DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber

Bir Devşirmeler Dönemi Padişahı: 1.Abdülhamid

AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 2603. Derece

Bu kısa tarih hatırlatmasında; Osmanlı’nın hiç hatırlanmayan bir padişahından, 1. Abdülhamid’den söz edelim. Sırf  “Garip Sultan”lardan biri hatılansın diye. Tabii ki kısaca… 

1. Abdülhamid, 1725 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmişti. 27. Osmanlı padişahı ve 106. İslam halifesiydi. 3. Ahmet'in oğluydu. Kardeşi 3. Mustafa'dan sonra 3. Selim'den önce yani 1774 ile 1789 arasında, on beş sene hüküm sürdü. Tüm Osmanlı şehzadeleri gibi o da iyi bir eğitim almıştı. Hat sanatıyla da uğraştığı vaki. Kişilik anlamında  merhametli, nazik ve terbiyeli olduğu, iyi bir ahlak tedrisinden geçtiği bilinmekte. Her şeyden evvel, halkının sevgisini kazanmayı başarmıştı. Dindar bir kimseydi ve halkı, onu “veli” lakabıyla anardı. Sultanlığı esnasında devlet işleriyle yakından ilgilenen biriydi. Her konuda vezirleriyle fikir paylaşımı yapardı. Eğitim ve askeri alanda gelişmeler sağlamak için kafa yoran 1. Abdülhamid, önemli imar işlemleri gerçekleştirdi. Bu arada iyice bozulan Yeniçeri ocağında da bazı düzenlemeler yaptı. İstihkam okulunu açan sultan olarak bilinir. Zamanında sürat topçuları ocağı genişletilmiş, lağımcı ve humbaracı ocakları ıslah edilmişti. Asker ocağında Yeniçeri sayımı yaptırarak, sahte "esame kartlarıyla" fazla para alanları, ordu saflarından temizledi. ve ulufe alım-satımını yasakladı.

Saltanatı dönemindeki önemli olaylara gelince: Sultan 1. Abdülhamid, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşının en kötü döneminde tahta geçmişti.  Ruslar karşısında, devletinin gücünü anlayıncabarış istedi ve Küçük Kaynarca Antlaşması'na imza attı. Lakin birkaç ay sonra İran'la karşı karşıya geldi. Türkmen Kaçarlar'ın rakibi olan Farisi Kerim Han Zendİ'nin,  Basra'yı aldığında tarihler 1775'i göstermekteydi. Bu nedenle İran'a harb ilan edildi. Basra, ancak üç yıl sonra geri alınabildi.

Öte yanda Rusya... Küçük Kaynarcaya rağmen, iki devlet arasında kalıcı bir barış sağlanamamıştı. Çünkü Rusya Kırım'ı tamamen kendisine bağlamak istiyordu. Bağladı da... Hain Giray Şahin'in, Rusya'yı ülkesine çağırdı. Ve böylece Kırım Hanlığı,  1783 tarihinde Rusya'nın bir eyalet haline geldi. Devletin başı dertten kurtulmuyordu ki... Şimdi sırada 1787-1791 Osmanlı-Avusturya Savaşı vardı. Neyse ki... Koca Yusuf Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, Sebeş'de büyük bir zafer kazandı.
 Lakin  iki ayrı cephede savaşmak zorunda kalan Osmanlı ordusu ikiye ayırmıştı. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen Ruslar, aniden saldırıya geçerek Özi kalesindeki 25 bin kişiyi katlettiler. Bu haberi  alan 1. Abdülhamid, kederinden hastalandı. Ve 1789'de hayatını kaybetti. Öldüğünde 64 yaşındaydı.
Son söz olarak, sözü edilen Abdülhamid’in iyi bir lider olduğu söylenemez. Lakin onun gibi, orta dönem padişahlarının, eli kolu, zaten zincirliydi. Bırakın liderliği, sıradan sultanlık yapmak bile, “Devşirme Derin Devlet”in iznine bağlanmıştı. 
İşte, böyle bir devlet haline getirilmişti "Kayı Hanedanlığı"nın Osmanlısı... 
***

Yorumlar

  • KağanDemirKağanDemir Gönderiler: 2173. Derece
    Sevgili Ağabeyim yazın için teşekkür ederim. Son zamanlarda Giray-Karaylar hakkında kısa kısa bilgiler veriyorsun. Zannımca Yerli Yahudi çalışmanız için ön hazırlık bunlar. Bu çalışmayı merakla bekliyoruz.
    Saygılar
  • YikaGYikaG Gönderiler: 813. Derece
    Güzel bir yazı tebrikler.1.Abdülhamit kederinden hastalanmıştır.Vücudunun sağ tarafına felç girmiştir.Lakin,kırımı şahin giraya bırakarak kırım halkına da ihanet etmiştir.Burası da bir gerçektir.Hatta halk baya bir isyan çıkartmıştır.Ancak 1. Abdülhamit de tıpkı 2. Mahmut kadar olmasa da ,yenilikçi özellikle de askeri alan da yenilikçi bir padişahtı.Ancak bunların meyvesini aldığını söyleyemeyiz.Ayrıca Sadrazam Halil paşa yı da haksız yere katlettiğini söylemeliyim.

    Teşekkürler...
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .