DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

Erdoğan’ın Son Çıkmazı: 15 MAYIS FAY HATTI

AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 316
Erdoğan’ın Son Çıkmazı:
15 MAYIS FAY HATTI
Ahmet YOZGAT

 

Derindunya Gönüllülerinden Sevgili Refik Alar dedi ki: “Ahmet abi…  ABD Başkanı Trump'un, İsrail’in başkentini Kudüs olarak kabul ettiğini açıklaması ortada. Bütün Semavi dinlerin çıkış noktası olan Ortadoğu’nun, ABD için ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Nüfus olarak Müslüman çoğunluğun yaşadığı bu coğrafyada, yine Müslümanların öfkesi ve itirazına rağmen Trump'un bu açıklaması farklı hesaplar peşinde olan bir ABD politikası gibime geliyor.  Özelikle Baba Bush ve oğul Bush döneminde, Ortadoğu’da yıllar süren operasyonlarda yüzbinlerce hatta milyonlarca Müslüman katledildi. Hala katliam devam ediyor, maalesef ivmelenerek. “ABD Emperyalizmi” bu şekilde tüm dünyaya şahin yüzünü ve özellikle Müslümanlara da çakal oğlu çakal yüzünü göstermiş oldu…  Baba ve oğul Bush'lardan sonra ABD’nin başına, Müslüman bir babanın gizli Müslüman olduğu dinlendirilen Barak Hüseyin Obama getirildi.  ABD’nin bu hamlesinin, ne yazık ki İslam dünyasının kalbine sokulan bir “Hain Hançer” olduğu daha sonradan anlaşıldı.  Obama gitti yerine Trump geldi. Onunla birlikte, değişen bir şey olmadı; şu an da saldırgan bir ABD politikası izleniyor. Geleyim kafamdaki kuşkuya. ABD'de, bu yakınlarda bir başkan değişimi olma ihtimali sizce de mantıklı geliyor mu? Yoksa İslam dünyasının içine bir fitne tohumu daha mı ekilmek isteniyor. Şöyle ki… Şu an Ortadoğu halkları ve hatta devletleri, sıkıştıkları darboğazdan bir çıkış yolu ararken, Trump indirilip yerine ılımlı bir başkan getirilecek ve Müslümanlara; “İşte, aradığınız umut ve kurtarıcı budur!” denilme ihtimali mümkün müdür? Bu anlamda şu an yaşananları, Trump’ın tahtına gelecek “Yeni Başkan”a zemin hazırlamak olarak değerlendirebilir miyiz? “Derin Amerikan Aklı”nın, gelecek olan başkan ile Sünni dünyasını yanına çekip İran'ı son bir operasyonla sıfırlama ihtimali var mıdır? Kaynayan bir kazan gibi fokurdayan Ortadoğu coğrafyasında, bir de “Kudüs'ü, İsrail'in Başkenti olarak tanıyoruz!” demek ABD'nin ne işine yarayacak? Çünkü Kudüs düşerse Mekke düşer; Mekke düşerse İslam düşer! ABD, Ortadoğu’da bir geleceği olmayan İsrail’e neden oynasın? Abi, bu işin içinde çok farklı hesapların olduğu belli değil mi? O halde o hesap ne?"

***

Sevgili Refik yerimiz dar ve zamanımız kısa... O halde bu makalede, konuya; “Kaynayan bir kazan gibi fokurdayan Ortadoğu coğrafyasında, bir de “Kudüs'ü İsrail'in Başkenti olarak tanıyoruz!” demek, ABD'nin ne işine yarayacak? Çünkü Kudüs düşerse Mekke düşer; Mekke düşerse İslam düşer! ABD, Ortadoğu’da bir geleceği olmayan İsrail’e neden oynasın?"  sorusu üzerinden girelim.

Malum, 15 Mayıs’ta Kudüs kararı gerçekleştirilecek. Yani bir ay sonra dananın kuyruğu kopacak gibi. Hani fakir bir video kaydı yapmıştık ya "Afrin'den Sonra Kızılelma, Kudüs"tür diye... Ve orada "Bu husus teorik mi olur, pratik mi olur?" Bilemiyoruz ama teorik olması, herkesin yararına..." diye de kanaatimizle birlikte arzumuzu da dillendirmiştik. Ancak ondan sonraki gelişmeler, Türkiye'yi teoriye değil pratiğe götürüyor sanki... Nasıl mı? Önce Afrin'de parlak bir zafer kazandırılıyor Türkiye'ye. Ardından önüne Münbiç konuyor. Bu arada, Başkent Kudüs'ün hayata geçirilmesi tarihi güncelleniyor ve takvim 15 Mayıs'a çekiliyor. Oysa Amerikalılar, daha önce, geçiş süresi için iki sene vermişlerdi. Afrin sonrasında Trump, Suriye'den çekilme kararı alıyor; Pentagon, benzer bir karara varmadığını açıklıyor. Böylece ABD'deki yönetim karmaşası büyütülüyor. Canavarın iki başlı olduğu, bir kez daha tescil ediliyor/ettiriliyor. Rusya'nın, geçen yıl aldığı, Suriye'den çekilme kararı uzayınca, Moskova üzerine, Ajan Krizi Operasyonu bindiriyor ve ikinci canavar, diplomatik olarak çaresiz bırakılıyor; yaptırımları katmerlemenin esbabı oluşturuluyor. Böylece Rusların, Suriye'den çıkarak "eve" dönmesi için zorlandığını görülüyor/gösteriliyor. Bunda başarılı olmak üzereler ki Moskova’nın yerine terörle bunaltılan ve zoraki ikna edilen Fransa tayin ediliyor. Yani Türkiye'nin dişine göre bir ayak bağı yollanmış oluyor Suriye’ye... Nisan ayının ilk on gününde Doğu Guta azdırılıyor. Ve bir sabah Esed, bölgede Sinir Gazı kullanıyor. Bu durumun şüpheli olduğunu söyleyelim. Şöyle ki Sinir Gazını, gerçekten Esed mi kullandı yoksa kullandırıldı mı? Rejim adına ABD ajanları mı kullandı yoksa bu iş İsrail'in komplosu olarak hayata geçirildi ve Esed’in üzerine mi yıkıldı. Durum kuşkulu. Çünkü olayın ardından, Trump, zehir zemberek bir açıklama yapıyor ve operasyon sinyali veriyor. Savunma Bakanı Mattis, “Operasyon dâhil tüm seçenekler masada…” beyanatıyla Trump’ı ilk kez yalanlamıyor hatta kararına destek veriyor. Bununla birlikte İsrail, Filistinlilerin kıyımının ardından Şam'a döndürüyor uçaklarının rotasını ve bu kez de Güney Suriye’ye yani Rejim’in kontrolündeki bölgeye bomba yağdırmaya başlıyor. Ve bu arada 15 Mayıs, son hızla yaklaşıyor yani Erdoğan’ın ateşle imtihan edileceği yer ve takvimin bir adım bu yanında bir Türkiye ortaya çıkıyor. O halde ne yapacak Türkiye? Sevgili Refik’in de tahmin ettiğin gibi; "Kudüs düşerse Mekke düşer, Mekke düşerse İslam düşer!" deyip arkasından Ankara; "Ben, buna müsaade etmem arkadaş!" diyerek; önce Münbiç'e girecek, senaryo gereği önünden kaçan PKK'lı ve onlarla beraber Amerikan Paralı Askerlerini kovalaya kovalaya mecburen Kudüs'e mi yönelecek/yönlendirilecek/ya da çekilecek? Böylece Güney Suriye'yi savaş sahası haline sokmuş olan İsrail'le karşı karşıya mı gelecek/getirilecek?

Veya bunun dışında bir senaryo olarak... Afrin'den sonra Münbiç’e unutarak, “Orası, şimdilik Amerika'nın olsun!” diyerek olası, Washington’un “Kimyasalcı Esed Operasyonu”na destek gibi bir düşünceye, zaten askeri varlığıyla mevcut olduğu İdlip’e mi girecek önce? Ve oradan Şam üzerine mi yüklenecek?

Böyle bir durumda… Ajan Krizine dolanmış Rusya ve Namazi Operasyonunda gözdağı verilmiş İran'ın desteğinin asgariye indiği; Amerika'nın dahi canına tak ettiği/etmiş gösterildiği için “Batı Topu”nun ağzında gibi olan Kimyasalcı Esed'in, düşürülmesinin, TSK için Afrin kadar bile sürmeyeceğini söyleyelim.

Ama burada duralım. Ve rezerv olarak diyelim ki… Ya Esed, son kertede yapayalnız olarak Türkiye’nin pençesine bırakılmaz ise… Ve Fransa'nın başını çektiği, Almanya'nın doğal olarak katıldığı ve ABD'nin ve onun ortağı olan PKK'lıların ve o bölgedeki tenha kasabalarda saklı tutulduğu anlaşılan “Eski DEAŞ Kalıntıları”nın da savaşçı gücünün dâhil edildiği cepheyle Türkiye’nin, “Esed Cephesi”ndeki işi, olabildiğince zorlaştırılabilir. Ya bu zorluğa, bir de şu an bölgede bulunan ve güya Rejime savaş ilan etmiş gibi görünen İsrail uçakları da namluyu, potansiyel Anti-İsrailci TSK'ya çevirirse... Bu durumda sonuç ne olur?

Efendim; son üç cümleyi rezerv olarak koymuştuk da... Acaba yanlış mı yaptık? Yoksa Ankara’ya karşı yapılmak istenen de bu mu yani ikinci senaryo... Bizce evet! Çünkü kısa süre önce yazdığımız, "Çakallarla Dans Ederken Moskova Ne Kadar Dost? Putin Ne; Rus mu, Moskof mu?"  makalesinde demiştik ki... 20. Ve 21. Yy. aralığında, 2015’ten itibaren gelinen zamansal noktada, “Dünyanın Karanlık Efendileri”  illa devletlerin savaşmasını şart koşmaktalar. Bu Karanlık Efendilerin kotardığı tarih, mevcut ülkeleri ve onların siyasetini buna zorluyor. Ancak ilk defa, yeni dünya kurgulanırken, bu senaryoda rol alması muhtemel tüm devletler, insanlığın cümle kapısını yumruklayan savaştan, "fare gibi korkmak"ta. Bu nedenle hiç kimse, savaşı başlatan taraf olmak niyetinde değil; kısmen Türkiye dâhil...

Burada duralım ve bir “Kurt Masalı”na kulak verelim: Hikâye anlatıcıları, bir kurt ve avcı anlatımında derler ki... Avcıyı av sanan ve onun peşine düşen kurt sürüsünün kan severliğini bilen avcı, çeker vurur kurtlardan birini. O an, vurulan kurdun derisi delinmiş ve kanı dökülmüştür karlar arasına. Kurt sürüsü için kimin kanının döküldüğü önemli değildir. İşte, bu sebeple kurtlar, o an avcıyı kovalamayı bırakır ve yarası kanayan arkadaşlarının üstüne üşüşür. Bir dakika içinde işi bitirilir yaralı kurdun. Lakin bununla doymayan sürü, yeniden avcıya yönelir. Avcı ise hiç tereddüt etmez ve kurtların aralarından birini daha vurur. Aç kurtlar, bu kez de o yaralı kardeşlerinin üzerine çullanır içgüdüsel bir dürtüyle. Böyle böyle... Akıllı avcı, tabancasındaki kurşun kadar kurdu, kardeşlerine yem eder ve yolunda ilerler. Son kurşunu sıktıktan sonra kasabasına ulaşmıştır artık ve kurtulur avcı.

Teşbihte hata olmaz ama yukarıdaki, Sevgili Refik Alar mesajından hareketle anlattığımız Ortadoğu’daki durum, bu hikâyeye uyar mı? Ona, fazla takılmamak lazım ya da tersten benzetelim hikâyeyi gerçeğe; olsun bitsin...

Yani vaziyet şöyle... Dünyanın, ellerinde gürleyen boru tutan kanlı avcıları, teker teker düşürüyor zavallı kurtçukları. Ancak asıl sorun yani kan açlığı, kurtçuklarla kapanacak gibi ufak değil. Zorlu, kesif ve girift! Eli kanlı avcılar açısından, 20. Ve 21. Yy aralığında avcılığa soyunmaktaki asıl amaç, "Başkurd"u düşürmek. Zira Kıyamet, o zaman kopacak. Tüm çakallar, sırtlanlar, kurt görünümlü vahşi köpekler üşüşecekler, yaralı kurdun başına. Çünkü dedik ya kan kokusu, en masum gözü dahi döndürür vahşi dünyada.

Duralım ve yukarı dönelim... Herkes, “Savaşı Türkiye başlatsın!” istiyor dedik ya. Nihayet kara ordusuyla başlattı Türkiye... Bu arada hayata geçirilen  “Cerablus-Fırat Kalkanı” ve “Afrin Zeytindalı Seferi” tam anlamıyla birer savaş sayılmaz; onlar, terör üzerine yapılmış bir operasyon. Ama savaş gibi savaş, Münbiç’ten başlayabilir. O da Türk Ordusu; Amerikan askerleriyle çatışır ve “Özür! Yanlışlıkla oldu!” demezse. Eğer, Ankara, Mümbiç’te böyle bir hamle yapar; ABD’de bunu savaş sebebi sayarsa düşmanıyla ve dost gibi görüneniyle tüm kurtlar, Anadolu’ya çullanmak üzere pozisyon alacak demektir. İnanın, hem de “RİT Birliği” etrafında dönüp dolaştığımız İran ve Rusya başta olmak üzere... Çünkü pozitif dünyanın, adam gibi adamlığın, adil insanlığın ve zaman içinde üretilmiş olan neredeyse tüm “Müspet Kıymetler”in ve mahlûkat açısından doğallığın düşmeyen son kalesi Türkiye… Antizulüm, Antizalim, Antişeytan bir diyar ve kavim aranıyorsa; işte orası, burası…

Çünkü Zalimin ve Zulmün şahikası olan Son Devirler içinde yaşanan gecelerden en önemlisi 15 Temmuz gecesi burada yaşandı… Zira o gece, hala çözemediğimiz bir lisanda bir sayha, bir nara, bir meydan okuma kükremesi yükseldi Anadolu’dan. Ormansa dünya, bilin ki Ormanların Kralı döndü; yok eğer bu dünya, hakiki dünya ise “Cihan Savaşlarının Son Merdimeydan’ı”  döndü! Ne yazık ki onun kükremesini ya da narasını bizler dâhil, hiç kimse duymadı, anlamını tam olarak okuyamadı. Sadece “Allah’la Savaşan Karanlık Güç” duydu ve bu dönüşün ne manaya geldiğini tam olarak o anladı. Ve şimdi son savaşa hazırlanmakta o güç ve Türkiye’yi ve tüm Türkleri ve Türk dostu kavimleri ve tüm mazlumları kısacası insanlığın sağduyulu sağ yanını yok etmek için yoğun bir çaba içerisinde. Hem de bir ön cümlede saydığımız unsurların içinden devşirilen paralı, parasız, gönüllü ve zoraki askerleri ve devletleri kullanarak... Onun için birkaç zaman önce, “Nihayet o da sahaya indi!” dediğimiz Vatikanlı Papa, adını vermediği bir gücü işaretle onun, Şeytanın adı ve de soyadı olduğunu söyleyip taraftarlarını, ondan sakınmaları yönünde uyardı. Hem de Türkiye’yi işaret ederek kanaatimizce... Ve hemen arkasından da Sn. Cumhurbaşkanına gül uzatırken; yani “Sözünü ettiğim Şeytan var ya… O, işte bu ve bunun milleti!” der gibiydi.  Kısacası tam da “Tebessüm eden katiller” ortasındayız ve dört bir yanı “Çağdaş Brütüsler”le çevrilmiş bir durumdayız, ne yazık ki... İşte, bu nedenle mazlumuz, masumuz, tek katmanlı Müminiz asla zalim değiliz. Galiba, işte bu yüzden, korkacak bir şey yok zira Allah bizimle... İnşallah ve Allahualem!

***

Evet, böyle bitirmişiz bir süre önce kaleme aldığımız yazımızda. Bu yazımızın başlığını “Erdoğan’ın Son Çıkmazı: 15 Mayıs” diye koyduk ya! Boş verin başlığı, maşlığı… Malum biz, bir masal anlatıcısıyız. Oysa Söz konusu “Kudüs’se… Demişti ya bu makaleyi yazmamıza sebep olan Sevgili Refik Alar; “Çünkü Kudüs düşerse Mekke düşer; Mekke düşerse İslam düşer!” demişti ya! Hani son günlerde deniyor ya; “Mesele vatansa, gerisi teferruat!” diye… Gelin bu darbımeseli şöyle okuyalım: “Mesele Kudüs, Medine ve Mekke’yse, gerisi teferruat!” Bu üç belde düştükten sonra Türkler yaşasa ne, Türkiye yaşasa ne?! O halde üstteki darbımeseli şöyle okumak en doğrusu olacaktır: “Mesele Kudüs, Medine ve Mekke’yse, gerisi Kıyamet!”

Efendim! Bugünlük de bu kadar! Biz yine yazdık döktük de işin aslını ve salt hakikatin sadece Aliym Olan Allah biliyor!

***

 


«1

Yorumlar

  • TheHUNTheHUN Gönderiler: 362
    Nisan 10 düzenlendi
    İşte analiz diye buna derim ben. "Avcı ile Kurt" Masalı bütün çıplaklığıyla açıklıyor yaşanan süreci kıymetli Ahmet Ağabeyim.
    Müthiş bir tespit. Kaleminize kuvvet.
    Ülkeleri tek tek düşür, göç krizleri başlat. 1./2.kavimler göçü Avrupa'yı şekillendirdi. 21.yy'da da mülteciler/vatansızlarla dünya nüfusuna kozmopolit bir ayar ve dinlerin/ırkların karmakarışık hale getirilmesi, yani Yeni Dünya Düzeni'ne geçiş aşaması sahneleniyor. Bir kaç ay evvel Macaristan Başbakanı Orban "Avrupa Birleşik Devletleri" için kasten mülteci taşıyorlar avrupaya dedi. Bu sözün anlamı; vatansızlar sığınmacılar Yeni Dünya Düzeni'ne dolaylı yoldan hizmet edecek. Yani savaşı kurgulayan karanlık efendilerin bir hesabı var..
    Bugün BM'nin toplantısında, "De Mistura: Bölgesel ve küresel güçlerin yıkıcı ve hayal dahi edilemez sonuçlara neden olacak çıkar çatışmaları yüzünden ilk kez sadece bölgesel, ulusal ya da suriye'nin güvenliği değil, uluslararası güvenlikten endişe duyduğum bir noktaya ulaştım" Dedi.
    Tam bir tiyatro oynanıyor. Arkadaki organize akıl figüranları sahneye süreceğinin mesajını mı veriyor?
    Evet, sizin dediğiniz gibi, dünyanın karanlık efendileri/lord'ları/şeytani aklın hizmetkarları küresel bir savaş istiyor.
    Çünkü "Yeni Dünya Düzeni" savaşsız kurulamaz. Bu yüzden de ellerine geçen ilk fırsatı değerlendireceklerdir. Bir taşla birden fazla kuş vurmanın peşindeler. 2015'de İT'railli bir haham Süleyman tapınağının 2018/2019 aralığında kurulacağı müjdesini veriyorum, diyerek kehanette bulundu. Gene ABD'li ünlü bir ekonomist küresel ekonomik kriz'in 2018 yılında başlayacağını 2015'de haber vermişti. Dün, dünya borsası 2008 krizinden bu tarafa en büyük düşüşü gördü. Altın 172 TL'ye fırladı. Dolar 4'ü geçti. Hepsi üst üste geliyor. Tesadüf mü? Yersen!
    Türkiye temkinli olmalı. Savaşı başlatan taraf biz olmamalıyız.
    Ama avcıların hesap hatası yaptıkları bir şey var. Kurt'un kurda gücü yeter de Aslan'a yeter mi?
    Bütün çakal sürülerini toplayıp da gelsinler. Bekliyoruz..
    Teşekkür edenler (2)Cengizhan_29 hakan
  • hakanhakan Gönderiler: 51
    selamlar hocam  ortadoğunun bitmek bilmeyen savaşları ve oyunları her çağda aynı senaryo ve aynı oyunlar sadece oyuncular değişik  aslında bu gelişme ler bana normal miş gibi geliyor bu coğrafya sadece osmanlı döneminde bir nefes alabilmiş diğer zamanlarda ise hep kan ve gözyaşı hakim olmuştur aslında asıl sorulması gereken soru neden ortadoğu hep kan ve göz yaşı nedir bu nun sebebi zor bir soru ve cevabida gercek anlamda verilmesi zor bir cevap bu noktada aklima tarihten bir ornek geliyor aklima  sabatay sevi meselesi sabatay sevi mesihlik iddasıyla çıktığı zaman ona inanan birçok yahudi avrupadan işlerini güçlerini bırakıp istanbula gelmişler ve kısa kesmek gerekirse sonunda hayal kırıklıklarıyla yurtlarına tekrar geri dönmüşlerdir
    şimdi de amerikadaki evangelist yapının pilanlarına bakalım trumpda bu yapının kucağında oturmaktadır şöyleki tarih tekerrürden ibarettir derler yıllar önce yaşadıkları hayalkırıklığını bu sefer yaşamayacaklarına inanıyorlar çünki artık ellerinde her türlü imkanları var para ve silaha sahipler 2012 diye verdikleri tapınağın tarihini 2019 a çektiler ve bunuda gerçekleştirmek için her türlü yolu deniyorlar yani mabedi kurup büyük. İsrail devletini oluşturmak ama nafile 2015 e kadar bu planın parçası olan türkiye 15 temmuz ile planın dışında hareket etmeye başlamıştır 
    bu son günlerdeki olaylar ise kimyasal saldırı oyununun etkisi ve devamında gelecek olan olaylar silsilesi neler olabilir hocamızın dediği gibi kana susamış şeytanların artık dayanacak güçleri kalmadı ve bunu biran önce başlatıp kan içmek istiyorlar sebebi ise 33 . Derecedeki çakma üstad saray soytarısından beter oldu nedense artık birtürlü bazı olaylara hakim olamıyor daha beterde olacak allahın izni ile tabi ona inanan müridlerininde kafaları karışmlş durumda neyapsınlar hep hüsran hep hüsran allahın izni ile rusya bu oyuna girermi bence girmez girdiği an onu zaten paramparça edecekler bunu ona devletimiz bütün açıklığı ile anlattı ve bütün ihtimalleri önüne serdi hende satrançdaki 57 hamleye kadar anlattılar onlara bundan dolayı rusya cok temkinli hareket ediyor irana gelecek olursak zaten bizim korumamızda yol alıyor biz parçalanırsak onlar bütün kalamayacaklarını biliyorlar he anadoluyu onlara bırakmayacaklarını bilecek kadarda heralde bilgiye sahip tirler diğer taraftan mabedini hala kuramamış bir israil ve maymun olmuş hahamlar onlarda artık eski ahitten bir kehanet çıkarmak için zorlanıyorlar olmuyor onların istediği olmayacakta allahın izni ile zaten israil amerika olmadan bir hiç amerika şunuda iyi biliyor bizimle kapışmaya kalktıkları zaman büyük şehirlerinde meydana gelecek olan olayları bilmekte ingilizler arkada bekliyor amerika öne fırlayıpta kendini bi helak edip bu arenadan çekilsede bizde yeni ticaret yolunu yönetsek
    şunuda söyleye bilirim heralde türk derin devleti tarihinde hiç faal olmadığı kadar faal bir dönem geçiriyor her devlet ve içlerindeki derin yapı bu savaşın kimseyi ayakta bırakmayacağını çok iyi biliyorlar kazanan kim olacak savaş cıkarsa sadece para babası olan şeytanın avaneleri kazançlı olacak ne olursa olsun her devlet tiyatrosunu oynuyor bu oyalama roller yeni düzenin savaşşız kurulacağı zamana kadar devam edecek inşaallah şeytanların istediği bu sefer olmayacak inşaallah 
    türkiye gerektiği yerlere gereken müdaheleyi yaparak aslında oyunu yayıyor oyun alanını yaydıkçada onların işleri ve planları zora düşüyor bu saatten sonra allahın izni ile türkiyeye mekke medine yi verip kudüsünde statüsünü bizim istediğimiz şekilde tanımak zorundalar 
    allahın izni ile affınıza sığınaraktan son sözlerimi yazmak isterim ey şeytanın ittifakı sizlerin hangi deliklerde olduğunuzu biliyoruz size verilen vakit dolmak üzere allahın izni ile sizlerin akıbeti bütün dünyaya ibret olacaktır inşaallah araftan indirilenler sizleri çok iyi tanıyor inan madığınız o ölüm meleği sizleri ziyarete geldiğinde firavungibi olacaksınız ama nafile tövbe kapısı kapanmış olacak allah sizlerin mekanını cehennemin en dibi eylesin inşaallah
      Adalet imparatorluğu dünyaya hayırlı uğurlu olsun inşaallah

    Herşeye kadir olan ve herşeye gücü yeten allahu tealaya sonsuz hamdü senalar olsun
    Teşekkür edenler (1)TheHUN
  • tboratbora Gönderiler: 38
    mevzuya bu vecheden bakarsak  türkiye kendini arkadan hançerleyecek bir hain rit birligi içerisine çekilmekte .
    hemde kadim düşmanlarının yanında önce bir taraf sonrada ihanet burada bir soru sormal lazım peki hainlerin ödülü ne türki cumhuriyetlerle dagılma tehlikesi içindeki rusyaya ne verildi içindeki kırk milyon türk barındıran iran nasıl bir hainlik peşinde. kıbrıstaki ingiliz uçakları kıytırık eset içinmi hazırlanmakta amerikanın turumın savaş gemisi bitik eset içinmi akdenize dogru yola çiktı 15 temmuzun rovanşı nı mı? almak istiyorlar .allah var gam yok selamlar

  • AzerAzer Gönderiler: 657
    trunp, hazir ol rusya, fuzeler geliyor olacak,  demis 

    rusyani tehditmi etdi, yoksa putine ustu ortulu uyarmakmi istedi yaklasan tehlikeden?

    bence kisa sureli bir gerilim veya savas yasana bilir

    dollar bizdede artmaga basladi

    Turk devleti iyibir is yurudub, bu olasi bir savas veya kriz durumunan, anli ak ve guclu sekilde Allahin izniyle cikacagina inaniyorum
  • yörükyörük Gönderiler: 281
    suudiler abd deyken trump suriyeden çekilecez dedi, katar devlet başkanı abd deyken trump asıp kesmeye başladı ne hikmetse.
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 451
    Nisan 12 düzenlendi
    Bir yerde savaşı başlatanlar sonunu da planlamış olmalılar. Burada ABD ile Türkiye'nin anlaştığı tek nokta bu pencereden katil esed, ABD penceresinden   hayvan esed diyebiliriz. Suriye operasyonunun Türkiyesiz olmayacağı çok açık. Türkiye ile mutlaka görüşülecektir. Türkiye'nin Rusya'yı esed konusunda ikna etmesi istenecektir. Rusya bu durumu kabul etmek zorunda kalacaktır. Suriye'nin şia olması için çabalayan İranın  ise yapabileceği çok bir şey yok. Yalnız ben  ingiliz aklının ABD ye bir oyun içerisinde olduğunu düşünmekteyim. ABD nin burada da başarısız olması ABD nin iyiden iyiye karışması anlamını taşır ki buda ABD nin sonunu getirebilir. Bu durum dünya siyaseti ve dengeleri açısından en fazla İngiltere'nin işine yarar bunu mutlaka aklımızın bir köşesinde tutmamız gerekir.  ABD ile İngiltere'nin tam anlamıyla anlaştıklarını ve müttefik olduklarını düşünmüyorum. İngiltere kendisine verilen paya razı olmayacaktır. Bunu gün sonunda hep birlikte görebiliriz. ve diyebiliriz ki ancak böylesi bir durumda Türkiye'ye  Şam üzerinden Kudüs'ün ve Mekke Medine'nin yolları açılabilir. Ancak bu durumda İsrail hakkındaki bir takım öngörüler gerçekleşebilir.  Yada gerisi kıyamet.
  • yörükyörük Gönderiler: 281
    haritaya bakınca geçmiş gelecek projeler gözümün önünde canlanmaya başladı. kuzey ile güneyi ayıran iran dan akdenize kadar olan koridor yada duvar planını hepimiz biliyoruz yıllardır bunu konuşuyoruz. bu planı fırat kalkanı zeytin dalı ile geçersiz hale getirdik.
     şimdi ise daha güneyden aynı planı devam ettirecekler, yıllardır gözüme takılan şimdi bir anlam kazanmaya başlayan israilin suriye sınırında daeş bölgesi var mutlu mesut yan yana yaşayıp gidiyorlar onun etrafındada muhalifler var, az ötesi boş arazi çöl, onun ötesinde suriye ürdün ırak kavşağında abd üssü ile muhaliflerin bölgesi var az daha kuzey doğuya ilerlersen daeslilerin bölgesi az daha ilerisi pyd bölgesi, deyr zor. bu hat üzerindeki daeşe neden kimse dokunmuyor. bu bölgedeki muhalif güçler suudilerin güdümünde. bu hattı birleştirirlerse pyd ile israil birleşecek, barzaniye daha güneybatıdan akdenize kadar koridor bile açabilirler israil üzerinden.
    ilk hattı yardık geri çekiliyorlar daha geride tekrar mevzileniyorlar. bu hatla barzani bölgesini ayıran kritik bölge sincar, Erdoğan ın geçenlerde ıraka sincar konusunda baskı yapması bu açıdan bakınca anlam kazanmaya başladı, barzani nin unuttuğumuz seçim olayı ve israil ilişkiside 2. raunda kalmış görünüyor.
    kuzeyden kovaladığımız kovalayacağımız pyd lilere akdenize kadar uzanan yeni nefes borusu, kaçacak yer. ayrıca bu hatta boru hattıda döşenebilir, rakka, tabka bölgesinin kuzeyini ve batısını kontrollü şekilde terk edip yeni hat üzerine yoğunlaşacaklar iran ile esed lübnan bağlantısını koparacaklar.
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 451
    Yani demem o ki 2003 Irak tezkeresinde  ABD  Türkiye' den ne bulduysa yine aynısını bulacaktır. Hatta daha da ötesini. Çünkü ABD 15 Temmuz da Türkiye' nin yanında olmamıştır. Hatta 15 Temmuzu bizzat planlamış ve yapmıştır. Türkiye'nin eline çok güçlü koz geçmiştir. ABD ye her türlü zorluğu göstermek anasının ak sütü gibi helaldir. ABD Suriye' de de başarısız olacaktır. Türkiye' nin ABD ile ortak tek noktası Esed'in gitmesidir. Fırsat bu fırsat diyerek  Putin'den bu tavizi koparmalıdır.Koparmasını bilmelidir. Putin ise 15 Temmuz da Sayın Erdoğan'ı aramış ve TAM DESTEĞİNİ iletmiştir.  Bugün ise doğru hamlenin Putin ile birlik olunması gerektiğini düşünüyorum.Birlik olunacaktır. ABD nin bölge de rahat hareket etmesi engellenecektir.Engellenmelidir. Bunu bilen kraliçe kendi menfaatleri icabı da oyunu buna göre kuracaktır. Bizimki sadece bir öngörü bekleyip göreceğiz.
  • yörükyörük Gönderiler: 281
    hakimbeyaz kardeş esedin kimsenin umrunda olduğunu zannetmiyorum, esedin kendi etrafında bile bir hükmü kaldığını zannetmem, esed figürü faydalı birşey aslında yaptığın tüm kötülükleri esede yüklüyorsun  sütten çıkmış ak kaşık oluyorsun.
    Teşekkür edenler (1)TheHUN
  • TheHUNTheHUN Gönderiler: 362
    Nisan 13 düzenlendi
    2.Dünya savaşı için bir bahane gerekiyordu. Yahudileri gaz odalarında yaktığı iddia edilen Hitler bunun için en uygun figürdü. Bugün dünyanın gündeminde kimyasal silahla bebekleri öldürdüğü ileri sürülen Esed var. Savaşın öcü'sü/bahanesi hazır. İsteselerdi esedi 8 yıl önce etkisiz hale getirirlerdi. Tıpkı Libya'nın Kaddafisi gibi. Ama istedikleri o değil. Dünya'ya ayar verenlerin arka planda başka hesapları var. Eski Başkan Obama 2011 yılında yaptığı konuşmasında "Ortadoğuda savaş 30 yıl sürecek" diyerek, ağzındaki baklayı çıkardı. Derin ABD düşük yoğunluklu sürekli bir savaş istiyor olabilir.. Bir taraftan da Kuzey Kore’nin nükleer denemelerini bahane ederek Pasifik'te Çin'i kuşatıyor. Baltık ülkelerinde Rusya'ya karşı NATO kuşatması var. Ukrayna/rusya sınırında suriye'deki gibi sıcak çatışmalar yaşanıyor. Ahmet Abi'nin dediği gibi dünyanın karanlık efendileri savaş için ülkelerin kapısını çalıyorlar ama nükleer savaş korkusu ile kimse savaşmaya yanaşmıyor. Bu durumda bu savaşın düşük yoğunluklu olarak sürdürülme ihtimali var. Tabi birileri provakasyon ya da çılgınlık yapıp büyük savaşı tetiklemezse.
    Gene Ahmet abi'nin tezine dönersek, avcı'nın kurtları tek tek vurup düşürdüğü gibi ülkeleri teker teker düşürme stratejisi güdüyor olabilirler ortadoğuda. ABD uçak gemileri ve Britanya savaş gemileri akdenize gerçekten esed için mi geliyor yoksa İran için mi? Eski ABD Generali Wesley Clark 7 ülkenin düşürüleceğini söylemişti. Irak, libya, sudan, somali, suriye, lübnan, ve son olarak İran. Ama bu itiraflar hedef şaşırtmak için de olabilir. Biz biliyoruz ki 15 Temmuz darbe girişiminde ellerine fırsat geçseydi ülkemizi işgal etmekte hiç tereddüt etmezlerdi.
    Biraz da işin teknik detaylarından ziyade, küresel bir savaş isteyen organize aklın arka planını tartışalım..
    Bu kaos ve savaş sadece enerji koridoru ya da BOP Projesi için mi?
    Yeni Dünya Düzenini kurmak isteyenler insanlık tarihine yeni bir format atıyorlar. Her zaman tartıştığımız meseler. Tek Dünya Devleti yönetimine giden dijital dünya vatandaşlığı/din/dil/ırk karışımı bir kurgu var arka planda. 100 yıl sonrası hesaplanarak yapılmış kirli bir plan.
    Göçlerin/Mültecilerin/vatansızların artma nedeni nedir? Dünyada mültecilerin sayısının 65 milyona ulaştığı söyleniyor. 70 milyonluk bir İran'dan Türkiye''ye/avrupaya yayılacak bir göç dalgası ne gibi sonuçlar doğurabilir? Daha önce dediğim gibi savaşı kurgulayan üst aklın bir hesabı var. Şeytanın hizmetkarlarının 21.yy planlarının meydana getireceği siyasal/sosyal/ekonomik sonuçları analiz edelim hep birlikte. Eğer Türkiye oyunu bozmazsa muhtemelen 10-15 yıl içerisinde başka bir dünya göreceğiz.
    Teşekkür edenler (4)BiKarınca Cengizhan_29 hakan hakimbeyaz
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 677
    3 lü ittifak a..3 lu koalisyon yanıtı.. londra nın 4250 den dolar alirim mesaji ile 3 lü ittifak a ekonomik yanıt..
    Miraç gecesi yapilan bombardiman..
    Şu ayri bir soru atilan 103 füzeden 70 inin imha edilmesi..rusya icin basari midir..bence eğer dogru ise basaridir..
    Şu da bir soru..rusya ne karsilik vericek..pyd ne olucak..rejim ve rusya +iran pyd yı vurur ise ne olucak..
    Bu gidisat ta türkiye kazancli gibi..ama operasyona destek vermesi rus ya ile aramizi bozmazmi..rusya buna bir tepki vericektir..tombadadan fransa cikti...israil memnun olunca soru isareti oluyor bende..
    Acaba ne alindi ne verildi..erdogan putin e ne verdi.

    Esas soru benim için.. ekonomik olarak iyi gunler bizi beklemiyor diyorum..ve firat in dogusu ne olacak..abd gidiyorum derken tombadadan çıkan fransa ile tekrar dönüş yaptı.. tabii masraflar da kuş beyinli suudiler ödüyor..ne acı..

    Membic ne olacak..hâkim beyaz..
    Bu islerde bir eksiklik var gibi..bütün ülkeler akdeniz e geldi..çin bile burda..coğrafyada çin çin olucak gibi..

    En büyük sinirlar bizde oldugu için akdeniz nasil paylasilicak..

    Yunan f 16 düştü..mu yoksa dusuruldumu..

    Bence dusuruldu..mesaj alindimi acaba..

    Peki turkiye simdi ne yapicak..telabyad var mumbic..kobani sincar..buralar ne olacak..buralara daldigimiz zaman..bu akdeniz deki soysuzlar ne yapicak..heralde bize alkis tutmazlar..bugun çavuşoğlu nün aciklamasi var..esad gitmeli diye..buna rusyanin cevabı ne ola..ve geri itilen iran ne cevap vericek..
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 677
    Bu kimyasal olayi bahane idi..geri dönüş için..bu iş israil e yaradı.. bize ne kâr i olucak..hekes burnumuzun dibine kadar geldi..bu iyi bisey değil..
  • AzerAzer Gönderiler: 657
    gozden kacan cok seyler var
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 677
  • TheHUNTheHUN Gönderiler: 362
    Nisan 17 düzenlendi
    Suriye'ye bombalar 13 Nisan cuma günü gece yarısı atıldı. Tesadüf mü? 13.Cuma size bir şey çağrıştırıyor mu? Fîlmlere bile konu olmuştur. Şeytaniler her adımlarını ritüelleri doğrultusunda atıyorlar. Numeroloji ve semboloji inançlarının bir parçası. Bu bağlamda 15 Mayıs tarihi onlar açısından önemli olmalı.
    2018 yılı neden siyonist yahudiler/evanjelistler açısından önemli? İnandıkları kehanetlerin 49/50 yıllık aralıklarla gerçekleştiğine inanıyorlar. Bunu daha önce "Türbülasyon Dönemi" makalemde açıklamıştım. Ecdadımız Osmanlı'nın 400 sene yönetimi altında olan Kudüs'ü 1917'de geri aldılar. Şabbat takvimine göre bu tarih itibari ile 49/50 yıl sonra 1967/68 aralığında İtrail devletini kurdular. 2017 yılında Trump yahudi lobisinin baskılarıyla isteyerek ya da istemeyerek Kudüs'ün başkent olması kararını onayladı. Şimdi 2018/19 aralığında 3.Tapınağın yapılacağı beklentisi içerisindeler. Böylece 100 yıla tamamlanan kehanet gerçekleşmiş olacak. Uydurdukları kehanetleri kendi elleri ile gerçekleştirme çabası içerisindeler bu zavallılar. Siyonistler gözlerini karartıp bir çılgınlık yapmazlarsa bu kehanetleri fos çıkacak. Ama ciddi kuşkularım var. Bazı çizgi film ve animasyonlarda Mescidi Aksa'nın bombalandığı gösteriliyor gözlerimizin içine sokula sokula. Böyle bir provakasyonu daeş gibi proxy bir terör örgütüne de yaptırabilirler Alllah muhafaza. Sonra da radikal müslümanlar yaptı deyip işin içinden sıyrılabilirler. Devletimizin istihbarat birimleri teyakkuzda olmalı.
    Neyse bunu geçelim. Bu bilgi bir kenarda dursun. Küreselcilerin Yeni Dünya Düzeni kurgusu daha öncelikli üzerinde durmamız gereken bir konu bence. Bugün ABD'de hıristiyan bir papazın kilise'de yaptığı vaazı dinledim. Diyeceksiniz ki ne alaka! Şu açıdan..
    Bu konuları araştıran sadece biz değiliz. Katolik hıristiyan dünyası da içinden geçtiğimiz bu kaotik süreçte en az müslümanlar kadar endişeliler. Çünkü kendileri de hedefteler. Satanistlerin bu yüzyılda bir hıristiyan/müslüman savaşı ile nüfus azaltımını kurguladıklarını düşünüyorlar. Ve içlerinde ciddi araştırmacı/analist'ler var. Bazı tespitlerinde de isabetliler. Sizinle paylaştığım çoğu analiz batı kaynaklıdır.
    Devam edelim,
    vaaz'ın devamında papaz efendi, Albert Pike'ın 1871'de yazdığı komplo mektubuna değindi. 1960 yılında ölen Kanadalı eski bir üst rütbeli askeri subayın, Pike'ın mektubunun gerçek olduğunu iddia ettiğini ve bu teoriyi destekleyen bir kitap yayınladığını
    söyledi. Ve Pike'ın mektubunda yazdığı 1./2.Dünya savaşı kurgusunu anlattıktan sonra 3.Dünya savaşı tezi'ni analiz etti. Anlattıklarını bugün içinde bulunduğumuz sürece uyarlayarak açıkladı. İnsanların zihinlerinde yer alan küresel savaş beklentisinin düşünülenden farklı olduğunu söyledi. Bu savaşın ansızın çıkacak ve kısa sürede bitecek bir savaş olmayacağını aksine Pike'ın mektubundaki gibi zamana yayılacak post modern asimetrik bir savaş olacağını iddia etti. Pike'ın öngörüsüne göre son savaş politik siyonistler ile islam dünyası liderleri arasında olacak. Mektupta "İslam dünyası liderleri" vurgusuna dikkat çekilmesi ilginç bu arada.. Savaşın devamında tüm dünyada kargaşa/kaos ve buna bağlı olarak ekonomik kriz giderek artacak ve diğer milletler korku ve panik içerisinde kime/neye inanacaklarını bilemeyip pusulalarını şaşıracaklar. Siyasi liderlere/politikacılara olan inançlarını tamamen kaybedecekler. Savaşın git gide kanlı hale dönüşmesi, masum sivillerin ölmesi ve sivilizasyonun yıkımı ile birlikte sosyal katostrofi'ye neden olması sonucu başta batı olmak üzere halklar ayaklanacak(Populizm'in yükselişi) ve iç savaşlar/kargaşalar yaşanacak. Bu arada organize üst akıl tarafından bütün bu savaşların/yıkımların dini fanatizm'den ve radikal inançlardan kaynaklandığı ve bunda da din adamlarının/Agnostik/ataist kişi ve kurumların kışkırtıcı rollerinin olduğu (medya yolu ile) ileri sürülerek, hem tanrı inancının hem de ataizm'in aynı anda ortadan kaldırılacağını ve yerine evrensel barış/kardeşlik adı altında lusiferyan doktirin'in yeni nesillere tanıtılacağını/pompalanacağını ileri sürdü.
    11 Eylül hadisesinin akabinde Ortadoğu'da cereyan eden düşük yoğunluklu/uzun süreli savaşa ve içinden geçtiğimiz sürece bakarsak satanist güçler 21.yy'da New World Order (Yeni Dünya Düzeni)'i kurgusunu ince bir mühendislik çalışması içerisinde adım adım sahneliyorlar/gerçekleştiriyorlar.
    Eski ABD Başkanı Obama'nın bu savaş 30 yıl sürecek sözünü de yabana atmazsak eğer, senaryonun önceden yazılmış olduğu ve şu an sahnelendiği alalen ortadır. Evangelist siyonistler ile satanik yeni dünya düzeni kurgusu içerisinde olan küreselciler arasındaki çekişmenin kaynağı da böylelikle ortaya çıkmış oluyor. Her iki grubun da çok yönlü heterojen amaçları/hesapları var. Buna iki gücün hegemonya savaşı dersek adını daha net koymuş oluruz. Military İndustrial Complex dediğimiz yüksek savaş teknolojisine sahip olan kapitalistler (siyonistler/evangelist hıristiyanlar) incil kehanetine göre gerçekleşmesi gereken Armagedon kıyamet savaşı ve İsa'nın yeryüzüne ineceği inancı doğrultusunda 3.Dünya savaşının bir an önce çıkmasını arzulamaktalar. Finans ve sermaye'ye sahip olan Küreselci dediğimiz satanist organizasyon(Aşkenazi/Pagan ortaklığı) ise bu savaşın büyük yıkımlara neden olacağı ve kendi hayatlarının/yatırımlarının da riske gireceği düşüncesi ile siyonist evangelistlerin nükleer savaş fikrine karşı çıkmaktalar. Yıkıcı bir savaş yerine Pike'ın mektubundaki dipnotları yavaş fakat kararlı adımlarla hayata geçirerek,Tek Dünya Devleti yönetimini kurmayı amaçlamaktadırlar. Bu, 3.Dünya savaşını 30-40 senelik bir zamana yayacakları anlamına mı geliyor acaba? Bu süre zarfında Avrasya/yeni ipek yolu/Çin üzerinden 4.Sanayi devrimini gerçekleştireceklerdir. İş gücü ve üretim robotlara devredildikten sonra da işe yaramaz insan yığınlarından kurtulmak için asıl nüfus azaltımı projelerini global çapta devreye sokacaklarını düşünüyorum (Zombi virüsü vs)
    Gene futurist bozuntularının gelecek öngörülerine göre sosyal katastrofik olaylarla birlikte iklim değişikliği de din/dil/ırk karışımında rol alacak. 2030-2040 yılları arasında milyonlarca insanın içilebilir temiz su ve gıda sıkıntısı ile güney kuşağından kuzey kuşağı avrupa ülkelerine ve Kanada'ya akın edeceğini ve göç krizlerinin yaşanacağını iddia ediyorlar. Küresel göç dalgası senaryosunu es geçerek yaptığımız analizler eksik kalır.
    Albert pike'ın mektubu eğer gerçek ise, Küreselciler şu an 1/0 önde gidiyorlar.
    Mektupta ayaklanmaların/iç savaşların neden olduğu sosyal katastrofiye değinilmesi ürkütücü'dür. Zira yakın geçmişte komunizm/faşizm akımları ile iç savaşlar/kargaşalar dünyada 100 milyon insanın ölümüne neden olmuştur.
    Onlar planlarını uygulaya dursunlar her iki grubun da hesaba katmadıkları şey, kaderin tek sahibi olan yüceler yücesi Hazreti Allah'ın planıdır.
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .