnesine yazılacak Ortadoğu kazanımlarıyla birlikte, Türkiye'nin elini kolunu bağlayan 1. Dünya Savaşı'nın mağlup devlet hukuku sona erecek, kötü imaj belgesi son kez yırtılmış olmakta. Bu unutulmamalı!

 Son aylarda yaşadığı Kuzey Irak Referandumu, Kudüs Meselesi ve bağlı olarak dünya siyasetinde İslam Ülkeleri ile Birleşmiş Milletler Teşkilatının verdiği kredilerle Türkiye, bundan sonra yapacağı operasyonlardan sebep kimseden, tarih adına izin almak durumunda değil. Hatta şu anda Türkiye, 1. Dünya Savaşı'nın ilk yılında yapılan Çanakkale ve Kut-ul Amare Zaferlerinin, tam da yanında durmakta. Üstelik bir “Hasta Adam” olarak değil; sapasağlam, bir dünya devi olarak... Bu nedenle gerek çıkacağı operasyonlara ve gerekse oturacağı siyaset masalarına bu zaferleri ve son aylarda yapılan Ortadoğu müdahalelerindeki başarılarını ekleyerek oturmalı; ona göre hareket etmeli. Bizatihi kendisi demedi mi Sn. Cumhurbaşkanı; “Türkiye artık, yüz yıl evvelin Hasta Adamı değil!” diye. O halde Ankara, “Sağlam Adam” olmanın gereğini yapmalı/yapmak zorunda bunu... Hem kendi tarihi, hem kendi devleti, hem kendi milleti, hem kendi ümmeti, hem de mazlum insanlık adına...

Efendim! Durum bu… Ve her zaman olduğu gibi biz konuşuyoruz da işin hakikatini Aliym olan Allah biliyor!

***

 

«1

Yorumlar

  • nevresnevres Gönderiler: 457
        Bir önceki yazıda Türkiye yeni amerika olarak kurgulanıyorsa bu hatay çabası sinek ısırığı kadar etkili olur olmaz.Ancak ben bu derin aklın kurgularına güvenmiyorum.Sürpriz yapma ihtimalleri de yüksek.Eminim ki Ahmet abi de kendi bağımızı kendimiz keselim diyenlerdendir.
        
    Teşekkür edenler (1)Azer
  • AzerAzer Gönderiler: 620
    dogru  namertden mertlik beklemek ancaq kendini aldatmakdir, lakin bizimkiler namerde gorunusde inana biler, derindese ise hepimiz gibi kuvenmiyor ve bir seyler dusunuyordur
  • AzerAzer Gönderiler: 620
    afrin harekati baslamis, ve Diyarbakirdan saat 17 kalkan jetler afrini bonbalamaga basladi, Allah tum ay yildizli bayrak altinda savasan Umetin askerlerini korusun ve Qalib eylesin,, 17 rakami benim sevdiyim rakamdir arkadaslar
  • serqueserque Gönderiler: 15
    Peki ya İdlip ne alemde.Operasyon başladı sonra ses yok.Ben açıkçası Türkiyenin bir referandumla Hatayı vereceğini sanmıyorum.Suriye bölgesindeki hiçbir ordununda Hataya girmek gibi bir işe kalkışabileceği bana hayal gibi geliyor.
    Abd nin teror kantonunun batı kanadı idlip değil mi?
    Mantıklı olan İdlip sonrası Afrin gibi gelmiştir bana hep.İdlipde dağınık ösoyu toplar Afrine ordanda menbiçe süreriz diye düşünmüştüm.
    Makaleyi okurken aklıma İdlipden gelebilicek göç dalgası geldi.Eğer Suriye ordusu ve Rusya İdlipte sivilleri vurup hataya sürerse milyonlarca Suriyeli hataya dayanır.Ve bu düşüncemiz o zaman gerçek olmaz mı 
    Ben hala önce İdlip sonra Afrin diyorum.
    Önce neden Afrin olmalı ki?
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • nevresnevres Gönderiler: 457
    Rusya boş yere afrin operasyonuna ses çıkarmamış değil ver idlini al afrini demiştir.Malesef Türkiyenin rusyaya rağmen bir operasyona girişmesi çok zor.
  • yörükyörük Gönderiler: 262
    kanal kanal gezen meşhur bir tarihçi(ismini unuttuğum) şöyle demişti hatay misakı milli içine sonradan eklendi ilk başta yoktu demişti birkaç sene önce.
    yukardaki makaleye göre fransanın miras malı topraklara rusyanın hakim olması ne anlama gelir asıl bu açıdan bakmak lazım, hatırlarsanız rusya fransadan büyük savaş gemileri sipariş etmişti fransa ise bu gemileri rusyaya vermedi mısıra verdi neyi bahane etmişti unutdum. fransa bölgede rusları görmek istemiyor sonucu çıkarabiliriz bu izden yola çıkarak. ama neden mısır Türkiye değil.
    bölgede hakimiyet iddiasındaki güçlerin durumlarına bakılırsa fransa bölgede bunların yerine anlaşabileceği Türkiye ile ortaklık yapmasının mantıklı olacağı kanaatine varmış olmalı, zamanı gelince emaneti teslim ederiz diyerek bizde fransadan birşeyler koparma politikası güdüyoruz sanırım. o öküzde birgün ölür ortaklık biter.
    esed bize ve diğer güçlere lazım diye düşünüyorum esedin varlığı muhalifleri Türkiye nin kanatları altına itiyor. esed gider herkezin memnun olacağı bir seçim yapılır ise suriye içinde birlik sağlanır diğerlerine ihtiyaç kalmaz. esed ölse bile mumyasını o koltuğa oturturlar:)
  • sahinmatematiksahinmatematik Gönderiler: 68
    Halep'i almak için hilal taktiği mi uygulanıyor acaba 
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 414
    Afrin operasyonu henüz yeni başladı. Gelişmeleri görmek lazım. Her daim  olumsuzlukları masa da tutmalıyız.  Rusya gelişmelerin aleyhimize olacağını düşünmüş yada bu konu da ikna edilmiş de olabilir. 
    CHP li kılıçtaroğlu Almanya' da   Yek vücut olmamız gereken bir dönemde  CHP neden Almanya' da  ki ?  Demek ki daha önemli meseleler var. Neyse ne olduğunu dönüşündeki tavırlarından anlarız, çok sürmez. Ayrıca Hangi Almanya ' da diye sormadan da edemiyor insan.
    CHP nasıl  dönüşecek.  Ne kadarı  HDP-PKK lılaşacak , ne kadarı İYİ olacak, ne kadarı da  VATAN cı olacak yada olacak mı ?  Dahası mevut CHP ye ne olacak ?   Kılıçtaroğlu yoksa Almanya' ya yeni stratejilerin yol haritasını mı almaya gitti ?
    Türkiye' nin Değil Rusya yedi düvele karşı Afrin  operasyonunu  yaptığını unutmayalım derim. 
    2039 da  Hatay özelinde bir referandum mu olacak yada olur mu bilemiyorum.  Suriye'nin kuzeyinde bir referandum olma ihtimali bana  daha mantıklı geliyor. Buraya savaştan kaçarak gelen göçmen suriyelilerin ihtiyaçlarının giderilmesi öncelikle insani amaçlıdır. Fakat savaş bittiğinde ve bu insanlar kuzey suriyeye kendi yurtlarına döndüklerinde bu bölgelerin bir referandum ile Türkiye'ye ilhak edilmesi pekala düşünülebilir.  Suriyelilere yapılan bu yatırım neden bu amaçla da kullanılmasın ki ?
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 640
    Erdoğan in fransa ya gidip füze anlaşma si yapması. .afrin e bence destek burdan aldı. .ama Hatay olayı daha başka. .Bu Erdoğan in papacik ziyaret inde konusulabilir. .
    Kılıçdaroğlu na gelince ataları hain ..Bu da hain. .alman çocuğu. .kendine muhalif çıkmaya başlayınca kicini yine alman a dayadı. ... Hatay da referandum düzenlenmesi turkiyede infiale yol açar. .Suriye nin bölünmesi konuşulduğu zaman Erdoğan in buralar misak i millî sınırları icindedir demesi bana göre boş değil. .öyle kolay değil referandum olmasi. .ama bu kendi ve ailesi satılık kanı bozuklar çıkabilir. .çok önemli değil DUZER geceriz. .

    Ben şunu da araya katim. .ay sonunda tuz golunde balistik füze test yapilicak. .Aradan kaynadi bu iş. .bilgisi olan varsa yazsın arkadaş lar..Zira tam ortalık curcuna iken aradan sıyrılıp bişeyler yapiyor bizimkiler
  • AzerAzer Gönderiler: 620
    2039 da ne fransizlarin hatayi istemeye gucu ve hali olucaq, nede basqa devletlerin, 2039 da avrupa tam bir kaos olucaq, ve ordaki halklar muhaqat bizleri avrupaya davet edicek, almanyada ve basqa ulkelerde durmadan Turk nufusunun artmasi bosuna diyil bence, hem sn Erdoganin ordaki Turklere coluk cocuklarin sayini artirin demeside, ilerdeki bir oyunun ayak sesleridi

    hem avrupada Turk ve Musluman nufusu artikca oralarda bir Turk tipi referendum kecirmekde vardir bence planda

    2039 da evangelis ve siyonis akil buralarda bir armegedon savas planlamakdalar, lakin bilmek olmaz belki onlarin planladigi orta dogudaki savas, bir gece avrupanin gobeyinde cikar, ve ordaki korkat ve escinsel avrupalilar anlarlarki gunahsiz Muslumanlar Sehit olanda, bizler siccaq evimizde oturub savasi sadece seyretdik, ve arada bir artislik yapib cikib savas istemiyoruz demekle kifayetlendik,  herzaman sadece Musluman kani dokulesi diyil elbet
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 414
    Ocak 21 düzenlendi
    Allah büyüktür. 
    Teşekkür edenler (1)Azer
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 306
    72 uçak 72 millete gönderme olmasın
    Teşekkür edenler (1)Cengizhan_29
  • BAMSI_BEYREKBAMSI_BEYREK Gönderiler: 98
    72 ucak Firat Kalkani harekati sirasinda sehit düsen 72 sehidimiz icin havalanmistir. Baska bir anlami var mi bilemem.
    Teşekkür edenler (1)GüneyKutbu
  • nevresnevres Gönderiler: 457
    İngiltere afrinde Türkiye ile beraber çalışacağız diye bir açıklama yapmış ilginç
  • AzerAzer Gönderiler: 620
    fransizlar BM guvenlik konseyini toplamis
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .