DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

Ahmet Yozgat'a

GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
 Herkese selamun aleyküm abiler. Hepinizin evet diyeceğini düşündüğüm bir fikrimi Ahmet Yozgat ağabeye de sunmak istiyorum. Nedir o fikir? Şöyle ki Ahmet Yozgat'ın zekatından faydalanmak isteyen bizler onun da müsait olduğu bir günde yani haftada 1 günlüğüne 2 saat için canlı yayın gibi hepimiz foruma girelim ve soru cevap şeklinde Ahmet Yozgat'a sorularımızı soralım kendiside bir yandan çayını yudumlarken öte yandan bize kulak verip sorularımızı cevaplasa olmaz mı. Hem böylece forumdaki herkeste aynı anda birbiriyle kaynaşmış olur. Benim öneri günüm mübarek cuma günü akşamı yatsı namazından 1 saat sonra. Ha siz ne dersiniz?
«13

Yorumlar

  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Kimse oralı değil galiba bu konu ile. Gün size uymuyor mu abilerim yoksa?
    Teşekkür edenler (1)AhmetYozgat
  • SerdarTopuz_SerdarTopuz_ Gönderiler: 451
    Canlı yayın derindünya nın periscope hesabından kolaylıkla yapılabilir. Gün bence uygundur.
    Teşekkür edenler (2)AhmetYozgat GüneyKutbu
  • sahinmatematiksahinmatematik Gönderiler: 67
    zaman olmazsa bile işi bırakır geliriz inşallah
    Teşekkür edenler (1)GüneyKutbu
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Peki nasıl olur bu iş? Mesela bu akşam bir deneyelim mi? Ahmet Yozgat ağabey bu akşam müsait misin mesela? Herkese uygunsa bu akşam saat 9-10 gibi  bi Bismillah diyelim isterseniz. Ahmet Yozgat'ın belirleyeceği saat daha önemli tabi. Gün içerisinde bu başlık altında önerilerin devamı gelir inşallah sevgili abilerim diyerekten hayırlı cumalar dilerim herkese 
    Teşekkür edenler (1)AhmetYozgat
  • AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 288
    Mart 17 düzenlendi
    Sevgili kardeşlerim... 
    Az önce buraya bir saat uğraşarak, yarım A4'ü geçkin bir cevap yazdım. Tabii ki klavyedeki A'yı B'yi.. uzun araştırmalar sonunda, zar zor bularak... Kaydettim. Yayınlanış haliyle okudum. Bir paragraf yanlışını düzeltmek için işlemi yeniledim. Ve tekrar bastım "yorum gönder" butonuna. Sonuç hüsran! Hata... Metin bulunamadı... Şimdi yeniden yazacağım ama bir önceki yazının içeriğini tekrar etmeden. Demek ki "Görüp Gözeten c.c" o metnin yayınlanmasını murad etmedi. Allahualem!
    Bu kez şunu yazmak istiyorum: Gördüğünüz gibi Fakir, teknolojiye hakim biri değilim. Tek bildiğim düşünmek ve yarım yamalak konuşmak... Dolayısıyla bunun dışında hiçbir şeyi yardımsız yapmam mümkün değil. Tabi bunlar arasında Periskop nedir, canlı yayın nasıl yapılır, bunun için hangi ekipman kullanılır? Vs... dahil. 
    Bu nedenle biraz sabır... Birileriyle görüşüyoruz, konuşuyoruz; epey bir kitlenin ortak malı haline gelmiş "Derindunya" kanalımızın imkanlarını artırılması için neler yapılabilir hususunda imkan zorlaması yapıyoruz. Çok şükür! Ya Fettah! Kapıların sahibi nelere Kadir değil ki? Bizim küçük cihadımızda böyle anlaşılan; döğüş bilmem, kavga bilmem, silah sıkmama, kurşun atmam mümkün değil. Hayr kapıları, böylesi minnacık mücahidciklere de kapalı kalmaz inşallah... Her şey, cihatta karınca kadarınca..
    Bu minvalden olmak üzere dün akşam bir kardeşimle akşam yemeğindeydik. Bugün cumadan sonra bir başkasıyla inşallah... Karşı taraftan bakıldığında, bizim kendimizi gördüğümüz gibi görülmediğimizi anlar gibi oluyoruz da... Samimiyetle söyleyeyim ki ürkütüyor bu durum da bizi... Meğerse başarı da korkulası bir şeymiş. Hatta çok korkulası...
    Bu sebeple... Ne olur yavaş yavaş ve sindirerek gidelim. Sarmaşık gibi hızlı büyütmeyin fakiri, çınar gibi yıllara yayın... Öylesi daha sağlam olur.
    Son bi söz, kendimi anlatabilmem için. Ya da söylesem mi, söylemesem mi? Bir kardeşimle konuşmamızda konu vardı şuraya dayandı: "Bu kadar takipçin var, yüz binlerce... Elinde, yayına hazır, bir sürü kitabın da var..." Evet var şükür! "Neden peş peşe yayınlamıyorsun da bekletiyorsun?"  
    Cevabım şu oldu: Fakiri "Ahmet Abi"si olarak gören o insanları takipçi diye nitelemem mümkün değil; onlar benim kardeşlerim!... Ve kardeşlerimi asla müşterilerim olarak görmek ve düşünmek de yakışmaz bana ya da yakıştıramam özüme. İşte, bunun için yayınlamıyorum. Talep eden yayınevleri olduğu halde. İmkanım olsa kendim yayınlar meccani/bedeva/hediye olarak dağıtırım... Bilmem anlata bildim mi? 
    Hepinizi alınlarınızdan öpüyor ve yüreğime basıyorum toprak kokulu Anadolu'nun öz evlatları.
     Varın kalın hayr'lar içerisinde... 
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Pekala sevgili Ahmet Yozgat ağabey sen nasıl uygun görürsen öyle olsun ama şunu da eklemeliyim ki her nerede ve nasıl olursa olsun bu cihat ateşi hep büyüyecek. 
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 366
    Mart 17 düzenlendi
    periscope yi duydum ama hiç kullanmadım desem yeridir. forumdan tek farkı galiba sesle de bağlantı olabiliyor, watsapp gibi diye biliyorum.çok da önemli değil

    Forum üzerinden akşam 21 den sonra bir konu belirleyip değerlendirme yapılabilir. Örnek verecek olursak Yörük isminde kardeşimizin forumda '' Tasavvuf ve Tarikatlardan yeni dünya dinine '' isimli bölümde son olarak paylaştığı video da kendini ve tasavvufu anlatmaya çalışan Ferit isimli şahsın değerlendirmesini hepbirlikte yapabiliriz. Hep birlikte diyorum çünkü benim konu hakkında fazla bilgim olmadığı gibi konunun hassasiyetine binaen hep beraber tartışmakta fayda olacağını düşünüyorum. Yoksa konu   Fer '' i gitmiş it  i kalmış  bu vatandaş gibi  bizi de  bir uçtan diğer uca  savurabilir. Öylesi bir durumda en azından birbirimizi frenlemiş oluruz. Özellikle Michealsikkofield kardeşimizin katkısına ihtiyaç olabilir. Kendisinin konu hakkındaki görüşleri önem arzeder diye düşünüyorum.Umarım katkı yapar.
    Takdir forum üyelerinindir.  
    Teşekkür edenler (1)GüneyKutbu
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Hakimbeyaz abi dediğine paralel bi başlık açtım? Uygun mu? Ahmet ağabeyde müsait olduğu zamanda ya da arada kısa videolarla cevap verir belki bizim sorularımıza da. 
  • fatihufatihu Gönderiler: 6
    Sevgili kardeşlerim... 
    Az önce buraya bir saat uğraşarak, yarım A4'ü geçkin bir cevap yazdım. Tabii ki klavyedeki A'yı B'yi.. uzun araştırmalar sonunda, zar zor bularak... Kaydettim. Yayınlanış haliyle okudum. Bir paragraf yanlışını düzeltmek için işlemi yeniledim. Ve tekrar bastım "yorum gönder" butonuna. Sonuç hüsran! Hata... Metin bulunamadı... Şimdi yeniden yazacağım ama bir önceki yazının içeriğini tekrar etmeden. Demek ki "Görüp Gözeten c.c" o metnin yayınlanmasını murad etmedi. Allahualem!
    Bu kez şunu yazmak istiyorum: Gördüğünüz gibi Fakir, teknolojiye hakim biri değilim. Tek bildiğim düşünmek ve yarım yamalak konuşmak... Dolayısıyla bunun dışında hiçbir şeyi yardımsız yapmam mümkün değil. Tabi bunlar arasında Periskop nedir, canlı yayın nasıl yapılır, bunun için hangi ekipman kullanılır? Vs... dahil. 
    Bu nedenle biraz sabır... Birileriyle görüşüyoruz, konuşuyoruz; epey bir kitlenin ortak malı haline gelmiş "Derindunya" kanalımızın imkanlarını artırılması için neler yapılabilir hususunda imkan zorlaması yapıyoruz. Çok şükür! Ya Fettah! Kapıların sahibi nelere Kadir değil ki? Bizim küçük cihadımızda böyle anlaşılan; döğüş bilmem, kavga bilmem, silah sıkmama, kurşun atmam mümkün değil. Hayr kapıları, böylesi minnacık mücahidciklere de kapalı kalmaz inşallah... Her şey, cihatta karınca kadarınca..
    Bu minvalden olmak üzere dün akşam bir kardeşimle akşam yemeğindeydik. Bugün cumadan sonra bir başkasıyla inşallah... Karşı taraftan bakıldığında, bizim kendimizi gördüğümüz gibi görülmediğimizi anlar gibi oluyoruz da... Samimiyetle söyleyeyim ki ürkütüyor bu durum da bizi... Meğerse başarı da korkulası bir şeymiş. Hatta çok korkulası...
    Bu sebeple... Ne olur yavaş yavaş ve sindirerek gidelim. Sarmaşık gibi hızlı büyütmeyin fakiri, çınar gibi yıllara yayın... Öylesi daha sağlam olur.
    Son bi söz, kendimi anlatabilmem için. Ya da söylesem mi, söylemesem mi? Bir kardeşimle konuşmamızda konu vardı şuraya dayandı: "Bu kadar takipçin var, yüz binlerce... Elinde, yayına hazır, bir sürü kitabın da var..." Evet var şükür! "Neden peş peşe yayınlamıyorsun da bekletiyorsun?"  
    Cevabım şu oldu: Fakiri "Ahmet Abi"si olarak gören o insanları takipçi diye nitelemem mümkün değil; onlar benim kardeşlerim!... Ve kardeşlerimi asla müşterilerim olarak görmek ve düşünmek de yakışmaz bana ya da yakıştıramam özüme. İşte, bunun için yayınlamıyorum. Talep eden yayınevleri olduğu halde. İmkanım olsa kendim yayınlar meccani/bedeva/hediye olarak dağıtırım... Bilmem anlata bildim mi? 
    Hepinizi alınlarınızdan öpüyor ve yüreğime basıyorum toprak kokulu Anadolu'nun öz evlatları.
     Varın kalın hayr'lar içerisinde... 
    ahmet ağabey;
    ben de foruma ara ara gaza gelip yazıyorum, en doğrusu dediğin gibi yavaş yavaş ilerlemek. bugün şu yazını okuyunca yine doğru birini takip ettiğimi düşündürdü... Allah en büyük başarılarda yardımcın yardımcıız olsun ne diyelim...
    ama şu kardeşlerinle bir gün tanışmayacak mısın? ben diğer derin dünya sakinleriyle tanışmak istiyorum, eğitim alanında çalışmalarım var ve en çok fikirlerini duymak istediğim kişiler, birlikte çalışmalar yapıp birbirimize destek olabileceğimizi düşündüğüm kişiler derin dünya sakinleri ama buluşma işini çok büyümeden ufak kitleyken yapsak daha güzel olmaz mı? 
  • AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 288
    Nisan 7 düzenlendi
    Sevgili Fatih... "...bugün şu yazını okuyunca yine doğru birini takip ettiğimi düşündürdü..." cümlesinden hareketle mesajın önüme gelince, alemdeki milyonlar içerisinde "Filtre Dostlar" arasında olduğumuzu bir kez daha anlamış olduk. Bu anlamda senin arzun fakirin  de arzusu... Hatta diğer kardeşlerinin de. Bu minvalde, bir kaç ay önce bir konuşulmuştu. O virgülde kaldı. 
    Kardeşlerimiz arasında, böyle bir arzunun haberini veren o konuşmalardan sonra, biz de böyle ama senin dediğin üzere; "ama buluşma işini çok büyümeden ufak kitleyken yapsak daha güzel olmaz mı?" sorusu muvacehesince düşüne geldik. Şöyle bir yönlendirme yapalım mı? Kanallarımızın birinci kardeşi ve ilk göz ağrımız olarak nitelediğimiz Serdar Topuz'la kurduğumuz çok yakın ilişki ve iletişim yoğunluğundan hareketle, kendisini "küçük grubumuz"un koordinatörü şeklinde değerlendirmekteyiz. Hatta yeri gelmişken söyleyeyim: Çok yakında, kendisiyle açacağımız "DERİNDUNYA HABER PORTALI"nın Yayın Yönetmeni olarak karşılaşacaksınız. (Gerçi konunun açıklamasını kendisi yapacaktı ya acele ettik biz...)
    Bu bağlamda, akıllardaki "DERİNDUNYA BULUŞMASI" hususunu da Sevgili Serdar'la konuşmanın yararlı olacağını söyleyebilirim. 
    Sevgiler ve dualarla... 
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
        sevgili ahmet ağabey ben bir şeyi merak ediyorum. hani şu yahudiler var ya... başları her sıkıştığında bir etnisiteyi bulup onlara medeniyet kurmayı vaad edip ve yine bu söylemlerine paralel olarak ellerinde seninde daha önce bahsetmiş olduğun mısır'dan aldıkları bilgiyi yani gnosis'i veriyorlar demiştin ya bir zamanlar... hah şimdi benim kafama takılan bir soru var. tarihte yahudilerin biz Türklerle, ispanya'dan kaçtıktan sonra ortaklık kurduğunu görüyoruz. ve yine bir videonda bu kurdukları ortaklık her toplumda bir gün başlarına patlıyor demiştin ve bu da genelde ticarete olan düşkünlüklerinden oluyor demiştin (şu an ki para rex ve anti rex'in de temelinde para olunca insan düşünmeden edemiyor). bu sözüne istinaden şunu da demiştin: bizimle de ortaklık bozuldu en nihayetinde... Şimdi gelelim benim asıl merak ettiğim kısıma.

       bize bu ortaklıkta yahudiler neyi teklif etti? o döneme baktığımızda savaş teknolojisi olarak tahminime göre kılıç yay ok vb değil heralde. Şafi topları olabilir mi? ya da başka bişey? illa silah olacak değil?

       1699'da ingilizlerle yaptıkları ortaklıkta onlara buhar beygirini verdiler dedin ağabey. hatta bizi küçümsemek için 1 buhar beygiri 10 at gücücünde demiştin. peki biz niye ortaklık yaptığımız 1400'lerde bu buhar makinasını istemedik onlardan ya da amerikalılara verdikleri atom bombasını ya da 1 ve 2. dünya savaşlarından çıkan almanya bir an da nasıl uçtu da demiştin ya hani son videolarında hah ya da o sanayi teknolojisini niye istemedik?

       burdan şöyle bir çıkarım yaptım bilmiyorum ne kadar doğru? o zaman bu yahudilerin elindeki gnosis mi her ne zıkkımsa artık işte o zamanla gelişen bir şey olmalı. yani zamanın ruhu ile alakalı bişey. 

       başka çıkarımım ise bizler Elhamdülillah Müslüman olduğumuz için yahudiler buna bağlı olarak 1400'lerde bize basit bir teknoloji verdi.

       bir diğer çıkarım ise bu guruh sıkışma durumlarına göre işin içinden çıkmak için bu teknolojiyi kısmen pazarlıyorlar. mesela ispanya'dan osmanlıya kaçan safaradların elinde diyelim taa o günlerden atom bombası teknolojisi vardı ama bunu gerek görmediler o gün kullanmak için ve beklettiler bir şekilde.


      Bu işin özü nedir sevgili ağabey, zekatını verirsense eğer bu fakiri sevindirirsin. Her şeyin en doğrusunu Alim Olan Allah c.c. biliyor.
  • AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 288
    Harikasın sevgili Güney! Böyle bir soruyu ne zaman ve kim akledecek ve soracak diye merak ediyordum; doğrusu. Evvela şu tespiti kayda geçeyim. Diyorsun ya "Buradan şöyle bir çıkarım yaptım; bilmiyorum ne kadar doğru? O zamanda bu Yahudilerin elindeki şey zamanla gelişen bir şey olmalı. yani zamanın ruhu ile alakalı bir şey." İşte bu! Evvela bu! Konuyu, o da merak etmiş ve Sevgili Mehmet Akif Sancaktar'la uzun uzun konuşmuştuk. Hatırlayacaktır. Ondan da 1-2 yıl önce, sormuştum derindunyada "Medeniyet Oburluğu..." nedir gibi bir başlık altında. O zaman gören olmadı. Birkaç ay önce, kardeşlerden biri, (Herhalde Serdar'dı... Malum, o yapıyor böyle tarihi kazıları...)  hatırladı ve soruyu çıkardı lakin merakla izledim ama bir yol alınamadı. Sancaktar'da katıldı tartışmaya ve ucundan gösterdi, derine girmedi. Ve sen açtın dosyayı... Bu bir!
    Gelelim ikiye...  "...   Bize, bu ortaklıkta Yahudiler neyi teklif etti? O döneme baktığımızda savaş teknolojisi olarak tahminime göre kılıç yay ok vb değil herhalde. Şahi topları olabilir mi? Ya da başka bir şey? İlla silah olacak değil? ......    Bir başka çıkarımım ise:  Elhamdülillah bizler, Müslüman olduğumuz için Yahudiler, çekimser kaldı ve buna bağlı olarak 1400'lerde basit bir teknoloji verdi." 
    Sen sormasan da sırası geldiğinde, konuyu açıklayacaktık. Ama senin bu tespitlerinin arkasını önünü doldurarak... Şimdi de öyle yapacağız inşallah. Ama uzun bir yazı ve video kayıt olarak...  Şimdilik bu kadar. En kısa zamanda görüşeceğiz inşallah! 
    Ha gitmeden... Bir makale ya da kayıtta "Voltran" çizgi filminden söz etmiştim. Hatırlayan var mı? 
    Teşekkür edenler (2)GüneyKutbu ISO-CAN
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
         sağolasın, eksik olmayasın ağabey. sondan gidersek eğer, bahsettiğin voltran çizgi filmini sanki hatırlıyor gibiyim video olarak. fakat geçen aylarda bir yorumda yine bu voltrandan bahsetmiştin ağabey orada hatta YEKÜN bilgiden de konu açmıştın. arkadaşlara kısa bi hatırlatayım neyden bahsettiğini sonra ben devam edeyim izninle. sevgili ahmet ağabeyimiz şöyle diyordu yorumunda: ''Allah'ın bilgisi sonsuzdur. bu sonsuz bilgi farklı alemlerde de vardır. diğer alemlerin bilgisini biz bilemeyiz bu alem için verdiği bilgi ise yekün bilgidir... ardından voltran konusunu açmışsın ağabey: ''voltran 1980 lerde bir çizgi film karkteri 5 tane aslan birleşiyor ve bir güç oluşuyor. burda konuyu gnosisle bağlamışssın mealen: acaba birilerinin geçmişten gelen bilgileri artık yok mu? ya da bu bilgi bunlar birleşince mi oluyor? yoksa genç dimağlara subliminal mesajlar mı? veriyorlar?'' diye de eklemişsin.

       

    burdaki linkten çizgi filmden kısa bir kesit izleyebilirsiniz. kötü ihtimalli bakalım. bu çizgi film ahmet ağabeyin bahsettiği herşey olabilir mesela genç dimağlara bir subliminal mesaj: ''çocuklar sakın savaş falan düşünmeyin bu gezegeni koruyacak bir yapı hep olacaktır, siz yiyin, için, uyuyun hatta yeri geldiğinde zinanızı da yapın. (neden zina dedim çünkü adamlar onun subliminal mesajını da çizgi film dahil herşeyde verdiler görsel olarak, hele 1980'ler seks konusunun dünya'da tavan yaptığı dönemler, televizyon yeni yaygınlaşırken boş durmadılar yani) yeter ki bilinçli birey olmayın!'' ya da beş ayrı aslanın birleşmesiyle oluşan gnosis... çizgi filmde dikkatimi çeken bişey oldu. aslanlar hep farklı yerden çıktı, kimi sudan kimi ormandan kimisi yerin dibinden acaba Yekün bilgi dünyayı oluşturan bu yerlerin birleşmesinde mi yoksa dedim. ve ayrıca bu beş aslanı yöneten adam, yani yön veren kişi, bu kim? İblis mi? o zaman yekün bilgiyi iblis mi çalmış? iblis çalmasa da bu bilgiyi mısır'dan alan yahudilerin aklını çeldiği kesin ama.

    gelelim iyi kısıma. yani ahmet ağabeyin acaba bu bilgiyi artık kayıp mı ettiler kısmına. bunun için ahmet ağabeyin bahsettiği katastrof dönemine bakmalıyız. galiba o dönemde 2019 da son halini alacaktı değil mi ahmet ağabey yanlış hatırlamıyorsam? yani demek istediğim şu eğer ki bu pis herifler katastrof döneminin sonunda dünyada ki insanların aklını çelecek yeni bir teknoloji getiremezlerse evet dediğin gibi olur yani bilgiyi kaybettiler diyebiliriz. yok değil de farklı birşeyler yaparlarsa işte o zamanda kimle ortak olacaklar sorusunu sorarız? acaba bizle mi? galiba geçen videolarında bunu demek istemiş olmalısın. evet şimdi daha iyi anlıyorum. iyi de hangi yahudi o zaman? şimdi birde hiksoslardan konu açtın ağabey hatta 4. derin yahudi dedin. yoksa o beş aslanın 5. yahudisi de mi var? hepsini geçtim neden biz ya da dünya bu yahudilerin her seferinde bu kaprisini çekmek yerine: ''kardeşim şu bilgiyi vereceksenizse verin yok vermeyeceksenizse eğer sizi bu dünyadan kovuyoruz'' demiyoruz? Burdan şunu çıkarıyorum: hani yukarıda demişim ya zamanın ruhu... Belki de Allah'u Teala bu bilgiyi onlarda tutarak insanlığı sınıyor. ha unutmadan o yorumda heralde sabiilik miydi samirilik miydi neydi ondanda bahsetmişsin ağabey. acaba bu bilgi sadece Kur'an'da geçen hani o buzağıya tapan samiriler var ya onlarda mı yoksa? soru soruyu açıyor en iysi mi ben ve diğer arkadaşlar senin de bahsettiğin o güzel kaydını bekleyelim. selam ve dua ile.
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .