DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

ATATÜRK' ÜN SAMSUNA ÇIKIŞ GERÇEKLERİ

Karatoprak_ygtKaratoprak_ygt Gönderiler: 116

Günümüzde bu konuda birbirinin zıddı iki görüş mevcuttur…

‘’Cumhuriyetçilere’’ göre; Atatürk Samsun’a tek başına çıkmıştır!

‘’Muhafazakarlara’’ göre; M. Kemal Paşa’yı Sultan Vahdettin Samsun’ a göndermiştir…

Oysa ‘’gizli’’ gerçekler… çok daha farklıdır ve ikisi de değildir!… Peki bu kadar önemli ve temel bir konuda nasıl bu kadar zıt fikirlere sahibiz!?…. Neden yalın gerçekleri ‘’sizin gerçeğiniz…’’ ya da ‘’bizim gerçeğimiz…’’ diye bükeriz?.. Gerçekte nasıl olmuştu diye hiç düşünmüş müydünüz şimdiye kadar!?… Amacım bu büyük sır perdesini aralamaktır… Artık gerçeği öğrenmek hepimizin de hakkıdır…

Amasya Tamimi’nden sonra hakkında idam fermanı verilip, üstüne birde hain ilan edilen M. Kemal Paşa, hangi cesaretle Erzurum’daki Üçüncü Ordu Kumandanı Kazım Karabekir Paşa’ya gider ve “emrime gireceksin” der!…

Kazım Karabekir Paşa teklifi önce kabul etmez!… Ama Erzurum’ da ki meşhur postaneye birlikte gitmeye ikna olur. İki saat yirmi dakika postanede kaldıktan sonra dışarı çıkarlar ve Karabekir Paşa karar değiştirip,Mustafa Kemal Paşa’ya biat edeceğini ilan eder ve Kurtuluş Savaşına “evet” der!…

Peki Erzurum’daki meşhur postanede olmuş olan görüşmenin sırrı neydi? Mustafa Kemal Paşa’yı (Tuğgeneraldir o zaman) Genelkurmay’ın talebi ile Samsun’a küçük bir göreve yollayan İstanbul Hükümeti ve Padişah Sultan Vahdettin Efendi, bir şeylerden kuşkulanmış olacaklar ki ilk görev listesindeki yirmi kişinin üstünü neden çizmişlerdi!?… Kimdi bunlar ve neden üstü çizilmişti?…

Önce, kırk kişilik bir liste Başbakan Damat Ferit Paşa’ya gider, akabinde de Sultan Vahdettin Efendi’ye onay için sunulmak zorundadır… Ama bu liste her ikisi için de tehlikeli bulunur ve yirmiye yakın önemli adam veto edilip üstü çizilir… Ve liste yirmiye iner, kaptan, seyis, yaver vb. önemsiz insanları kapsayacak şekilde Samsun listesi daraltılır…

Mustafa Kemal Paşa, çizilen listeyi görünce önce şoka girer… Ama hep yanında olan Genelkurmay 2. Başkanı Cevat Paşa der ki; ‘’Üzülme Paşam, ya görevi tümden iptal etselerdi!… İki kişi daha ekleyip yeniden onay için göndeririz’’ dedi ve dediğini de yaptı… Ve yeni listeden de kuşkulanan Başbakan Damat Ferit Paşa bu ikiliyi yemeğe davet edecekti…Yıldız Sarayı’ndaki yemeğe Cevat Paşa ile Mustafa Kemal Paşa birlikte giderler. Genel Kurmay 2. Başkanı Cevat Paşa, yolda Mustafa Kemal Paşa’yı sıkı sıkıya tembihler!… “Damat Ferit Paşa ne derse desin sesini yükseltip açık verme” der!… “Sadece yemeğini ye” diye uyarır…

Yemekte herşey çok sakin başladı.Ancak,Enver Paşa'nın Vahdettine yazdığı mektup ve Damat Ferit paşanın böyle bir ekiple Samsun'a çıkamazsınız hissi,yemekde ki havayı bir anda değiştirdi.Çünkü Enver paşa,Mustafa Kemal'in Samsun'a gönderilmemesini istiyor,padişaha bu hususta mektuplar yazıyordu.Damat Ferit dayanamayıp şöyle dedi;‘’Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz Allah aşkına!… Alt tarafı küçük bir görev talep ettiniz ama tüm muhalifleri listeye aldınız!…’’ der. Bunun üzerine önceden hazırlıklı olan Cevat Paşa yerinden kalkıp, Damat Ferit Paşa’nın koluna girerek pencerenin önüne kadar götürüp Boğaz’da demirleyen dev İngiliz zırhlı gemilerini göstererek ‘’Paşam, bunların gitmesi için bir projeniz var mıdır?’’ diye çapraz sorular soracak ve ortamı kontrol altına alacaktı… Çünkü Damat Ferit Paşa'nın bu soruya verebileceği bir cevabı yoktur. Şaşkınca Cevat Paşanın yüzüne bakar… Senaryosu kuvvetli olan Cevat Paşa yine inisiyatif alır ve der ki; ‘’Meraklanmayın Paşam bu iş benim kontrolümdedir…’’ (Samsun görev ve liste işi…) Damat Ferit Paşa gönülsüz bir şekilde listeye onay vermek durumunda kalacaktı…

Ve Büyük gün, Sultan Vahdettinin karşısındadır Gazi Mustafa Kemal Paşa.

Tatmin olmayan Padişah Sultan Vahdettin, görüşme odasına  sadece M. Kemal Paşayı çağırır… Beşiktaş Yıldız Sarayı’ndaki o meşhur son görüşmeyi yaparlar… (Şu anda müzedir.) Sultan Vahdettin, daha önceden üç görüşme yaptığı ve yine padişah olmadan veliaht iken uzun bir Almanya Seyahatini birlikte gerçekleştirdiği Mustafa Kemal Paşa’yı çok iyi tanıdığından olacak o kritik soruyu sorar; ''Samsun’ a götürmek için bu kadar muhalifi niye yanına almak istedin Paşam?''… (listeyi kastediyor…) Mustafa Kemal Paşa’da, Sultan Vahdettin’i çok iyi tanıyordur.

Mustafa Kemal Paşa'nın verdiği yanıt şudur;(İngiliz işgali ve dev gemilerini işaret ederek); ‘’Sultanım, artık yapılacak bir şey kalmamıştır!’’ der…Vahdettin de cevap olarak;‘’Kemal Paşa sen başından beri haklıydın, kafanda ne varsa yap seni destekliyorum!’’ demiştir.Çünkü Mustafa Kemal taa 1908'den beri Misak-ı Milliyi işaret etmiş,Almanların yanında savaşa girilmesine,Alman komutanların ordu içinde görev almasına ve daha bir çok şey,Jöntürk devrimi,Ulusal bağımsızlık ve daha bir çok konuda haklı çıkmıştır.Vahdettin de bunu kasdetmiştir.

Ancak Vahdettin'in yine de gönlü rahat değildi.Çünkü Mustafa Kemal'in,cumhuriyetçi olduğunu,laik olduğunu,Avrupalı bir yaşamı benimsediğini çok iyi biliyordu.Enver paşa da,farklı bir hayal dünyası kuruyordu.Mustafa Kemal başarısız olsun,milleti ben kurtarayım,rüyası içindeydi.Damat Ferit için ise  fazla söze gerek yok,Mondros Antlaşması'nın mimarıdır kendisi.Hatta Sevr Antlamasında onayı bulunan ''yüzellikler'' arasında olan bir vatan hainidir.Ancak Vahdettini,bu ikisinden ayırmak lazım.Vahdettin asla hain değil,korkak bir padişahtır.

Ve Mustafa Kemal görüşmeden ayrılır.Görüşme bitince Vahdettin de Samsun listesini gönülsüzce imzalayıp son karar mercii ve tasdik makamı olan İngilizlere gönderir. (1918 den, 1923 Lozan Barış Antlaşmasına kadar, İstanbul İngilizlerin işgali altında olduğu için, o dönem İstanbul’ a giriş ve çıkışlar İngilizlerin onayına tabidir…) Vahdettin ile konuştuktan sonra dışarı çıkan M. Kemal Paşa’nın yanına gelen bir binbaşı der ki; ‘’Paşam acilen İstanbul’u terk etmeniz lazım zira infaz kararınız verildi!…’’ M. Kemal Paşa’nın başında şimşekler çakacaktı!… Bunun üzerine hemen kaptanı çağırır ve İstanbul’dan hareket için talimatları verir… İki saat sonra Kız Kulesi açıklarındaki İngiliz Kontrol Gemisinden onay isteyip Boğazdan Karadeniz’ e açılmanın stresi içine girmişlerdi bile… İngiliz Subaylar listedeki kendi atadıkları Nazır’ın mührünü görünce onay verdiler… Ama o bekleme anında M. Kemal Paşa’nın ömründen ömür gidiyordu… Zira onay da sorun çıksa belki de hiç İstanbul’dan çıkamayacaktı… Binbaşının dediklerini düşünüp derin düşüncelere dalıyordu…

İşin en önemli ve sır kısmı ise; İstanbul’dan çıkmadan bir gün önce Genelkurmay Karargahı’nda ki son toplantı da, Genelkurmay Başkanlığı’na Vekaleten atanan bir başka Kazım Paşa ve (sonradan Özalp soyadını almıştır…) Genelkurmay İkinci Başkanı Cevat Paşa ile yapılan son görüşmeden sonra yan odaya geçip gizli telgraf şifrelerinin M. Kemal Paşaya verilmesidir…

Erzurum Postanesi’nde ki yaklaşık iki buçuk saatlik telgraf görüşmesinin sırrı budur… Postanede, Kazım Karabekir Paşa’yı şifreli telgraf yazışmaları ile M. Kemal Paşa’nın emrine girmesi için İstanbul’ da ki Genelkurmayın Paşa’ları ikna ediyorlardı… ‘’Bunlara Osmanlı Derin Devleti Paşaları diyorum… 

Sonuçta Mustafa Kemal,büyük bir sevgi gösterisi altında Samsun' a gelir.Padişah vekili olarak geldiği Anadolu da,Kurtuluş kahramanı olarak anılır.

Yani,ne Mustafa Kemal tek başına ülke kurtarmıştır,ne de Vahdettin haindir.Hain olanlar,Damat Ferit ve Enver paşadır.Mustafa Kemal geleceği okuyabilen,cesur ve kararlı bir liderdir.Ancak Vahdettin de bu özellik malesef yoktur.

Türkiye Cumhuriyeti'nin miladı;19 mayıs 1919'dur.

Görüşleriniz nelerdir ?

Teşekkür edenler (1)İttihatTerakki

Yorumlar

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .