DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

Hikaye ve Katman

AhmetYozgatAhmetYozgat Gönderiler: 288
Nisan 29 düzenlendi Kategori Diğer

  Şahsi dostlarımdan biri, Sevgili Nuri, bir eksiğe dikkat çekti. Derindunya'nın ağırlıklı olarak siyaset konuşmasına... Ee, haklı tabi! Fakir de dostumuz gibi düşünerek geçen bir süre önce, "fForumu Çeşitlendirmek" üzerine bir önsöz yaşmış ve peşi sıra şiir, hikaye, deneme hatta masal yayınlamıştık. Lakin açtığımız yol, ıssızlığını korudu. Fakat madem yeni bir gelecek ve medeniyet tasavvurudur idealimizdeki... İstikbali, salt siyasetle bina edemeyiz. Bilgi, bilim, felsefe ve sanat-edebiyat da yolun taşları olmalı. Ve o taşları döşemek de "YOLCU"nun işlerinden olmalı. Aşağıda, Sevgili Nuri'nin makalesini yayınlayacağız lakin ondan önce Sevgili Biarınca Hakancığımın, tür değiştirme çabası, ya da fakir ve Nuri'nin arzusuna cevap veren bir yazısını yayınladı: "Evren Ne kadar büyük!" adıyla... Çok beğendim! Kozmofelsefik... Bu anlamda, bilimde derin tefekküre destek olacak yazılar da bir başka eksikti... Sevgili Hakan, bir ucundan başlattı... Hakan'ın yazısını atlama taşı yaparak, bir yazı yazmak niyetimizi açık edeyim. İlginç ve ezber bozucu olsun arzusundayız; "Darwin Ne Kadar Haklı?" Bakacağız konuya... Ve sizden de benzeri konularda, arada bir kalem oynatmanızı istesek... Tabi, ilgilenen kardeşlerimizden... 


 HİKÂYE VE KATMAN / Nuri Uçmanov

    Sevgili derindunya'nın siyaset yolculuğunda, denizin dibine kadar dalmış olmasına bir şey dediğimiz yok ama kültürün önemli bir bölümünü teşkil eden edebiyat konusunu es geçtiği kanaatindeyim. Roman, hikâye, deneme, şiir... Eften konular kı ki göz ardı edilmekte? Tabii ki sayılmaz/sayılmamalı. Biliyoruz ki kanalımız, istikbalin inşaasını baş iş edinmiş kendisine. Güzel! Ancak aynı iş için de sanatın ve bilhassa edebiyatın işlevi önemli. Bu itibarla konuya dikkat çekiyor ve belki de ilk kez, burada bir hikâye teoriği yapmak istiyorum. Ola ki alakadar olanların işine yarar. 

Eğer, belleğim beni yanıltmıyorsa geçenlerde bir yazın dergisinde, çok katmanlı romandan bahsediliyor ve aynı yazıda benzer bir olayın hikâyede/öyküde olamayacağından dem vuruluyordu…

     Bu fikre tam olarak katıldığım söyleyemeyeceğim, zira öykü de roman gibi yaşamdan bahsettiğine ve yaşam da doğal olarak iç içe geçmiş bir çok katmandan oluştuğuna göre, aynı öykünün içinde özden kopmadan ve içeriği karmaşıklaştırmamaya çalışarak, birbirinden ayrı yaşamlardan bahsedilebilir; yani, öykü de çok katmanlılığı içinde barındırabilir. Eğer belleğim bana ihanet etmiyorsa, birbiriyle ilintili bir şekilde ve öze zarar vermeden ve içerikten kopmadan birbirinden çok ayrı yaşamlar bir çok öyküde işlendi, lakin… Birbirinden bağımsız halde yaşamlar aynı öykü içinde işlenmedi. Biraz önce de dediğim gibi, öykü de roman gibi yaşamın bir parçası olduğuna göre, bu bence çok büyük bir noksanlık.

     Dilerseniz şimdi de işin şekil boyutuna geçeyim, biçemi nasıl olsa yapıtı ortaya koyan bir şekilde hâlledecektir. Takdir edersiniz ki, içinde çok katmanlılığı (birbirinden bağımsız olarak öykü içinde öykü) barındıran bir öykü, kısa öykü olmayacaktır; hele kısa kısa öykü yapısı gereği hiç olmayacaktır. Peki ne olacaktır? Bir hilkat garibesi mi? Tabi ki hayır! Bir öykü olacaktır kuşkusuz… Bu noktada bir başka sorun ortaya çıkıyor; bunun novellanın sınırlarını aşıp aşmayacağı yada romanın sınırlarına tecavüz edip etmeyeceği… Yani sınır ihlali…

     Olayın gelişimine bakacak olursak, böyle bir ihlalin olacağı da gün gibi aşikardır. Zira dilin kemiği olmadığı gibi, kalemin de ölçüsü yoktur. En deneyimli yazar bile çok katmanlı bir öykü yazarken kaptırıp gidebilir ve kendini bir anda novellanın sınırlarını aşıp, novelin sınırlarına tecavüz etmiş ve hatta onları ihlal etmiş olarak bulabilir… Herkesçe de malumdur ki, bir sınır ihlali olduğunda çatışma kaçınılmazdır… Tabi bu dile getirdiklerim olayın öykü bağlamında ele alınmasında olanaklıdır da…

     Öykünün sınırları nedir? Nerede başlar ve nerede biter? Hadi kısa kısa öyküyü bir tarafa bırakalım, çünkü onun sınırları belirlidir; kısa öykünün de belirgin diyelim ve onu da bir kenara atalım… Öykü ve yahut novella?... Onların sınırları belirgin mi? Bir öykü yada öykü olarak yola çıkılan yazınsal bir metin biraz ölçü kaçırıldığında ne olarak adlandırılacak? Öykü mü yoksa novella mı?

     Aynı durum çok katmanlı öyküler için de geçerlidir kanımca. Zira ne öykünün ne de novellanın sınırları hala tam olarak belirlenemediğine göre, kimi çevreler bunu bir öykü olarak değerlendirirken, kimi çevreler de çok rahatlıkla ve sakınımsız bir şekilde bunun bir novella olduğunu buyurabilirler örneğin… İşin en kötüsü, bu karşıt iki görüşü savunan grupların birbirine girmesi ve yazınsal bir çatışmanın ardından gelen kamplara ayrılmışlık; bir yazınsal kaos ve… İplerin gerildiği bir noktada kopan kıyamet ve yazınsal bölünmüşlük… Var olan yazınsal ortama bakıldığında zaten durumun buna son derece uygun olduğunu son derece açık bir şekilde görüyoruz; sanki barut fıçısını ateşlemenin ardından, kıyasıya bir yazınsal savaşa girmek ve zaten gizliden gizliye var olan bölünme için, bir kıvılcım bekleniyor…

***

Teşekkür edenler (1)BiKarınca
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .