DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

PERSLERİN İSLAM’A SIZMA HAREKATI : SASANİLER VE DERİN İRAN

«13

Yorumlar

  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    peki ağabey doğal olarak Peygamber torunu olan zeynel abidin sonradan bu durumu görmedi mi? yani yanlış gidiyor birşeyler bu işte bir terslik var. bu adamlar benim anne tarafımdan tanrı soylu olduğumu diyorlar oysaki ben peygamerin torunuyum ne diyor bunlar böyle diye demedi mi hiç? ya da şuubiyeciler zeynel abidinden sonra geleni ya da zeynel abidinin doğan çocuğunu aynı gece başka bir çocukla değiştirmiş olabilirler mi? bir bakıma suikast yapıp ayrı bir çocukla değiştirdiler mi? belkide
  • nevresnevres Gönderiler: 436
    Derin Iran akla yatan bir iddia.Ama eksik olduğunu düşünüyorum. Abdullah ibni sebe yahudi bir kadının oğluydu.Dolayısıyla bu şubiyecilerin bazı yahudilerle ortaklık kurmuş olması muhtemel.Ya da zaten ortaklardı ve devam ettiler.
    Mehdi meselesi hariç videoya katılıyorum.Eğer sünnilikten kastınız dört mezhepse bu dört mezhebin imamları mehdiyi hak kabul etmiştir.Selamlar ,sevgiler.
  • KağanDemirKağanDemir Gönderiler: 217
    Tamamda vidyo zaten mehdi/mesih anlayışının islama  nasıl girdiğini anlatıyor .
  • nevresnevres Gönderiler: 436
    Ahmet Abi sonda sünnilikte yoktur diyor ya, bende farklı düşündüğümü ifade ettim Gökkurt kardeşim.
  • MichaelSikkofieldMichaelSikkofield Gönderiler: 26
    KURTARICI YALNIZCA ALLAH'TIR!
    HİDAYET VEREN YALNIZCA ALLAHTIR!
    Allah'tan başkasını "kurtarıcı", "hidayet verici" bilen, en büyük günah olan, şirk günahını işlemiş olur!
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • KağanDemirKağanDemir Gönderiler: 217
    Sünnilikte var. yok diye kimse diyemez sokaktaki on kişiye sorsan 8-9 "gelecek diyorlar " der . Bunun nedeni kimi dinini iyi bilmiyor kulak dolmalarla yaşaya geliyor . Kimi hadislerde bir iki kere görmüş . Geri kalanlarda hadislere sıkı sıkıya bağlı . İlahijyat hocaları bile bu konuda yumruk yumruğa geliyor . Ben onda birlik kısımdayım nedeni ise iblis yeryüzüne inen bütün kitapları Kuran hariç değiştirdi oynadı . "Yaradılanın ihlasını bozdu" . Rabbim bunun üzerine yemin etti ben bu kitabı El Furkan'ı koruyacağım diye .Çünkü bu Kitap kıyamete kadar insanlığın son çıkışı olacak . Durum bu iken İblisin İslamı Kuran üzerinden değiştirmesi imkansız . Bunun dışındaki bütün yolları deneyecek işi bu iblisin . Ondan ötürü sadece ve sadece yaşantımı tek gerçek doğru üzerine yani Kuran üzerine şekillendirmeye çalışıyorum. Söz konusu olan şey din ise önce Kuran'la sonra kalbimle sonra da aklımla yol arıyorum .Kuran'ım bana mehdi mesih demiyor bahsetmiyor .Kalbim Yahudinin, Persin ve haçlının inandığı beklediği şeyi sende mi bekleyeceksin diyor . Aklım ise Ahmet Abinin dediklerini diyor . Nerves bilirsin bir sene önce de burda tartıştık bu konuları bundan bir sene öncede şimdi de bundan sonrada cevabım aynıydı aynı kalacak ."İÇİMİZDEKİ DÖNMELER " Gerek dinde gerek siyasette hatta futbolda içimizdeki dönmeleri atmak lazım ..
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • nevresnevres Gönderiler: 436
    Ben bu konulara çok girme taraftarı değilim.Daha önemli konular var önümüzde.Herkes istediği gibi inansın.İnanan da dinden çıkmıyor inanmayan da.
    Ancak ben araştırdım ve hak buldum.Hanefi mezhebinin kurucusu Imami Azam Ebu Hanife Fıkhul
    Ekberinde hak olduğunu söylüyor.Bu benim görüşüm herkes istediğine inansın.
    Teşekkür edenler (2)hakimbeyaz AhmetYozgat
  • ibrahimsarikayaibrahimsarikaya Gönderiler: 299
    Hocam su sefer gözlerinize sağlık.Sizi dinlerken görmek anlama açısından daha verimli oluyor.Ben mehdiciliğin müslüman coğrafyasındaki uyuşuklukla ilişkilendiğini düşünüyorum.Nasılsa mehdi gelecek başımıza geçecek bizi kurtaracak.Bir şey yapmamıza gerek .Oturalım bekleyelim diye diye hiç bir şey üretemeyen bir topluluğa evrildik biz müslümanlar. Herşeyi geçtim  fikir üretemez olduk.Bu mehdi inancının toplum üzerinde asıl amacıda buydu kanımca.Zira sizinde bahsettiğiniz üzere şeyhlerimiz herşeyi bilir hatta bizim için aracı bile olurlardıya evrildi.Kuran da bir tane ey hocalar diye ayet olmamasına rağmen Kuranı onlara öylece bıraktık ve ey insanlar ey müminler ile başlayan ayetleri de sanki bize inmemişcesine görmezden gelip anlamaya çalışmadık.Oysa Allah bu vahyi peygamber aracılığı ile hepimize indirmişti. Herneyse bu kısımlar insanın ruhunu sıkıyor devam etmeyeceğim.Cennet cehennem tasavvuru yok edilen ve yerlerine farklı anlayışlar konan biz jön müslümanların tarihsel altyapısı belli olan bu gibi konularda daha duyarlı ve lider olmamız gerekiyor.Allah hiç bilenle bilmeyen bir olur mu diyor ya bizde bilmiyora yatıyoruz Allah yarın sormasın diye. Selametle.
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Vallaha abiler ben daha önce düşünmüştüm ahmet ağabey iran'a  yeni girdi, bu iran'ın derinlerinde de iki yahudi çıkarsa şaşırmayın derim. birbirlerine o kadar çok benziyor ki israil ve iran bölgede... bakalım neler var araştırmak lazım.
  • sahinmatematiksahinmatematik Gönderiler: 67
    ehli sünnete ters
  • sahinmatematiksahinmatematik Gönderiler: 67
    uzun zamandır mehdi konusuna girilmeyip siyaset konuşulduğu için mutluydum ne zaman girildi düşüncelerim eskiye dönüştü. Saygı değer Ahmet Yozgat önceleri sizin mehdi konusunda fazla bilgim yok dediğinizi hatırlar gibiyim
    Teşekkür edenler (1)nevres
  • MichaelSikkofieldMichaelSikkofield Gönderiler: 26
    Din zannedilen geleneklerden bazı örnekler vereceğim size ki bu işi yapmak, bir kütüphane dolusu kitap yazmak gerektirir. Zira ortalık İslam zannedilen kulaktan dolma bilgiler, eski alışkanlıklar, töreler, gelenekler ve eklemelerden geçilmiyor. Bu işi elimden geldiğince kısa ve öz yapmaya çalışacağım. Lafı çok uzatmadan başlıyorum.

    Gelenek: Ölünün arkasından Yasin okumak.
    Gerçek: "Kuran, DİRİ OLANI uyarsın ve gerçeği örten nankörler/inkârcılar aleyhine söz hak olsun diye indirilmiştir." 

    Az önce ölülerin arkasından okunan Yasin suresinin 70. ayetini okudunuz.

    Gelenek: Ölünün 40. gününde mevlid töreni yapmak.
    Gerçek: Şamanizmden kalma bir adet (tıpkı gidenin arkasından su dökmek, nazar boncuğu kullanmak gibi eski bir Türk adeti)




    Gelenek: Sünnet olmak.
    Gerçek: Bilinen tarihte Antik Mısır'dan Yahudilere aynen geçen ve cinsellikten az zevk alınması için yapılan asketik (çileci) bir uygulamadır. Hatta kimi toplumlarda yapılan kadın sünnetinde de kadının zevk almasını iyice önlemek için özellikle "klitoris" bölgesi alınır. Kuran'da sünnet olmak yoktur, iması bile geçmez. Yani boş yere kestirdik beyler ve sırf bu yüzden cinsel organımız sünnetsiz birininkine göre daha duyarsız hale geldiği için cinsellikten daha az zevk alıyoruz. Sanırsın peygamber, Ebu Bekir, Ömer, yaşını başını almış sahabe o kadar zorluğun içinde işi gücü bırakıp sünnet oluyordu, he tamam. (Gerçi peygamberimize doğuştan sünnetli diyorlar, malum, hadislere göre Ayşe validemiz haşa peygamberimizin yatak odasıyla ilgili tüm detayları millete anlatıyor). İstisnai olarak bazı erkeklerde sağlık açısından sünnet yapılması gerekli olabiliyor olsa da, bu dini bir emir değildir. Tıpkı bademciklerin alınması gibi. Dövme yaptırmaya "Allah'ın yaratışını değiştirmek" diyen Diyanet'in, sünnet gibi geri dönüşü olmayan bir şeyi tasdik etmesi ise hem bir çelişkiler yumağıdır, hem de bir Müslümanın kendisini Allah'tan başka hiçbir kişi ve kuruma teslim etmemesi gerektiğinin kanlı canlı ispatıdır.

    Gelenek: Peygamberden şefaat istemek.
    Gerçek: Allah'ın, peygamberimize toplumuna söylemesi için vahyettiği sözler: "De ki: 'Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar sağlayabilirim.'" (Cin 21)

    Gelenek: Evliyalardan şefaat istemek
    Gerçek: Bir önceki ayetle bu ayet arasındaki paralelliğe dikkat: "Allah'ın yanında bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: 'Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır.'" (Yunus 18'den)

    Gelenek: Bir insan Allah'tan daha adil ve daha kudretli olabilirmişçesine, bir kişinin bir kişiyi cehennemden kurtarabileceğine, yani ona şefaat edebileceğine inanmak.
    Gerçek: "Şefaat, tümden ve sadece Allah'ındır." (Zümer 41'den) 
    "Günahları Allah’tan başka kim affeder?" (Ali İmran 135'ten)
    Bunun dışında insanların, meleklerin ya da kulların yapabileceği "şefaat", sadece "tanıklık" manasında kullanılır. Tıpkı İsra suresinde sabah namazının tanıklarca (muhtemelen melekler) izlendiğinin belirtilmesi gibi.

    Gelenek: Evliyalardan medet ummak, türbelere gidip ölen "mübarek" kişiyi Allah ile araya aracı kılarak duaların gerçekleşeceğini zannetmek (torpili ve dalkavukluğu dine bile sokmuş vaziyetteler).
    Gerçek: Kuran bunu yasaklayan ayetlerle doludur, hepsini koymaya kalksam yazı iyice uzayacak. Anlayana sivri sinek saz misali bir delil de yeter:
    "Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah'ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur." (Şura 46)

    Gelenek: Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.
    Gerçek: "Kâfirler hoşlanmasa da siz, dini yalnız O'na özgüleyerek, Allah'a dua edin!" (Mümin 14)

    Gelenek: Biz şeyhlere, velilere, evliyalara tapmıyoruz, kulluk etmiyoruz. Onlar bizim için yol gösterici.
    Gerçek: O insanlardan medet ummanız, ağızlarından çıkan her sözü kural bellemeniz, kendinizi onlara teslim etmenizin adı "kulluk" ve "tapınmak"tır zaten. Şirk koşmanız için çok tanrılı mitolojik bir dine mensup olmanız şart değildir. Bu ayet size tapınmanın ve kulluğun ne olduğunu iyice açıklayacaktır: "Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz." (Zümer 3)

    Gelenek: Veli, şeyh, evliya, gavs gibi kişiler ruhani özelliklere sahiptir.
    Gerçek: Kuran'da nebilerin sonuncusu olan Muhammed'den sonra kimsenin böyle bir özelliğe sahip olabileceği belirtilmediği gibi Allah; Hristiyan ve Yahudileri bu yüzden eleştirir: "Allah'ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet/kulluk etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah'tan başka. Onların ortak koştuklarından arınmıştır O." (Tevbe 31). İstisnalar dışında herhalde hiçbir papaz ya da haham çıkıp da "Ben Allah'ım" demiyordu ve Hristiyanlar, Yahudiler de onlara Tanrı demiyorlardı. Oysa kendilerini o ruhban sınıfına teslim etmeleri; onları rab edinmek, onlara kul olmak ve Allah'a şirk (ortak) koşmaktır. Günümüzde kullandığımız şirket (ortaklık) kelimesi de Arapça'daki "şirk"ten gelir ve Allah'ın ortağı yoktur.

    Gelenek: Peygamber de kural koyabilir, haram ve helal belirleyebilir, bak bu ayette öyle diyor: "Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyenlerle, kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.” (Tevbe, 9/29)
    Gerçek: Kuran a+b+c şeklinde bütünsel okunan bir kitaptır. Allah dışında hiçbir varlık (peygamber, melek, vs) dine kural koyamaz. "Hüküm yalnız O'nundur." (Enam 62'den). "Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır." (Yunus 109)
    "De ki: 'Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum.'" (Araf 203'ten)
    Resul, kelime manasıyla birebir olarak "elçi" demektir. Elçi, belirli bir makamın sözlerini ileten, onu temsil eden kimsedir. Nasıl ki bir Osmanlı elçisi, Bizans kralına kendi sözlerini değil de padişahın sözlerini iletiyorsa, Allah'ın elçisi yani resulullah da Allah'ın sözlerini, emir ve yasaklarını ileten kimsedir.

    Gelenek: Mezhepler haktır.
    Gerçek: "Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir." (Enam 159)
    "Sizin için, dinden, Nûh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Mûsa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!" Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir." (Şura 13)
    Bu ayetlerde Allah'ın "sen" diye hitap ettiği kişi son peygamberimiz Muhammed'dir. Mezheplere inanıp Muhammed peygamberimizle hiçbir ilişiği olmayan kimselerden olmak elbette sizin seçiminiz... İslam'da mezheplere bölünmek yoktur, hatta yasaklanmıştır. Mezhepleri yasaklayan diğer ayetler için bkz: Şura 14, Rum 32, Ali İmran 103-105, Tevbe 107.

    Gelenek: Mezhepler sadece işleri kolaylaştıran yorumlardır.
    Gerçek: Mezhepler namazda parmaklarının arasının kaç karış veya kaç parmak aralık olması gerektiğinden tut da, suyu kaç yudumda içmen gerektiğine kadar Kuran'da yer almayan, tamamen kişiye bırakılmış konuları didik didik deşen ve dini zorlaştıran uygulamalarla doludur. Bunun yanı sıra ve daha da tehlikelisi, mezheplerin birbirinden farklı helal ve haramları vardır. Oysa "bir" olan Allah'ın, helalleri de "bir"dir, haramları da "bir"dir. Aşağıdaki tabloları ister okuyun, ister hızlıca bir göz gezdirin:





    Bu tablolar sabaha kadar sürer ve her mezhep de kendisinin doğru yolda olduğuna inanır. Kuran ise adeta bugünleri anlatır: "Onlar ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür." (Rum 32)
    "Hep birlikte Allah’ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın" (Ali İmran 103'ten)

    Gelenek: Kainat peygamberimizin yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır.
    Gerçek: Yuh.

  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 369
    Nisan 8 düzenlendi
    Sevgili Michealsikkofield öncelikle sana teşekkür ederim. Neden olduğunu biliyorsun. yazını okudum. çok geniş örnekler vererek konuyu açıklamaya çalışmışsın. verdiğin örneklerin bazılarına katılmıyorum. Örnek sünnet olmak,peygamberimizin şefaatinden mahrum olmamak gibi. bu konularda verdiğin örneklerle  anlatmaya çalıştığın DİNDE HURAFECİLİK VE MEZHEPÇİLİK  birbirine karışmış.Buda ister istemez kafa karıştırıyor. Bilen ve bilmeyen için. Dinimizde hurafe dediğimiz sonradan din adına yapılan birtakım hareket ve fiillerin dinimizle uzaktan yakından bir alakası YOKTUR.
    Ben din alimi değilim. Lakin yukarda da söylediğim örnekte olduğu gibi  yanlışlıklar içine bana göre birtakım doğruları da katmışsın.Bu şekilde konuyu açıklaman doğru değil diye düşünmekteyim. Açıklamalarında Kuran-ı kerimin ayetlerini kullanman çok güzel fakat bir ayeti salt okunuşu yanında o ayetin indiği zaman yer  ahval  öncesi  ve sonrası ile bir bütün olarak değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum. Aksi takdirde kafa karışıklığına sebeb olabilir. Örnek: Namaz kılmak günahtır. desem tüm forum bana tepki gösterir. Ama cümlenin başına '' kirli iken '' ibaresini eklesem anlam 180 derece değişmiş olur. Bunun gibi düşünmek gerekir. Seninde yukarıda verdiğin her bir örnek ayrı ayrı artısı ve eksisi ile değerlendirilmesi gerekir diye düşünenlerdenim. KURAN-I KERİMDE okuduğumuz ayetleri bizatihi kuranın kendi şahsı ile bir bütünlük oluşturacak şekilde değerlendirmeliyiz. Hülasa konuyu toparlamak gerekir ise DİNDE HURAFECİLİK VE MEZHEPÇİLİK  başlığı altında bu konu din alimleri ve diyanet işlerince de işlenmiştir. Burdaki kaynaklardan da faydalanmadan fikir üretmek ve söylemek insanı yanlışa ve sıkıntıya düşürebilir. Diyanet işleri başkanlığınca konu hakkında yayınlanmış eserlerden de faydalanman dileği ile....................

    Not: Yada bizim gibi cahillere diyanet işlerinin konu hakkındaki yorumunu da kaynak olarak belirtirsen ancak bize ışık tutmuş olursun.Aksi takdirde özellikle dini konularla ilgili  fikirlerinde sıkıntı yaşayabiliriz.. Yada bilmeden, sende herhangi bir yerden faydalanıyorsan kaynağını biraz araştır derim.

    Selamlarımla.
    Teşekkür edenler (2)KağanDemir enes
  • nevresnevres Gönderiler: 436
    Michal siccofield namazı orucu haccı nasıl yapıyorsun,neye göre ?
    Teşekkür edenler (1)KağanDemir
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 369
    Nisan 9 düzenlendi
    Arkadaşlar bu konular bu formatı ile bizi bir yerlere götürmez. Sevgili Michealsikkofield kardeşimiz de konularını yazarken eminim ki daha fazla kaynaktan detaylandırarak yazacaktır. Bir sonraki yazısında  kardeşleri olarak bu talebimizi kırmayacaktır. Aksi takdirde avare kasnak misali tartışma olmaktan öteye gitmez. Neyse gelelim videoya

    PERSLERİN İSLAMA SIZMA HAREKATI sasaniler ve derin iran üzerine derin araştırma yapmaktayım.Henüz fikir beyan edecek noktaya gelemedim.Sizlerin fikirleri bana da yardımcı olmakta. Ne mutlu Ahmet Abimiz bizim adımıza konuyu araştırıp pilavı pişirip önümüze getiriyor,bize sadece onun fikirlerini ve söylediklerinin doğruluğunu farklı kaynaklardan araştırmak kalıyor. Kendisine ne kadar teşekkür etsek az olur. Araştırdığımızda ise BİLGİ ile BİLGELİK arasındaki farkı birkez daha anlıyoruz.  Bu noktada bize hakkı geçiyor hakkını bize helal etmesini isteyelim.
    Selam ve dualarım ile........
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .