DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

PERSLERİN İSLAM’A SIZMA HAREKATI : SASANİLER VE DERİN İRAN

2

Yorumlar

  • SerdarTopuz_SerdarTopuz_ Gönderiler: 451
    @MichaelSikkofield  kardeşimizin ayrı bir başlık açmasını öneririm. Söylediklerine katılıp katılmamak söz konusu olsada ben beğenerek okuyorum ve takip ediyorum. Süreklilik sağlanırsa kardeşimizle bir çalışmaya gidebiliriz. Bu arada sevgi @hakimbeyaz  bana sürekli makalelerinden mahrum kalıyoruz diyordun da senin makaleler, yorumlarının içinde eriyip gidiyor, farkında bile olmuyoruz sanılmaya...
    Teşekkür edenler (3)nevres hakimbeyaz AhmetYozgat
  • nevresnevres Gönderiler: 436
    Nisan 9 düzenlendi
    @hakimbeyaz kardeşim bende araştırıyorum hormuzan denen biri var.Bu adam yüksek ihtimal şubiyecilerin kurucusu olsa gerek ama emin degilim sadece tahmin.Hz. Ömer yuksek ihtimal bir komplo ile şehit edilmiş.Sana tavsiyem Hormuzan ve Hz.Ömer'in oğlu Ubeydullahı araştır.Bende araştırıyorum burda paylaşalım araştırmalarımızı.Ucundan yakaladık gibi geliyor.Selamlar ,sevgiler.
    Teşekkür edenler (2)SerdarTopuz_ hakimbeyaz
  • seckinceseckince Gönderiler: 359
    Nisan 9 düzenlendi
    Tamamen hayal ürünü bir kurgu. İran(veya şöyle diyelim) şia karşıtı olma yönelimiyle uydurulmuş savlar. Şuubiye, Yezdigerd vs vs diye ezoterik bi hava verilmeye çalışıyor. Uydurma şeyler bunlar. İran'da İslam Cumhuriyeti var.  Öyle İran bile demeden bastıra bastıra vurgulayıp PERSLERRRR demek sadece bir algı  oluşturma niyetidir. 

    "Hasan(RA)'a İran'ın değer vermediğini iddia etmek(kaldı ki İran sözcüğünü de tamamen artniyetli ve algı oluşturma amaçlı kullandığı belli oluyor)  de yanlış ve uydurmadır. Huseyn'in bu kadar etkili gündem sayılmasının sebebi O'nun şiddetli bi şekilde ve gönülleri dağlayıcı bir şekilde katledilişidir. Yani biz Hazreti Huseyn Efendimizi(RA) anarken üzülmüyor muyuz; kalbimiz kan ağlamıyor mu? Bu durum Hazreti Hasan Efendimiz'i(RA) hafifsediğimizden midir?

    Güya Gul'at'ın(yazar Galat diyor) ardında ZeynelAbidin(RA) var olması iddia ediliyor. Zeynelabidin ameli salih bir imamdır, müslümandır. Zeynelabidin'den İran'a yönelik düşmanlık üretemessiniz. Ehli sünnet imamları da 12 İmam diye bilinen kişilere hiç bir zaman düşmanlık etmemiştir. 

    Öyle çıkıp da  "Biz aslında 12 İmam'ı severiz. Onlara düşmanlık için konuşmuyoruz vs vs"  demekle ibra olunamaz. Biz buna sadece "Çevir kazı yanmasın", deriz.

    Keysaniler, uveyhiler, zerdüştçüler vs vs yaz da yaz.

    Derin İran diyerek kasdedilen;  İran İslam Cumhuriyeti'nin önderleri. Anladığımız budur.  Tabi yalan yanlış ithamlar bunlar.

    İslam Cumhuriyeti'ne düşmanlık için kurulan cephenin kurucu başı siyonizm, büyük şeytan abd ve onların işbirlikçisi yerli liderler. Tabi bunları alkışlayıp fikirsel arkaplanını uyduran(!) Çokbilmişlerdir. 

    Ezcümle İran diyorsanız amerika da, siyonizm(israil) de vs vs  de  demeyi bilmeliyiz. İran deyip de Hazreti Ömer'e geçerseniz olmaz. O zaman İran diye bi devlet yok bi kere. İran diyorsanız Hazreti Ömer demiyeceksiniz; amerika diyeceksiniz, israil diyeceksiniz, Türkiye diyeceksiniz. Hazreti Ömer deyip de İran'a atlarsanız bu artniyetliliktir, algı çalışmasıdır. Çünkü Hazreti Ömer zamanında İran İslam Cumhuriyeti diye bir devlet yok.

     Hakk'ı batılı iyi kategorize etmeliyiz.

    seckince
    Teşekkür edenler (2)AhmetYozgat hakimbeyaz

    "seckince-Speare-sevmekesas" Hattı

  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Seckince derdin büyük olmalı. İran diye bir devlet niye bugün Suriye'de çocuk öldürüyor ki bunlar müslüman evlatları ? Bu yüzeysel basit sorunun cevabını gevelemeden verirsense belki bende senin şu yazdıklarına vakit ayırırım.
    Teşekkür edenler (3)nevres hakimbeyaz AhmetYozgat
  • seckinceseckince Gönderiler: 359
    null
    Valla bana vakit ayir diye bi beklentim yok benim. Amerikan agziyle konusman ne duzeyde ve hangi kulvarda oldugunu zaten belli ediyor. Men çu guem temburem cu guyed, diyorum sadece.
    Selamlar.

    "seckince-Speare-sevmekesas" Hattı

  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Burası bizim mahalle istediğim gibi atımı oynatırım! Sorum halen daha geçerli.. Niye?
  • seckinceseckince Gönderiler: 359
    null
    Bak dediğim hic bir fikire aciklama getirmis degilsin. Sadece laf canbazligi. Dedigim hangi söze itiraz ediyorsun arkadas?

    "seckince-Speare-sevmekesas" Hattı

  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Niye? Niye? Niye? Bizler Asil Milletiz dediğimizin de sonuna kadar arkandayız. Soruma cevap ver, yazdıklarını belki bir ihtimal kaale alıp cevaplandırırım. Niye?
    Teşekkür edenler (1)AhmetYozgat
  • seckinceseckince Gönderiler: 359


    Niye? Niye? Niye? Bizler Asil Milletiz dediğimizin de sonuna kadar arkandayız. Soruma cevap ver, yazdıklarını belki bir ihtimal kaale alıp cevaplandırırım. Niye?
    Bakınız benim sizden veya bi başkasından "KAALE ALINMAK" veya "İLLÂ CEVAP ALMAK"  gibi bi beklentim yok. 
    Bu nedenle de kendi kendinize gelin güvey olmasanız iyi olur. Understand? :)

    "seckince-Speare-sevmekesas" Hattı

  • keremkerem Gönderiler: 46
      ASIRLARA GÖRE şeriatler değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatler, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü'l-Enbiyadan sonra, şeriat-i kübrâsı her asırda her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlere ihtiyaç kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheplere ihtiyaç kalmıştır. Evet, nasıl ki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, mizaçlara göre ilâçlar tebeddül eder. Öyle de, asırlara göre şeriatler değişir; milletlerin istidadına göre ahkâm tahavvül eder. Çünkü, ahkâm-ı şer'iyenin teferruat kısmı, ahvâl-i beşeriyeye bakar, ona göre gelir, ilâç olur. Enbiya-yı sâlife zamanında tabakat-ı beşeriye birbirinden çok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efkârca iptidaî ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki şeriatler, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hattâ bir kıt'ada, bir asırda ayrı ayrı peygamberler ve şeriatler bulunurmuş. Sonra, Âhirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insanlar güya iptidaî derecesinden idadiye derecesine terakki ettiğinden, çok inkılâbat ve ihtilâtatla akvâm-ı beşeriye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek şeriatle amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı şeriate ihtiyaç kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de lüzum görülmemiştir. Fakat tamamen bir seviyeye gelmediğinden ve bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyede gitmediğinden, mezhep
    dinde tutulan yol
    ler taaddüt etmiştir. Eğer, beşerin ekseriyet-i mutlakası, bir mekteb-i âlinin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyeyi giyse, bir seviyeye girse, o vakit mezhepler tevhid edilebilir. Fakat bu hal-i âlem o hale müsaade etmediği gibi, mezâhib de bir olmaz. Eğer desen: Hak bir olur. Nasıl böyle dört ve on iki mezhebin muhtelif ahkâmları hak olabilir? Elcevap: Bir su, beş muhtelif mizaçlı hastalara göre nasıl beş hüküm alır. Şöyle ki: Birisine, hastalığının mizacına göre su ilâçtır; tıbben vâciptir. Diğer birisine, hastalığı için zehir gibi muzırdır; tıbben ona haramdır. Diğer birisine az zarar verir; tıbben ona mekruhtur. Diğer birisine zararsız menfaat verir; tıbben ona sünnettir. Diğer birisine ne zarardır, ne menfaattir; âfiyetle içsin, tıbben ona mübahtır. İşte hak burada taaddüt etti. Beşi de haktır. Sen diyebilir misin ki, "Su yalnız ilâçtır, yalnız vâciptir, başka hükmü yoktur"? İşte bunun gibi, ahkâm-ı İlâhiye, mezheplere hikmet-i İlâhiyenin sevkiyle ittibâ edenlere göre değişir. Hem hak olarak değişir ve herbirisi de hak olur, maslahat olur. Meselâ, hikmet-i İlâhiyenin tensibiyle İmam-ı Şâfiîye ittibâ eden, ekseriyet itibarıyla Hanefîlere nisbeten köylülüğe ve bedevîliğe daha yakın olup, cemaati birtek vücut hükmüne getiren hayat-ı içtimaiyede nâkıs olduğundan, herbiri bizzat dergâh-ı Kàdıu'l-Hâcâtta kendi derdini söylemek ve hususî matlubunu istemek için, imam arkasında Fâtihayı birer birer okuyorlar. Hem ayn-ı hak ve mahz-ı hikmettir. İmam-ı Âzama ittibâ edenler, ekseriyet-i mutlaka itibarıyla, İslâmî hükûmetlerin ekserîsi o mezhebi iltizam etmesiyle, medeniyete, şehirliliğe daha yakın ve hayat-ı içtimaiyeye müstaid olduğundan, bir cemaat bir şahıs hükmüne girip, birtek adam umum namına söyler; umum, kalben onu tasdik ve rapt-ı kalb edip, onun sözü umumun sözü hükmüne geçtiğinden, Hanefî mezhebine göre imam arkasında Fâtiha okunmaz. Okunmaması ayn-ı hak ve mahz-ı hikmettir. Hem meselâ, madem şeriat, tabiatın tecavüzâtına sed çekmekle onu tâdil edip nefs-i emmâreyi terbiye eder. Elbette, ekser etbâı köylü ve nim-bedevî ve amelelikle meşgul olan Şâfiî mezhebine göre, kadına temasla abdest bozulur, az bir necaset zarar verir. Ekseriyet itibarıyla hayat-ı içtimaiyeye giren, nim-medenî şeklini alan insanlar ittibâ ettikleri mezheb-i Hanefîye göre, mess-i nisvan abdesti bozmaz, bir dirhem kadar necasete fetvâ var. İşte, bir amele ile bir efendiyi nazara alacağız. Amele, tarz-ı maişet itibarıyla,ecnebî kadınlarla ihtilâta, temasa ve bir ocak yanında oturmaya ve mülevves şeylerin içine karışmaya müptelâ olduğundan, san'at ve maişet itibarıyla tabiat ve nefs-i emmâresi meydanı boş bulup tecavüz edebilir. Onun için, şeriat onların hakkında o tecavüzâta sed çekmek için, "Abdest bozulur, temas etme. Namazını iptal eder, bulaşma" mânevî kulağında bir sadâ-yı semâvî çınlattırır. Amma o efendi, namuslu olmak şartıyla, âdât-ı içtimaiyesi itibarıyla, ahlâk-ı umumiye namına, ecnebî kadınlara temasa müptelâ değil; mülevves şeylerle, nezafet-i medeniye namına kendini o kadar bulaştırmaz. Onun için, şeriat, mezheb-i Hanefî namıyla ona şiddet ve azimet göstermemiş, ruhsat tarafını gösterip hafifleştirmiştir. "Elin dokunmuşsa abdestin bozulmaz; hicab edip kalabalık içinde suyla istinca etmemenin zararı yoktur; bir dirhem kadar fetvâ vardır" der, onu vesveseden kurtarır. İşte, denizden iki katre, sana misal... Onlara kıyas et. Mizan-ı Şa'rânî mizanıyla, şeriat mizanlarını bu suretle muvazene edebilirsen et. سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَۤا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
    Teşekkür edenler (3)seckince ISO-CAN nevres
  • seckinceseckince Gönderiler: 359
    kerem Kardeşimiz güzel bir  izahatı  yayınlamış. Mezheb denildiğinde ne anlaşılması gerektiği hususuna ışık tutan bir izahat. Tabi asıl konumuz olan "Perslerin İslam'a sızması.." diye ortaya konan tasviratın  aydınlatılamadığını da eklemem gerektir.  Bu konuda dikkat çekilen "Persler" diye belirtilen ve  -aslında- belirli bir ideolojiye de işaret eden anlayışı söz konusu etmek gerek diye düşünüyorum. 

    Bilmem anlatabildim mi? :)

    "seckince-Speare-sevmekesas" Hattı

  • keremkerem Gönderiler: 46
    Seckin gardaş zaten burada kanatimce; asıl mesele perslerin islama sızması (ki bu doğrudur Hz ömer R.A onların batıl dinlerini tarumar ettiği günden beri içten içe düşmanlık beslemişlerdir hala bu düşmanlıkları katlanarak devam etmektedir.) hakikatı kılıf yapılıp İslamlardaki mezheplere ve hakikatlere ki şuan için mehdiyet hakikatına saldırı yapıldığı yönünde,zira malum olan bir şeyi ifşa etmekten murat başka şey olsa gerek bu zaten malum bu sızıntıyı bahane edip ,İslamlar içinde 1000 küsür senedir hükmü süren ve ümmetin kahir ekseriyetinin kabul ve iman ettiği bizdeki hak mezheplere ve mehdiyet hakikatını tahrip etmeye çalışmak teşebbüsü olarak telakki ediyoruz.yani vaki olan bir sızıntıyı kullanarak başka şekilde bize sızma teşebbüsü.
    Bu ve benzeri forum vs. istima makamında olan gardaşlar lütfen çok dikkatli olalım maddi tazyikatla beraber hatta daha tehlikeli olan manevi tazyikatlar sağdan soldan alttan üstten her taraftan üzerimize gelmekte,caddeyi kübra ümmetin ekseriyetinin ve ekseriyet ümmet tarafından kabul görmüş ulemanın gittiği yoldur.münferit yollar fazlaca itibar edilmesin.fetö hadisesi ile insanların zihinlerinde bir karmaşa oluştu maalesef olumsuz etki bıraktı bu karmaşadan istifade ile bizim manevi değerlerimizi tahrip etmelerine izin vermeyelim.Allahu alem bu projenin belkide başka bir safhası.
    selametle
    Teşekkür edenler (3)ISO-CAN nevres KağanDemir
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 369
    Nisan 14 düzenlendi
    Fetö  meselesi ile  şahsen benim maneviyatım daha da güçlendi. yapılanları gördükçe din adına dikkat edilmesi gerektiği ortaya çıktı. Dini kullanarak kendisinde bir keramet oluşturan bir takım zümrelerin fetö meselesinden sonra dikkat etmeye çalışmasından daha doğal ne olabilir ki.
    Çok doğru söylüyorsun kerem kardeşim dikkat etmeleri gerek. Fakat kaygılanmana da  gerek yok. Geçenlerde adı ''şucu''  olan bir tanıdığımla karşılaştım. Yarı şaka yarı ciddi  fetö de gitti hadi iyisiniz meydan  size kaldı diye takıldım. yok abi ya hiç göründüğü gibi değil dedi. hayırdır dedim. Eskisi kadar rahat olamadıklarını, yardım edenlerin artık yardım etmez olduğunu, milletin biraz da korkudan olsa gerek teveccühünün artık kalmadığını eskisi kadar yanlarında  kimsenin kalmadığı  gibi bir sürü  laflar etti. Bende kendisine gayri ihtiyari iyi iyi,  demişim. Neresi iyi kardeş durum çok kötü diye serzenişte bulundu.
    Fetö hadisesi insanların zihinlerinde olumsuz etki bıraktı MAALESEF diyen bir zihniyete sahip olacağına Rabbim yardım etti de bu beladan ülkemizi korudu kurtardı desen de kalplerimize bağdaş kursan daha şık olmaz mı Kerem kardeşim ne dersin ?  Yine son parağrafta geçen '' bizim manevi değerlerimizi''  tahrip etmeleri der iken de ne kast edildiğini biraz açıklarmısın burayı da anlamadım. Manevi değerlerin sizin bizim gibi ayrıma tabi tutulması ne kadar doğru olur.?
    Teşekkür edenler (1)nevres
  • GüneyKutbuGüneyKutbu Gönderiler: 296
    Seckince sence Şia ya da pers her ikiside islam içinde nasıl yer edinmiş? Yani bu iki fasılın İslam'da ne anlama geldiğini açıklayabilir misin? Daha doğrusu Şia ve pers'te islam ne demek sence? Bi başka sorum ise daha spesifik olacak. Şia ya da pers islam kılıcı altında hangi gayrimüslim ile savaşmış?
  • Murat_TezelMurat_Tezel Gönderiler: 7
    Sevgili Dostlar;

    Ebu Hureyre (R.A) diyor ki;

    "Ben Resulullahdan iki kab dolusu ilim aldı. Bunlardan birini size naklettim, diğerini de nakletmiş olsaydım boynumu vururdunuz "  Buhari, İlim , 42,

    Ebu Hureyre Hz.'leri gibi Kur'an-ı Kerim ilimlerinin hakikatine ulaşan bir çok İslam mutasavvıfı ve düşünürü yazmış oldukları eserlerde Kur'an-ı Kerim'in derinliklerini anlatan cümlelerinde daha ileri gitmekten korkarak "Bundan öteye anlatmaya bize müsaade yoktur" diyerek, konuyu kapatmışlardır.Sebebi ise fitne çıkmasını önlemektir. Ama insan "olgunlaştıkça" genetiğine işlenmiş olan bu bilgiyi aramak için çaba harcamaya devam edecektir.

    Saygılarımla
    Teşekkür edenler (3)nevres ISO-CAN fatihdyr
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .