DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

OSMANOĞULLARI GERÇEĞİ

Karatoprak_ygtKaratoprak_ygt Gönderiler: 116
Herkes Osmanlı devletinin yüceliğinden bahsediyor.Acaba gerçekten bukadar yüce ve kudretlimi.İyi biliyormuyuz tarihi.Genç bir tarihçi olarak,Osmanlı büyük devletti evet ama Osmanoğulları için aynı şeyi söyleyemem.621 Yıl boyunca halkını kendisine tapındırdı.Evlat katili Baba katili oldu.Kerhane ve İçki fabrikaları açıldı.Ve daha niceleri...Bizi bu tahakkümden Gazi Mustafa Kemal kurtarmıştır.Ben şahsım adına,vallahi billahi 36 Osmanlı padişahı 1 tane Atatürk etmez.Şunu çok net biliyoruz padişahların çoğu içkici,tamamıda kerhanecidir.Harem=Kerhanedir benim gözümde.Osmanlıyı tabiki sevin benim gibi,ancak Osmanoğulları konusunda biraz daha düşünmekte fayda var.Çok küçük bir hatırlatma yaparak son vericem sözlerime,bu benim yeni tez im eğer vahdettin,kurtuluş mücadelesine destek verseydi yani ankara yanındayım Mustafa Kemal paşa yanındayım deseydi,O Yunan 2 yıl boyunca anadoluda oturabilirmiydi ?.Oturamazdı.Halk padişaha muti,dinine bağlıydı.Vahdettin bunu yapsaydı hem kahraman olurdu hain olmazdı hemde bu millet 1 ayda düşmanı yurttan kovardı.Belki Selaniğe kadar,Belki Musula kadar,Belki Batuma kadar gidilecekti.Atatürkün aklındaki Misak-ı Milliyi uygulayamama sebebi işte budur.Yunan kazansaydı,Mustafa Kemalin yaptıklarının hangisini yapabilirdi deniyor,büyük bir haysiyetsizlik yapılıyor paşaya.Yani İnkılapları yapmazdı yunan deniyor!.Ben de diyorumki Yunan kazansaydı,Türklerin hepsini egeden sürecekti kovacaktı.Nüfusunu getiriyordu.Eylülde banka açacaktı.Hatta Camiileri yıkıp tam o toprakların üstünde kilise dikeceklerdi.Tecavüz edilmedik Türk kadını bırakmayacaklardı.Ve daha niceleri..Alllah bana imkan verirse bunları bu millete inşallah anlatıcam.Çalışıyorum,Okuyorum ve inşallah karşılığını alıcam.Allaha Emanet Olun!.Atatürkle kalın..
«134

Yorumlar

  • AzerAzer Gönderiler: 424
    arkadas okumak oyremk guzel birseydir,sen Peyqanber efendimizin.o kumutan ne guzel komutandir,sozu sence niye soylemis, sen herseyi okudukdan ve oyrendikden sonra bence yazini yazsan hayirli olardir,ataturkde bizimdir osmanli sultanlarida bizimdir,ALLAH faydali elim nasib etsin hepimize,MILLI birlikle kalin...
  • KağanDemirKağanDemir Gönderiler: 217
    Onlar evlatlarını sen nefes al diye öldürdü. Önemli olan devletti azıcık okusan kimlerin kellesi gitti bu uğurda anlarsın. Lakin korkaklar bunu bilemez, Bu korkaklar 15 Temmuzda evde çekirdek çitler. Şehit nedir gaza nedir cihat nedir bilmez KORKAKTIR onlar. Kavgadan kaçanlardır.Onlar Türk değildir.Türk töresi olan demektir. Töresine sahip çıkmayan Türk değildir kanı Türk olsa ne fayda.Kanlada Türk olunmaz bu arada.
    Sövmek yetmez kanıt getir anlattıklarına.  kanıtın yoksa da kuru sıkı sıkma.Senin kerane dediğin yerden kaç tane cami yaptıran çıktı. Ordan çıkan aş evleri hala faaliyette. Kime sövüyon la sen
     Senin sövdüklerinin sonuncusunun projesidir senin taptığın Atatürk. Çalışmadan okumadan önce düşünsen keşke yada tarafsız mı okusan... Tarih o olsaydı bu olurdu diye yorumlanmaz . O zaman babanda portakal yemeyeydi demek lazım. Ama yemiş işte ...
    Geç bu işleri ya da adres ver .
  • Mehmet Akif SancaktarMehmet Akif Sancaktar Gönderiler: 135
    YikaG hoşgeldin. Fikirlerini paylaşmak için ideal bir ortamda sin. Birçok kardeşim yazdıklarını değerlendirecek ve yorumlarını paylasacaklar benim gibi. Her ne düşünüyorsan onu bizlerle paylaşabilirsin. İki temel kural dahilinde. Edepli ve edebi. Hakaretlerini saplantı olarak değerlendirdiğim için konuya cevap yazmayacağım. Zira cevabı hakedecek gerçekliği bulunmuyor. Araştırmalarına devam etmeni ve duygularını dengede tutmanı tavsiye ederim. Bu platformda paylaşılan fikirler paylaşan kişilerden daha önemli görülür. Şahsına ait düşüncelerin hakaret içermesi ve dava istemiyle mahkeme müracaatları seni zor durumda bırakmasın. Selam ve dua ile.
  • Karatoprak_ygtKaratoprak_ygt Gönderiler: 116
    Mehmet Akif Sancaktar kardeşim teşekkürler hoşbulduk.Ancak saplantı lafına pek katılamayacağım.Cevap verilmeye layık bir insan olduğun için cevap veriyorum sana.Benim kimseden korkum yok.Ben bunları her platform da belirtiyorum zaten.Zorunuza gitmesi çok normal ve anlayışla karşılıyorum.Size dayatılan ve öğretilen sahte gerçeklerle sahte bir tarih çizilmiş.Ben belgesiz hiç bir zaman konuşmam.Belgeler okadar fazlaki hangisinden başlayacağımı zaman içerisinde görürsünüz.Şimdilik genel bir değerlendirme yaptım.Tehdit etmeye çalışan ergen arkadaşımız KağanDemir  e cevap dahi vermeyeceğim.Yorumun için teşekkür ederim.
    Teşekkür edenler (1)AhmetYozgat
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 184
    YikaG,

    İlginç!
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 335
    Mayıs 6 düzenlendi
    Sevgili YıkaG kardeşim aramıza hoşgeldin. Henüz seni tanımıyoruz. İnşallah ilerleyen günlerde seninle de tanışırız. Bu platformdaki kardeşlerimiz ara ara bir araya gelir. Sanal alemin dışında gerçek alemde de birbirleriyle tanışır ve yeni dostluklar arkadaşlıklar kurar. 

    Senin gibi GENÇ BİR TARİHÇİNİN de aramızda olması bize ve foruma ayrıca renk katacaktır. Gelelim yorumuna:

    eğer vahdettin,kurtuluş mücadelesine destek verseydi yani ankara yanındayım Mustafa Kemal paşa yanındayım deseydi,O Yunan 2 yıl boyunca anadoluda oturabilirmiydi ?.Oturamazdı   diye bir ifade kullanmışsın. Şahsen ben tarihçi değilim.Ziraat Mühendisiyim.  Yunan Anadoluya nasıl ve kim tarafından getirilmiştir ? Yunan' ın Anadoluyu istila etmesinde İngilizin rolu nedir.? Yunan' ın bu istilada rolü nedir ? öncelikle bizi bu konularda aydınlatabilirmisin ?
    Güncel ifade ile Suriye de DEAŞ a kim neden devlet kurdursun mantığı ?
    Selamlar saygılar.
    Abdulhakim AK
    Teşekkür edenler (1)AhmetYozgat
  • Karatoprak_ygtKaratoprak_ygt Gönderiler: 116
    hakimbeyaz kardeşim hoşbulduk yorumunu okudum.Sorduğun sorulara cevap vermek adına yazıyorum.Tabiki çok uzun olur ancak kısa kısa gideceğim.İlk başta Sevr antlaşmasına gitmek lazım.İmzası bulunanlar tarihe yüzellilikler olarak geçen vatan hainleriydi.Damat ferit paşa hükümetindeki Rıza Tevfik,Reşat Halis gibi şahsiyetlerin imzaladığı bir antlaşmadır.Yunanın İzmire çıkışı Paris Barış konferansı bitmeden,İngilizlerin başbakanı Lloyd George tarafından desteklenerek gerçekleşmiştir.Hatta bunun üzerine italyanlar çok kızdı ve konferansı terkederek manifesto yayınladılar.Fakat ülkemiz kesinlikle mondoros antlaşması gereği değil,SEVR antlaşması gereği işgal edilmiştir.Bunu bizzat imzalayan Rauf Orbayın hatıratından okudum.Şöyle düşünelim,Bir başbakan damat ferit sevr antlaşmasını onaylıyor.C.başkanı yani Saltanat Vahdettinin bundan haberi yokmu sanıyorsunuz.Elbetteki Vahdettinin sevr antlaşmasını onayladığı çok net bir gerçektir.Ve şunuda söyleyeyim,niçin sevr e göre işgal edildiğimizin kanıtı,Türkiye 4 bir taraftan işgal edildi.Güneyde italyanlar batıda yunanlılar Doğuda Ruslar Güney doğuda fransızlar işgal etti.Ermeniler kürtler ve içerdeki şeriatçılara girmiyorum bile.İngilizlerde Anadoluya ambargo uygulayıp,her türlü desteği kestiler.Ve tabiki İstanbulu işgal ettiler.Bunların Mondoros antlaşmasına göre olması mümkün değil.Çünkü sadece tek bir madde var o maddeye görede bunların uygulanması kabil değildir.Sonuçta yunanlılar izmire çıktı.Ancak Atatürk önce İtalyan ve Fransızlarla,sonrada Ruslarla diplomatik olarak çözüm üretmeyi başardı.Hatta Enver paşa tehlikesi yüzünden,Doğudaki Karabekir paşa yaklaşık doksan bin kişilik ordusunu yardıma getiremedi.Vahdettin bu mücadelede korkaklık yapmış bir padişahtır.Belki şehit olurdu,ama kesinlikle milli mücadeleye destek vermeliydi.Bununla alakalı hiç bir kanıt yok.Zaten Atatürkü samsuna Türk isyancıları bastırsın diye gönderdi.Paşanın gidiş sebebinde bu yazıyor bu belge elimizde var ama.Çok fazla uzatmak istemiyorum.Sonuçta düşman yurttan kovulup,bağımsızlığımızı aldık.Ancak lozanı eleştirenler,Sevr i görmezden geliyorlar.Buda milletimiz için tam bir ironi.Elbette Atatürkün de yanlışları oldu oturulur konuşulur.Ancak tarihi hakikatleri bu milletten gizlemek doğru olmaz.Hayırlı akşamlar...
    Teşekkür edenler (1)hakimbeyaz
  • AlcuTeginAlcuTegin Gönderiler: 18
    Sen bilirsin tarihçisin acaba Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi in aslında adı Atman veya Otman mıydı ben böyle olduğunu düşünüyorum sence de böyle olabilir mi? 
    Her şeyin yanlış olduğu yerde her şey mübahtır
    Gökkuşağının bittiğe yere doğru...
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 184
    Sevr bir anlaşma değildir! Bir projedir. Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve Yunanlılar dışında bütün dünya Sevr için aynı görüştedir. Keşke bir kronoloji ile veya tarih vererek devam etseydin... Zira verdiğin bilgiler iç içe geçmiş durumda.

    1914-1918 yılları arasında çıkan ve hangi devlet organının onayı ile girdiğimiz belli olmayan Birinci Dünya Savaşında; İkinci Meşrutiyet 1909 Kanun-i Esasi değişikliği ile makamı sembolik hâle getirilmiş Sultan Reşat padişahtı. Sultan Reşat ittihatçıların makasında olup inisiyatif almak gibi bir hakkı da fiilen yoktu. Sultan Reşat'ın içinde bulunduğu ahval bu durumda iken Veliaht olan Vahdettin'in birinci dünya savaşı ve sonucu ile ilgili ne gibi bir hatası ya da alakası olabilir!

    3 Temmuz 1918'de Sultan Reşat vefat etti.

    4 Temmuz 1918'de Vahdettin padişah oldu. Dünya savaşı ise nerdeyse bitmek üzereydi.

    Bu arada bir parantez açıp Birinci Dünya Savaşındaki cephelerden biraz bahsetmek istiyorum. Yardım cepheleri dışında 6 cephe açıldı. İkisi taarruz dördü savunma cepheleriydi. Osmanlı Devleti 1918 yılına kadar taarruz cephelerinde başarısız ama savunma cephelerinde başarılıydı. Yani genel olarak ne aldı ne de verdi!

    İlk cephe Kafkasya Cephesi olup taarruz cephesiydi. Burada taarruzu kaybettik ama toprak kazandık. Zira bu bir dünya savaşı ve Çarlık Rusya'sı bu savaşı kaldıramadı. 1917 Bolşevik ihtilali ile Çarlık yıkıldı; Sovyet kuruldu. Çarlığın yıkılmasında ise en etkili olan olaylardan birisi: Beş yüz bin Mehmetçiğin şehit olduğu Çanakkale Savunması'dır. Çanakkale zaferi ile Çarlık Rusya'sına itilaflardan gidecek yardım engellenmiş, Doğu Avrupa'da Almanların dövdüğü Ruslar yıpranmışlar ve bir ihtilal yaşanmıştır. Bu ihtilalin arka planı ise elbette bambaşkadır. Bu ihtilal ile Sovyet savaştan çekilmiş ve böylece Çanakkale zaferi dolaylı olarak kafkas cephesinde toprak kazandırmıştır. 1878'de 93 Harbi ile kaybettiğimiz yerleri birinci dünya savaşında 1918 Birest Litowsk anlaşması ile geri aldık.

    Kaldı mı 4 cephe; Kanal cephesinde ittihatçı Enver/Talat/Cemal troykasından Cemal paşa kaybetmiştir. Kaybedince Suriye ve Filistin Cephelerine ricat ederek savunmaya geçtik. 1918 yılına kadar buraları savunduk. (Mevzu başka olduğu için Kut'ul Amare Zaferinin olduğu Irak savunma cephesini ve Fahreddin Paşa'nın savunduğu Hicaz-Yemen cephesini geçiyorum.)

    Ne olduysa Eylül 1918'de Filistin'de oldu. 40 gün içinde Filistin'den Şam'a, Şam'dan Halep'e ve Ekim 1918 içinde de Halep boşaltılmıştır. Sadece 40 günde... Mustafa Kemal paşa eliyle... Haklıdır, değildir veya mecburdur yorum yapmıyorum.

    4 Temmuz 1918'de tahta çıkan Vahdettin; koca imparatorluğu mahveden ittihatçılara zaten tavır almıştı. İttihatçılar Alman ekolündendi, Vahdettin ise Almanlara uzaktı. Bu durumda elbet İngilizlere yakınlaşılacaktı.

    Almanlardan nefret eden bir paşa daha vardı. Hem Almanlardan hemde Almancı Enver Paşa'dan. Yani Vahdettin ile yaveri Mustafa Kemal Paşa'nın kesiştiği nokta burasıdır. Hatta bugün hepimiz aynı ortak noktadayız; hem Vahdettin hemde Mustafa Kemal ile bu hususta beraberiz...

    Burada bir parantez daha açıp Mustafa Kemal'in Enver Paşa ile olan ilişkisine değinmek istiyorum. Enver Paşa dünya savaşından önce Balkan savaşlarında Bolayır'da; Bulgar harbinde 20 bin Mehmetçiğin ölümüne sebep olarak gördüğü ve kendisine ihanet etmekle suçladığı Mustafa Kemal'i Birinci Dünya Savaşı çıktığında ordudan uzaklaştırıldı. Zira Enver paşa; Mustafa Kemal için hep şu fikirdedir. "Mustafa Kemal bizi satar"... Bundan dolayı Mustafa Kemal'i dünya savaşında Sofya'ya diplomat olarak gönderdi. Lakin Mustafa Kemal savaşa katılmak için aracılar sokmuş, yazışmalar yapmış ve cephelerden uzak tutulması şartıyla savaşa alınmıştır ve geri hizmette bir görevde kullanılmıştır. 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferinden sonra cepheye alındı.

    Burada anlatmak istediğim şu Enver Paşa'ya ve İttihatçılara göre Mustafa Kemal muhalif ve değersizleştirilmiş bir askerdir. Hatta her an ihanet edebilir diye de dikkat edilmesi gereken bir askerdir. Zaten bir dünya savaşında ordudaki bir subaya sen Sofya'ya git ateşemiliterlik yap demek onu yapılan en büyük hakarettir. Bu anlamda Mustafa Kemal'in bir ittihatçı düşmanlığı kişisel olarak da vardır. Lakin Enver Paşa'nın şahsi bir düşmanlığı yoktu; sadece benden uzak dursun diyen bir tavır sergiledi hep! Taki Mustafa Kemal'in Filistin ricatına kadar...

    Devam ediyorum...

    Eylül 1918'de Mustafa Kemal'in arka arkaya 40 gün içinde yaptığı ricatlar hem Osmanlı için ağır bir bozgun olmuş hemde Enver Paşa'nın bütün gücünü kaybetmesine sebep olmuştur.

    Bu ricatlardan sonra Mustafa Kemal'in Vahdettin'e yazdığı mektuplar vardır(11-13 Ekim 1918) Gecikmeden Almanlar terkedip İngilizler ile anlaşma yapılmalıdır, mealinde... Vahdettin'in güveneceği tek adam da yaveri Mustafa Kemal'dir. Vahdettin ve Mustafa Kemal Paşa bir manevrayla İngiliz ekolüne kaymışlardır ve ateşkes istemeye karar vermişlerdir.

    Bu esnada Enver Paşa ise Filistin Ricatından dolayı Mustafa Kemal hakkında hazırlanan raporlara dayanarak "Mustafa Kemal Paşa ordusunu bırakıp kaçmış, hemen kurşuna dizdireceğim" kararı vermiştir. Lakin Vahdettin, Mustafa Kemal ve Mustafa Kemal'in önerisi ile kurulan hükümet; Ocak 1918'de yayımlanan Wilson ilkelerindeki mağluplardan toprak alınmayacak, tazminat alınmayacak gibi maddelere güvenerek ateşkes kararı aldılar. Böylece Enver Paşa Mustafa Kemal Paşayı idam etmeye fırsat bulamadı ve Enver/Talat/Cemal üçlüsü ülkeyi terk etti.

    Mondros ateşkesine yine Mustafa Kemal'in önerisi ile Rauf Orbay katıldı. (30 Ekim 1918)

    Tekrar ediyorum aleyhimize ne olduysa Eylül 1918'de başladı ve 40 gün içinde gerçekleşti. Bu ricatlara rağmen Osmanlı'nın elinde tuttuğu ya da düşmanların işgal edemediği topraklarımız Misak-ı Milli olarak adlandırılmış olan yerlerdir. Yani Birinci dünya savaşı bittiğinde Osmanlı Misak-ı Milli sınırları içine düşmanı sokmamıştır. Eylül 1918'de başlayan gariplikler bundan sonra da devam edecektir. Özellikle Mustafa Kemal'in adamı Rauf Orbay'ın imzaladığı Mondros ile...

    Yani gelen gideni aratır derler ya bu dönem aslında keşke ittihatçılar olsun diyebileceğimiz bir dönemdir. Zira ateşkesten önce Enver Paşa Turan hayali ile Bakü'ye kadar girmiştir. Tekrar ediyorum; ne olduysa Filistin'den sonra oldu. Enver Paşa'nın belki doğru belki yanlış Turan İmparatorluğu derdi vardı ve kendince de bu uğurda yol alıyordu. Ama 40 gün içinde yapılan ricatlar ile Turan yerini kurtuluş savaşına bıraktı. Üstelik düşman ateşkes olana kadar Misak-ı Milli'den içeriye bir adım dahi atamadı. Ayrıca 1918 Filistin ricatına kadar ise Osmanlı mağlup bile değildi. Kazandığı cepheler vardı, kaybettiği cepheler vardı. Neyse...

    30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması

    Burada sadece 3 maddeden bahsedeceğim.

    Madde 7: İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik bölgeyi işgal etme hakkına sahiptir. (Wilson'a ters)
    Madde24: Diyarbakır, Erzurum, Van, Elazığ, Bitlis, Sivas yani Altı Vilayetlerde bir kargaşa çıkarsa işgal edilecektir. (Ermeni Devleti- Wilson'a ters)
    Madde5: Sınırların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu terhis edilmiştir (Mustafa Kemal hemen ordusunu terhis etti ama İttihatçı Kazım Karabekir ordusunu dağıtmadı; kimse de birşey diyemedi)

    Raufun imzaladığı bu anlaşma bu vatanı satmak yani diri diri toprağa gömmektir.

    Mondros'tan sonra:

    3 Kasım 1918 İngilizler Musul'u işgal etti. (Mondros madde 7'ye dayanarak)

    8 Kasım 1918 Anadolu ilk kez işgal edildi. Fransızlar Adana Dörtyol'u işgal ettiler.

    13 Kasım 1918 İtilaf devletleri Çanakkale boğazından geçerek İstanbul'u fiilen işgal etti.

    Şimdi 4 Temmuz 1918 yılında dünya savaşının sonuna doğru tahta çıkmış bir padişah olduğunuzu düşünün. Savaşı siz çıkarmadınız. İttihatçılara yani Almanistlere, Osmanlı'yı savaşa soktuğu için düşmansınız. İttihatçılar ile artık çalışmayacaksınız. Eski Yaver Mustafa Kemal ile bir yol almak istiyorsunuz. Mustafa Kemal'in önerdiği bir hükümet kuruluyor, Mustafa Kemal'in önerdiği Rauf Orbay hatta Mustafa Kemal'in en yakın adamlarından biridir; Mondrosu imzalıyor. Tahta çıktından 4 ay sonra Payitaht fiilen işgal ediliyor. Şu saatten sonra açıktan ne karar alabilirsiniz. Ne yapabilirsiniz. Düşman payitahta başkente girmiş ve bunda sizin hiçbir suçunuz yok ve sürekli tehdit ediyor; canınızla değil! Milletin canıyla tehdit ediyorlar! Vahdettin Han'a hain diyenlere yazıklar olsun. Payitahttan gelen hiçbir karara müdafaa cemiyetleri inanmadı. Dediler ki padişahımız işgal altında kıskaçtadır. Onu kurtarmalıyız. Bütün kurtuluş savaşı Mücahitleri böyle düşündü. Suçlamaya vicdanları asla elvermedi ki suçlanacak birşey de yapmadi.

    KıyaG ise ''...İlk başta Sevr antlaşmasına gitmek lazım.İmzası bulunanlar tarihe yüzellilikler olarak geçen vatan hainleriydi.Damat ferit paşa hükümetindeki Rıza Tevfik,Reşat Halis gibi şahsiyetlerin imzaladığı bir antlaşmadır...SEVR antlaşması gereği işgal edilmiştir.Bunu bizzat imzalayan Rauf Orbayın hatıratından okudum.Şöyle düşünelim,Bir başbakan damat ferit sevr antlaşmasını onaylıyor.C.başkanı yani Saltanat Vahdettinin bundan haberi yokmu sanıyorsunuz...'' demiş. Damat Ferit Paşa hükümetini zaten işgalciler kurmuştur. Hangi işgalciler? Mustafa Kemal'in adamı Rauf Orbay'ın imzaladığı Mondors Ateşkesinden 13 gün sonra İstanbul'u işgal eden itilaf devletleri... Daha fazla yoruma gerek anlayan anladı.

    KıyaG devam etmiş ''Ve tabiki İstanbulu işgal ettiler.Bunların Mondoros antlaşmasına göre olması mümkün değil.Çünkü sadece tek bir madde var o maddeye görede bunların uygulanması kabil değildir.Sonuçta yunanlılar izmire çıktı.'' Ulan İstanbul fiilen 1918'de fiilen işgal edildi. Sevre daha 2 yıl var! Bu KıyaG tarihçi felan değil... Sallıyor! Youtube'nin altındaki yorumları felan mı kopyalıyor, bilemedim. Bir defa tarihleri tutturamadı. Bu adam kaale alınmaz da; ben forumdaki kardeşlerim için yazıyorum.

    Mondros sonrası diğer işgaller

    İngiltere; Urfa, Antep, Maraş (Fransa'ya sonra devredilecek)
    Kars, Merzifon, Samsun, Bilecik, Çanakkale

    Fransa; Hatay, Adana, Çukurova, İskenderun, Zonguldak, Çukurova...

    İtalya; Antalya, Muğla, Konya

    19 Aralık 1918 Dörtyol'da ilk silahlı direniş başladı. ( Ordular terhis edildi. Paşalar yok! Anadolu halkı kendisini savundu)

    15 Mayıs 1919 İzmir'in İşgal edildi.

    Daha ortada Sevr'in adı bile yok. KıyaG yalan söylüyorsun.

    Sevr'in altı ay öncesinde 16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edilmiştir.(1918'de fiilen işgal)

    20 Mart 1920'de Osmanlı mebusan meclisi dağıtılmıştır.

    23 Nisan 1920'de Ankara'da Birinci TBMM açılmıştır. Aslında birileri oyun oynuyor devleti hanedandan alıyor ve Ankara'ya veriyor.

    Sevr; 10 Ağustos 1920'de imzalanıyor. Ama Kanun-i Esasiye göre meclis olmadığı için onaylayacak birim yok, Vahdettin bu projeye imza atmıyor. Ki atsa ne olur; hukuki geçerliği YOK! Anadolu da iki başlı bir yönetim var; Ankara tanımıyorum der. Ankara derken Mustafa Kemal'den bahsetmiyorum; Anadolu insanından bahsediyorum ki bu Anadolu insanı Lozan'ı da tanımadı. Lakin Ali Şükrü Bey suikastı ile Anadolu'nun elinden bu devlet alındı ve Rumeli'lere verildi. Anadolu insanı masum ve saf kalplidir ama asla Musul'u, Batum'u vermeyecekti... Neyse bahis uzadı!

    YıkaG sen kaç yaşındasın, bilmiyorum. Ama herşeyden önce dürüst olmanı tavsiye ediyorum. Tarihçiliğin ise yalan. Hani bende tarihçi değilim ama sen yalan yanlış bu siteyi meşgul ediyorsun. Yazacaklarını doğru kimlikle yaz! Terbiyesizlik yapma!
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 184
    Yanlış anlaşılabilir, Düzeltme!

    Yununlalılar dışındaki bütün dünya ve Mustafa Kemal, İsmet İnönü'de dahil Sevri bir proje olarak tanımlarlar, diyelim.
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 335
    Mayıs 7 düzenlendi
    Sevr antlaşması imzalandığında 10  Ağustos 1920 de Vahdettin in ülke yönetiminde ve saltanatta ne kadar etkisi vardı ki ? İngilizler neden yunanlıların Anadolu'yu istilasını istemişler de İtalya' nın istilasını istememiş olabilir.? bu konudaki fikrin nedir ?
    Yunan komutan yıllar sonra yapılan bu istilanın bir ingiliz oyunu olduğunu söylemekte ve hata yaptığını oyuna geldiğini itiraf etmekte buna katılırmısın ?

    Atatürk' ün İtalyan Fransız ve Ruslarla diplomatik çözüm üretmesi ne demek bundan ne anlamalıyız? birer örnek verirmisin ?
  • Mehmet Akif SancaktarMehmet Akif Sancaktar Gönderiler: 135
    Hakan CERAN kardeşim. Şahsi cevaptan ziyade terminolojik bilgileri başarılı izah etmeni fevkalade beğendim. İstifade edecek kardeşlerimiz adına tesekkur ederim paylaşımın için 
    Teşekkür edenler (1)KağanDemir
  • Mehmet Akif SancaktarMehmet Akif Sancaktar Gönderiler: 135
    İstanbulu işgal ettiler ve nasıl oldu da geri çekildiler. Gerçekçi bir bilgi sunabilirmisiniz yikaG
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 335
    Mayıs 7 düzenlendi
     Sevgili yıkaG Bir müslüman, Islam’a savas acmis birini sevemez. Aziz Nesin’in bir sözü var, “gercek müslüman atatürkü sevemez, seviyorsa ya ahmaktir ya da sahtekar.” Ben aziz nesin kadar kaba olamayacagim. Türkiye cumhuriyetinin 1 asir ayakta kalmis olmasi hainlikle kurulmadigi anlamina gelmez. Suudlarin devleti hainlikle kurulmadi mi? Ama hala devam ediyor. Israil hainlikle kurulmadi mi? Ama hala devam ediyor. Allah Teala zalimlere “mühlet” verir. Kaldi ki, Türkiye cumhuriyetinde her 10 yilda bir darbe olmus ve bu Atatürk adina yapilmis. Atatürkcülügü takviye etmek icin yapilmis. Osmanli devletini hainler yikmistir. Bunların da kim olduğunu dünya alem biliyor.
    Aziz Nesin'in yukardaki sözü hakkında ki yorumun nedir ?
     Saygilar kardesim.
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 184
    İngilizler sadece Yunanlıları değil savaş boyunca bütün müttefiklerini aldattılar. Zaten Birinci Dünya Savaşının iki galibi vardır. İngilizler ve yahudiler; yani İngojudik ortaklık. İngilizler bu savaş sonunda bütün stratejik bölgelerde hakimiyet kurmuştur. Yer altı kaynaklarının neredeyse tamamına çökmüştür. Yahudiler ise Filistin'in Osmanlı hakimiyetinden çıkmasını istiyorlardı. Filistin'in İngilizlere geçmesi ile istediklerini aldılar. Ya diğerleri; Rusya, Fransa ve İtalya...

    1917 Bolşevizm ihtilali ile Çarlık Rusyası yıkılıp Sovyet kurulunca, Sovyet Rusyası ile İngiltere düşman olmuştur. Zira İngiltere bir endüstri ülkesi olup sosyalist akımın halkını etkilemesinden ve bir işçi-emek propagandası ile ülkesinde bolşevizme benzer bir ihtilal çıkma ihtimalinden çekinmiştir.

    Sovyet Rusya ise ihtilalden hemen sonra İngilizlerin içinde olduğu bütün gizli anlaşmaları dünyaya ilan etmiştir. Aslında 1918 yılına gelmeden Almanya ve Osmanlı; Rusları saf dışı bıraktılar. İngiltere yalan vaadleri seven bir ülke; Rusya'yı kaybedince ABD'yi devreye soktu ve ABD'yi de kandırdı. Ki ABD o dönemde gerçek bir dünya devletiydi. Dünyaya yapması gereken abiliği yapmak istiyordu yani adil bir devletti. İkinci dünya savaşından sonra İngilizlerin derin yapısını kıtaya taşıması ile ABD; bugün ki zalim yapısına evrildi.

    Fransa ve İtalya ise gizli anlaşmalara ve Mondros sonrası işgal ettikleri bölgelere bakıldığında zaten aldatılıyordu. Zira İngilizler iki ortağına da onların işine yaramayacak yerleri vaad etmişti. Türkiye'de Zonguldak ve Çukurova dışında hiçbir bölge emperyal devletlerin o dönemki konjoktüre göre bir işine yaramazdı. Zonguldak; Türkiye'nin tek taş kömürü yatağına sahip bölgesidir. Taş kömürü enerjisi yüksek olan petrol kabilinde bir madendir. Özellikle ağır sanayi ve Demir-Çelik sanayisi için son derece önemli bir enerji kaynağıdır. Elhamdulillah onların işgal edip üzerinde hüküm sürecekleri bir yerde değildi, yani sapaydı. Çukurova ise tarım olarak kullanılabilirdi ama bölge halkı işgalcilere çok sert karşılık verdi.

    Fransızlar ve İtalyanlar da az sonra İngilizlerin kendilerini aldattığını farkettiler. İtalyanlar işgal ettikleri yerleri tek kurşun atmadan terk etti; İngilizlere düşman olarak. Bir diğer sorun; İtalyanlara vaad edilen Ege şehirlerinin Yunanlılara verilmesiydi. Ne İtalyanların ne de Yunanlıların bu şehirleri elde edemeyeceğini İngilizler zaten biliyordu. Ayrıca; İtalya'nın bu aldatılma sonrası İngilizlere karşı aldığı tavır ikinci dünya savaşının nedenlerinden de biridir.

    Mektep kitapları İzmir'in İtalyanlardan alınıp Yunanlılara verilmesi için bölgede İtalya'nın güçlenmesini istemedikleri için bu kararı aldıklarını yazar. Şahsen katılmıyorum. Zira İtalya; Çizme, Libya ve Ege arasında Akdeniz'de egemen güç olmak için bir üçgen kurmak istiyordu ve 12 adaları alarak zaten bunu sağladılar. Ama neden Yunanlılar tercih edildi bilemiyorum. İtalyanlar savaş yorgunu olduğu için olabilir mi? Olabilir. Birde İtalyanların Trablus'ta yerel halka karşı yaşadığı hezimet var. Belki güvenemedikleri içinde olabilir.

    Fransızlar da kurtuluş savaşı sürerken itilaf devletleri arasındaki diğer çatışmayı başlatan devletdir. Onlarda Güney'de biraz Ermeni teröristlerini kullandılar sonra çekip gittiler.

    Asıl oyun Anadolu'da oynandı. İstanbul-Londra-Anadolu arasında. Yunan ve Ermeniler ise İngilizlerin piyonu olarak kullanıldılar. İtalya ile Fransa ise bir İngiliz piyonu olmayı yediremedi ve çekildi. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal İngiliz işgali altındaki Samsun'a padişah fermanı ile çıktı. Artık elinde nasıl bir ferman varsa bütün Anadolu kendisine teslim oldu. Böylece üçlü satranç oyunu başladı.

    Vahdettin-Mustafa Kemal-İngilizler arasında. Bu üçlü ayrıca kendi aralarında da oynadılar. Yani;

    Vahdettin ile Mustafa Kemal bir olup İngilizlere karşı oynadılar.

    Vahdettin ile İngilizler bir olup Mustafa Kemal'e karşı oynadılar.

    Mustafa Kemal ile İngilizler bir olup Vahdettin'e karşı oynadılar.

    Burada Vahdettin ve İngilizler arasındaki iletişimde; Vahdettin sadece İngilizleri oyaladı yani Anadolu'yu teslim ettiği Mustafa Kemal'e ihanet etmedi. Mustafa Kemal'in Anadolu'yu toparlamasını ve mücadele vermesini istedi. Kendince de İngilizleri oyaladı. Mustafa Kemal'den de aynı karşılığı bekliyordu. Yani Vahdettin işin sonunda Mustafa Kemal ile beraber İngilizlere oyun kurduk ve İngilizleri saf dışı bırakacağız zannediyordu; hain ilan edilene kadar anlamadı. Yanıldı ve harcadılar.

    Mustafa Kemal ile İngilizler arasındaki iletişim ise asıl olandır. Yani bu oyundan Mustafa Kemal'de emindir, İngilizlerde... Sonunda Vahdettin'in harcanacağını ikisi de biliyorlardı. Vahdettin; Mustafa Kemal'i tanıdığını zannederek yanıldı, ki yanılmasa ne olurdu? Kime güvenebilirdi.

    Öyle bir oyun oynandı ki; sonunda Vahdettin hain ilan edildi. Osmanlı yıkıldı, hilafet kaldırıldı. Lozan'da ise 6 noktadan Türkiye'yi kafese aldılar. Boğazlar, adalar, Kıbrıs, Suriye, Irak ve Ermenistan... Bu kafes üzerinde bir yazı yazmayı düşünüyorum. Elhamdulillah ikinci dünya savaşında her ne kadar risk almadıysak da Adalar ve Ermeni duvarı dışındaki kafesin diğer bölgeleri hep lehimize gelişti. Lakin günümüzdeki Suriye ve Irak sınırlarımızdaki olaylar ile aynı mantık bizi kafese almak istiyorlar. Lozan başlı başlına Anadolu'yu bir açık hava hapishanesi haline getirmiştir. Tabi Ahmet abinin dediği gibi bu hapishanede uyuduk ve dinlendik. Artık duvarları yıkma vakti zira müebbet yedik...Yıkmazsak kimse bize tahliye kararı vermez...

    İstanbul'u niye terk ettiler? İngilizler girdiği bölgede kendi halkı üzerinden iskan politikası yürütmezler. Politik olarak bir ağ kurarlar ve dışardan yönetirler. Yer altı kaynağı varsa da affetmezler, çökerler. Zaten Osmanlı İmparatorluğu; bu dünya savaşı sonunda parçalandı ve dağılan hiçbir bölgesinde iskan politikası uygulanmadı. Anadolu'da bu parçalardan biridir. Hiçbirinde yerel halk değiştirilmedi. Bütün bölgelerinde politik ağ kuruldu ve yer altı kaynaklarına çöküldü.

    Anadolu'nun bir başka Osmanlı parçasından hiçbir farkı yoktur. İngilizler Mısır'da, Irak'ta ne yaptıysa aynısını Türkiye'ye yapmıştır. Şöyle bir algı var; Irak'ı, Mısır'ı, Suriye'yi vs kaybettik ama Anadolu'yu kurtardık gibi. Aslında hepsinde sonuç aynı... Sadece biz bu bölgede yaşadığımız için kurtulduk zannediyoruz.

    İstanbul'u İngilizler alamaz, zira Rusya izin vermez. Rusya alamaz, zira İngilizler izin vermez. Hele Yunanlılara hiç vermezler, zira derin Bizans, Rusya'da çöreklenmiş yamyam gibi bakıyor... Mecbur gideceklerdi ama gidene kadar koz olarak kullandılar ve istediklerini de aldılar.

    İstanbul'un Türklerde kalması en çok İngilizlerin işine gelir. Zira Türkiye; İstanbul'a sahip olsa da olmasa da bir Akdeniz ülkesi ama İstanbul'u Yunanistan veya Rusya'ya bırakmak demek otomatik olarak Rusya'yı Akdeniz ülkesi yapar. Bu da İngiliz'in ulusal çıkarlarına terstir.

    Eğer İngiliz, İstanbul'u kendi şehri yapmak isterse bu da Rusların ulusal çıkarlarına aykırı. Zira Rusların boğazlar dışında Akdeniz'e inebileceği bir yer yok. (Baltık çok uzak) İngiliz egemenliğinde bir İstanbul demek; Rusları hapse tıkmak demektir. Böyle birşey olsaydı; tonlarca Rus silahı bedava Anadolu'ya sokulur ve Anadolu insanı İngilizleri İstanbul'da doğrardı. İstanbul en basit ifadeyle böyle bir yer...
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .