DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber

DERİN GÜÇLER: Şeytani Akıl ve Teşkilat Sistemi (2. Bölüm)

BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 1683. Derece
Ağustos 10 düzenlendi Kategori Dünya Tarihi

    Yedi kat yer…

    Ve arz…

    Bu iki kavram, derin dünyayı kafamda somutlaştırmama hep yardımcı olmuştur. Katmanlı düşünce, matruşkalar açma…

    Bugün matruşkaları açmayacağız. Hayır! Bugün bir matruşka üreteceğiz! 7 kat yerin altından başlayarak Şeytani Aklın kurguladığı teşkilatları kat kat görerek yeryüzüne çıkaracağız. Elbette; sadece bilindik isimleri… Ama sistemi anlatmak ana gayemiz olacak… Bundan fazlasına gücümüz de bilgimiz de yetmez… Ve bu sadece bir tez… Kazmayı eline alıp dünyanın derinliklerine ulaşmak için kazmak zahmetinde bulunan ağabeylerimizden ilham alarak…

    Dünya’nın çekirdeğinde sadece iki derin güç var. Birisini şeytani akıl, diğerini Rahmani akıl yönetiyor. Bunun dışındaki bütün yapılar bu iki güçten birisine bağlı… İster bilsinler ister bilmesinler…

   ‘’Bu savaş hak ile batılın savaşı; şeytani akıl ile Rahmani aklın mücadelesi…’’ 

    Âdemoğlunun tartışmasız en büyük düşmanı olan İblisin ana gayesi; saptırabileceği kadar insanı saptırıp cehenneme sürüklemek, bu husustaki zannını ve iddiasını kanıtlamaktır. Bundan dolayı kıyamete kadar mühlet aldığı bu dünyada, insanlarla ‘’konjonktürel dostluklar’’ kurarak kendisini dost tutanları emrinde çalıştıracaktı.

    Şeytan; metafizik varlığı, teknolojisi ve iradesi ile adeta ‘’tecessüm’’ ettiği kralları  ‘’tanrı krallar’’ veya ‘’tanrı soylu hanedanlar’’ olduklarına inandırıp batıl tarafın en derin katmanında teşkilatlandırmıştır. Böylece bidayette kurguladığı ‘’tanrı soylu hanedanları’’ kan bağı ile günümüze kadar ulaştırmıştır. Çünkü Şeytan; nefsine taptırdığı insanlardan oluşan bir toplumu tanrı-krallara da taptırarak ‘’halife’’ unvanlı âdemoğlu hakkındaki zannını ispatlamak istiyor. Nemrud ve Firavun dâhil gördüğümüz tanrı soylu hanedanların tamamı, şeytani aklın tasarladığı projenin yeryüzünde sahnelenmesiydi. İşte bu sahne yedi kat yerin altında tasarlanmıştı.

    Tanrı Soylu hanedanlardan bir sonraki derin katmanda ‘’vahyi inkâr edip aklı vahiyden üstün tutanların’’ teşkilatlandırıldığı ‘’felsefe katmanını’’ görüyoruz. Âdemoğlu’nun yaratılışından günümüze kadar ortaya atılan bütün felsefelerin, ideolojilerin, ekonomik sitemlerin, izm’lerin kurgulandığı derinlik burasıdır. Aslında düşünme yoluyla elde edilen bilginin, vahiy yolu ile yeryüzüne nüzul etmiş olan ilahi bilgiye uyumlu olduğu konularda hiçbir problem yoktur. Zira akletmek, düşünmek, sorgulamak insan olmanın gereğidir. İnsanın bu temayülünü kendi çıkarı için kullanan Şeytan, kişi bazlı planda düşünce sistemlerine sızarak ortaya çıkan bütün felsefelerin, ideolojilerin altına imzasını atmıştır. Bunu kimi zaman kendisinden haberi olmayan filozofların düşünce sistemine sızıp bilgiyi kirleterek, kimi zaman da adeta tecessüm ettiği ve tamamen kontrol altına aldığı kişilere emrederek yaptırmıştır. Deizm, Ateizm, Kapitalizm, Komünizm… gibi toplumu etkileyen bütün ideolojilerin/izm’lerin merkez üssü bu altıncı derin katmandır.

    Bugün dünya gündeminde olan LGBT ve tek dünya projesinin de kaynağı da bu derinliktir. Ayrıca derin dünyanın gündeminde yer alan Gnostizm’de bu katmanın bir ürünüdür. Gündemimizde olduğu için bir parantez açıp bu hususta birkaç söz söylemek istiyorum.

    Aklı vahiyden üstün tutanlardan bir hizip olarak tanımladığım Gnostlar; akıl, vehim ve hayal yoluyla elde ettikleri bilgilerin hakikat olduğuna inanmışlardır. Gnostiklere göre doğru yol; ruhun nefs ve bedenden kurtarılarak öteki âleme kavuşturulmasıdır. Bu yolculukta elde edilen bilgilere ise ‘’gnosis’’ denilmiş olup gnostlara göre bu bilgiler hakikattir. Böylece bu katmanda elde edilen gnosislerden, Gnostizm inancı ortaya çıkarılmıştır. Lakin gnostizm bir din olmayıp diğer dinlere dostane bir şekilde yaklaşan, sızan ve o dini kendisine benzetmeye çalışan bir sızıntı inancıdır.

    Akıl, vehim ve hayale aldanan Gnostlar, bu yolculukta elde ettikleri bilgilerin vahiylerden, kendilerinin ise peygamberlerden üstün oldukları iddiasında bulundular. Hatta ilahi dinlerin kökeninin, gnostik yolculukta elde edilmiş bilgilerden çalınmış olduğunu iddia edip, kendi dönemlerinde yaşayan peygamberleri de inkâr etmişlerdir. Hâlbuki gnostik yolculukta elde ettikleri bilgilerin bir kısmı doğru olsa bile çoğu sapkın bilgiler olup doğruya ulaştıkları hususlarda ise inkâr ettikleri ilahi kaynaklardan ilham aldıkları ortadadır.

    Sonuç olarak, Tanrı soylu hanedanlardan sonra bir üst katmanda kurgulanan felsefi katman; bütün izm’lerin üretildiği derin katman olup şeytanın en tehlikeli, en aşağılık faaliyetlerinin yürütüldüğü ve sızıntı inançların oluşturulduğu derinliktir.

   Tanrı Soylu Hanedanlar ve sızıntı inançlardan bir sonra gelen derin katmanda ise sızıntı dinlerin kurgulandığını görüyoruz. Bu katmanın aslını ilahi dinlerin bizatihi kendisi oluşturur. Bir önceki felsefe katmanında oluşturulan sızıntı inançlar, zahirde hiçbir ilahi dinin düşmanı olarak görünmezler. Sızıntı inançlar, Hazreti Âdem’den günümüze kadar bütün ilahi dinlerin içine dostane bir şekilde sızarak, o dinin inanç sistemini bozup kendisine benzetmiştir. Kendisine benzettiği din ise artık sızıntı dini olmuştur. Bu operasyonun sebebi sızıntı inançları ortaya çıkaran kâhinlerin, kendilerinin doğru yolda olduklarını düşünmeleri, peygamberleri inkâr etmeleri ve insanlığa doğru bilginin kendilerinde olduğunu ispat etmek içindir. Böylece bidayetten günümüze kadar âdemoğlunun mensup olduğu birçok cemaat ve tarikatlar, sızıntı inançlar tarafından bozularak beşinci derin katmana çekilir ve sabilik din sitemi oluşturulmuş olur.

    Özellikle gnostizmin saptırması ile oluşan sabilik din sistemi; putperestlik, öküze tapmak, doğaya/yıldızlara/güneşe tapmak, cinsel uzuvlara tapmak gibi ilginç inançları ve dinleri de içine alan geniş bir portföye sahiptir. Ayrıca Şeytan bu katmandaki operasyonu ile teslisi Mısır’da, iki tanrıcılığı İran’da, çok tanrıcılığı ise Hindistan’da merkez üs haline getirmiştir. Bu merkezler dün ve bugün sızıntı din merkezleridir.

     Tanrı Soylu Hanedanlar, felsefe/sızıntı inançları ve sızıntı dini derin katmanlarından bir sonra; semavi dinlerin tarikatlarından ve mezheplerinden koparılan cemaatleri, dördüncü derin katmanda teşkilatlandırılmıştır. Tapınak Şövalyeleri, Siyon Teşkilatı, Cizvit Papazları, Mason Teşkilatı, İllimunati, Töton Şövalyeleri, Vatikan, Opus Dei, Moon Tarikatı, Kabala, Eşkenaziler, Safaradlar, Evanjelistler, Hariciler, Nusayrilik, Galat-ı Şia ve diğer Hıristiyan, Yahudi tarikatları ile sapıklaşmış İslam mezhep ve tarikatları sızıntı dini virüsü ile vampirleştirilip bu katmanda örgütlendirilmiştir.

    Bu örgütler, faaliyetleri bakımından başlangıçta bölgeselci olsalar da değişen dünya şartları ile küreselleştirilmişlerdir. Zira Şeytanın kendisi küreselcidir.

    Bu semavi dinlere bağlı tarikat ve mezhepler, sızıntı dinlerinin merkezlerinden gelen akımlar neticesinde bozularak şeytanın emrinde çalışan kurumlar haline gelmişlerdir. Ancak, bu örgütler kendi aralarında ittifak kuramayacak kadar birbirlerine düşmandırlar. Bugün dünyadaki batı kaynaklı savaşların tamamı, dışarıdan bakıldığında birlikte görünen bu örgütlerin kendi aralarındaki mücadeleleridir. Bu örgütlerden güçlü olanlar, Şeytan’dan küreselciliğin liderliğini talep etmektedir. Ancak bu liderlik, son birkaç yüzyılda yıldızı parlayan tapınak şövalyelerine verilmiş olup dünyanın derin gücü ve küreselci adıyla çalışmalarına devam etmektedirler.

   O halde ‘’felsefe katmanında’’ oluşturulan sızıntı inançlar önce ilahi dinlere sızıp din maskesi takıyor, sonra ehli-kitap denilen semavi dinlere bağlı tarikatları ayartmaya çalışıyor, diyebiliriz.  Yedi kat yerin altı hanedanlara ait olup altı, beş ve dördüncü kat derinliklerde ise şeytanın bir alt yapı çalışması kurguladığını görüyoruz.

   Üçüncü katmanda ise taşeron örgütler faaliyet göstermektedir. Rockefeller, Rotchildler gibi zengin ailelerin teşkilatlandığı derinlik bu katmandır. Bu aileler; üst aklı Şeytan olan kendisinden önceki derin yapıların taşeron örgütlüğünü yapmaktadır. Yeryüzü ile bağlantı bu katmanda başlar. Dünyanın bütün ülkelerinde şirketleri, bankaları, medya kuruluşları, siyasetçileri, bürokratları ile faaliyet gösterirler. Şeytani aklın felsefe katmanında oluşturulan ‘’ekonomi felsefesi’’ de bu taşeron örgütler tarafından uygulamaya konulmuştur.  Böylece bütün dünyayı sömürürler; kadim uygarlıkları, devletleri ve toplumları mali yönden kontrol altına alırlar. Ekonomik yönden kendilerine bağladıkları devletlerin yönetiminde de söz sahibi olarak şeytani akla teslim ederler. Böylece bir sonraki katman tasarlanır.

    Şeytani derin güçlerin ikinci derin katmanında ise istihbarat örgütleri, sızıntı dini adayları ve devşirdikleri şahıslar ile ‘’çakma derin devletler’’ organize edilir. MI6, BND, CIA, MOSSAD, PENTAGON gibi istihbarat yapıları ile FETO gibi sızıntı din adayları bu derinliklerde örgütlenmişlerdir. 15 Temmuz’da FETÖ istediğini alabilseydi dördüncü katmana terfi ederek sızıntı dini madalyası alacak ve o katmanın sakinleri olarak faaliyetlerine devam edeceklerdi. Bunun dışında iktidarlar, darbeler, ittifaklar, terör örgütleri, terör olayları ve sair faaliyetler bu katmanda tasarlanır ve yeryüzünde uygulanır. Ayrıca her milletin ‘’milli ve karakterli’’ bir damarı vardır ki onlar da bu derinlikte şeytani aklın taşeronları ile mücadele ederler.

   Ve artık yeryüzündeyiz…

   Yeryüzü için şunu söyleyebilirim; gördüğümüz her şey birer algı ya da ilizyondur. NASA, Hollywood, demokrasi, hastalıklar, müzikal festivaller, oyunlar, aktörler, şarkıcılar, bilim ve teoriler, petrol savaşları, teknolojiler, uzay… Bunların hiçbirisi hakikat değildir! Hepsi birer araç olup asıl savaş hak ile batılın arasında ve çok daha büyük amaçlar için yapılmaktadır.

    Yeni dünya düzeni adı verilen tek dünya devleti, dev şehirler projesi, yapay zekâ ve Lgbt projelerinin tamamı Şeytanın tanrı-krallar projesinin bir tezahürüdür. Dikkat! Şeytanın kişi bazlı çalışma projesi ile toplum bazlı çalışma projesinde bire bir aynı yöntemler uygulanmaktadır.

    Kişi bazlı projede her şahsın düşünce sistemine/kalbine dostane bir şekilde sızan şeytan ve avenesi, zamanla buraya işgal edip istediği kalıba sokarken; toplum bazlı projede ise ‘’toplumun şeytanı’’ olan sızıntı inanç ve sızıntı dinlerini kotarmıştır. Böylece sızıntı dinleri, toplumun mensup olduğu hak dine yine dostane bir şekilde sızarak o dinin inanç sistemini kendisine benzetmeye çalışmaktadır. Bu sızma faaliyeti ile şahısların fıtratını bozan şeytan, sızıntı inanç virüsleri ve felsefeleriyle toplumların fıtratını bozmaktadır. Bugün dünyada görülen savaşlar, kan, faiz sistemi, adaletsizlik, açlık ve susuzluk kıtlıktan dolayı değil toplumların fıtratının bozulmasından kaynaklanmaktadır.

    Son dönemlerde gündemde olan lgbt evlilikleri ve bu sapkınlığı sıradanlaştırma, hoş görme girişimleri de yine toplumun fıtratını ve içtimai hayatı hedef almaktadır. Çünkü fıtrat şeytana düşmandır; fıtratı bozulmayan bir şahıstan istediğini alamayacak olan şeytan; fıtratı bozulmayan bir toplumdan da istediğini alamayacaktır. Bundan dolayı bu operasyonlar şeytanın amacına ulaşmak için muhakkak uygulamak zorunda olduğu araçlarıdır.

    Şeytanın amacı ise; tanrı-insanlar ve tanrı-kralları çağını başlatmaktır. Tanrı-insanlar projesi ile her şahsı kendi nefsine; Tanrı-krallar projesi ile toplumu tanrı soylu hanedanlara tapındırarak bu amacını gerçekleştirmek istemektedir. Nefsin ve egonun toplum bazlı projedeki karşılığı  ‘’tanrı-krallar’’dır. Zira tanrı krallar, ego ve gücün temsilcisi olup doğrudan doğruya toplumun nefisleridirler…

   Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır. (Ali İmran suresi 54. Ayeti meali)

  Biz söylüyoruz ama her şeyin en doğrusunu Aliym olan Allah bilir.

  Devam edecek…

        

 

 

SAYGILARIMLA
HAKAN CERAN

Yorumlar

  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 2953. Derece
    Allah razı olsun. Devamını sabırsızlıkla bekliyor olacağım. Allah zihnini açık gönlünü bol eylesin.........
    Bu taslak tamamlandıktan sonrada tüm alt ve üst  katmanlar  üzerinde de en ince kılcallarına kadar  konuşmak dileği ile.....
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • BAMSI_BEYREKBAMSI_BEYREK Gönderiler: 573. Derece
    Allah razi olsun. NASA, uzay, teoriler vs. seytani isler demissin. Buna katiliyorum. Peki 500 sene öncesine kadar bütün insanlarin dünya düzdür dedigi halde son 500 senedir küre oldugu insanlarin cogu tarafindan kabul görüyor. Özellikle bahsettigin NASA "uzaydan cektigi küre dünyanin fotolariyla" bir nevi "görsel kanit" sunmus oldu. Düsünüyorum da, acaba bunlar da mi sahte ve bir algi operasyonu mu? 
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • Cengizhan_29Cengizhan_29 Gönderiler: 3573. Derece
    Kardes ağzına sağlık. .Hac ve hilal in kavgası. .
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • ISO-CANISO-CAN Gönderiler: 2953. Derece
    Sadece nasaya kalsaydi belki kandiriyolar derdik ama denizlerden belli yuvarlak oldugu. Bide dunya delikanli degil kahpe. Delikanli olsaydi yuvarlak olmazdi.   :D
  • hakimbeyazhakimbeyaz Gönderiler: 2953. Derece
    yedi kat yerin şeytani kısımlarını tasvir eylemişsin. insan düşünmeden edemiyor. peki bunun rahmani olanları neler ? yani örneklemek gerekirse '' felsefe katmanı'' olarak  nitelendirilen 6. katmanda ‘’vahyi inkâr edip aklı vahiyden üstün tutanların’’ teşkilatlandırıldığı düşünüldü. Fakat burada şeytanisi ele alındı. Peki  bunun rahmanisi  i bn-i haldun un  felsefesimidir ?  gibi......... bu şekilde de her katmanı rahmanisi ile de açıklanabilir mi ne dersin ?


    ''' Düşünüyorum ama ben mi düşünüyorum? Bu iç ses ya da düşünce bana mı ait? Ya da sen düşünüyorsun da acaba sen mi düşünüyorsun?  İşte burası her insan için görmesi en zor olan yer, çünkü insanların çoğunluğu kafasından geçen her düşünceyi kendi düşüncesi zannediyor ve ‘’hangisi ben?’’ sorusunu bile sormuyor. ''''

    işte ilk parağrafta açıklanabilir mi ? yada açıklanırsa  ikinci parağrafta ki sorunda konuya vakıf olmayan bizim gibi  insanlara bir ışık tutma yol gösterme konusunda yardımcı olabilir belkide  ? 

    Neyse oldukça ilginç bir benzetim yapmışsın. insan arz-ı da merak içinde bekliyor doğrusu.
    Selamlar sevgiler.


    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • BAMSI_BEYREKBAMSI_BEYREK Gönderiler: 573. Derece
    Ben ne yalan söyleyeyim, denizleri hep düz gördüm. Ha bir geminin uzaklastikca denizin ardindan yok oldugunu dersen, teleskopla veya dürbünle yakinlastirinca tekrar gözüküyor. Her sey perspektif meselesi.

    Ayrica hakimbeyazin dedigi gibi bu isin Rahmani boyutu nasil aciklanabilir? Devami gelecektir diye umuyorum.
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • AzerAzer Gönderiler: 3443. Derece
    Ağustos 12 düzenlendi
    guzel ve tastik ediyim bir yazi olmus sagolasin, bugunku biz gorduyumuz sapmis olan eski dinler vaktiyle dogru yolda olan dinleriydi, seytanin hep bir maksadi vardir, o da Turkleri dinden cikarmakdir, yani genimize sizmakdir, eger Turk dinde cikarsa dunyada oyle bir guc yok ki karsisinda dursun,, ben birseyi fark edim,, bizim genlerimiz isleme sokan sifre, duyada haksizlik bas alib gitmesi ve qaripler ordu halini almasi bizim harakete getiren genimizi aktif hale getiriyor
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 1683. Derece
    Ağustos 12 düzenlendi
      Öncelikle hepinize teşekkür ederim. Başarı Rabbimden. İnşaallah hep doğru sözler sarf ederiz. ve İnşaallah bu yazı dizisini 4-5 bölüme uzatmak istiyorum. Kafamda bir çerçeve çizerek başlamıştım. Lakin iki gündür bayram temizliği içinde olduğumuz için çalışamadım. Yarından itibaren çizdiğim çerçeve üzerinden bilgi toplayıp yazılara devam etmek istiyorum. Rabbimin yardımıyla elbette... 
      
     Abdulhakim Ağabey ''Tamam cengizhan fazla söze gerek yok dedik konu kapanmıştır. Artık  bu konu ile alakalı yorumda yazmayın. yazan kardeşimde silsin lütfen. Hakan CERAN kardeşimizin yeni bir yazı dizisi  var. DERİN GÜÇLER  diye  sizleri oraya davet ediyorum.  yazıyı açın Koltuklarınıza oturun ve 2. kaptan  yeni kaptan ile yeni bir yolculuğa doğru yol alalım. Ben beğendim.Sizinde beğeneceğinizi umuyorum.  Hakan CERAN kardeşimizi de  buradan birkez daha tebrik ediyorum.

    Not: Bikarınca hakan kardeşim dikkat et Ahmet YOZGAT abimiz seni kıskanmasın. ( ben kıskandım da )'' demişsiniz.

     
    Teşekkür ederim.  Lakin şunu itiraf etmezsem nankörlük etmiş olurum. Çok bir bilgiye sahip değilim. Sadece düşünmeyi seviyorum. Bu sene bir sınav hazırlığım olacak inşaallah. Bundan dolayı bu sene pek aktif olmayacağım. Rabbim ömür verirse  idol olarak gördüğüm Ahmet Ağabeyin nasihatlarını da alarak gelecek seneden itibaren bir öğrenme programına alacağım kendimi... Belki 20 sene sonra Ahmet ağabey gibi olabilir miyim, diye heves ediyorum.

       Bu yazdığım tezde de çoğu bilginin kaynağı zaten Ahmet ağabey'dir. Ondan dinlediklerimiz, öğrendiklerimizden yola çıkarak bir şablon oluşturmaya çalışıyorum. Elbette bazı konularda farklı düşünüyoruz. Mesela Gnostizm'de. Bunu yarin ifade etmeye çalışacağım. Bunun dışında Ahmet ağabey olmasa biz de bir şey yok. Ayrıca bu sitedeki her kardeşimden bir şey almaya çalışıyorum. Zira akıl akıldan üstündür, farklı bakış açılarına kapılarımızı açtığımız sürece gelişime açığız, demektir. Bundan dolayı tüm kardeşlerime tekrar teşekkür ederim. 
     
        Bundan sonraki kısmı Rahmani akıl üzerinden devam ettirmek istiyorum ve Rahmani aklın son kalesi Derin Türk Devleti. Bu dünyadaki tüm savaşların görünen sebebi ekonomik olsa da tamamında din ve inanç etkili olmuştur. Dünya din olgusunun etrafında dönüyor. Bugün Amerika ve Avrupa'da bütün siyasetçi ya da devlet adamlarının arkasında bir dini yapı muhakkak vardır. Türkiye ve dünya'da hak ya da batıl olsun bir cemaate mensup olmayan kimse en tepeye çıkamaz.  Trump'a bakıyorsun; evanjelist tarikatlardan destek görüyor keza Avrupa'da öyle... Bu savaş hak ve batılın savaşı... Şeytan ve Adem'in mücadelesi... Şeytan kıyamete kadar  o ağaçtan yememizi hep teklif edecek... Bu savaş kıyamete kadar sürecek... 

       Rahmani aklın teşkilatlarını bu şekilde tasvir edemem. Zira içine sızdırmayan bir yapı. Şeytani aklın teşkilatları zayıf ve çürük. Rahmani akıl düşmanın bütün yapılarını tanıyor. Kader ya da konjonktür gereği diyelim: Galebe üstünlüğü onlarda. Ama mevsim dönecek inşallah.

       Şeytani akıl,  Rahmani aklı asla çözemez. Sadece delillerinden yola çıkarak varlığını hissediyor ve çok korkuyor... Bundan dolayı Kuzey Müslümanlığı adını verdiği Anadolu coğrafyası merkezli olmak üzere Horasan'a kadar saldırıyor. Biliyorlar ki buraya sızamaz ve değiştiremezsem bu akıl bir anda umulmadık bir huruç harekatı yapabilir. Ama hiç şansları yok. Çünkü son kale adım adım geliyor... 

    Teşekkür edenler (4)Azer hakimbeyaz ARS Cengizhan_29
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 1683. Derece
    Allah razi olsun. NASA, uzay, teoriler vs. seytani isler demissin. Buna katiliyorum. Peki 500 sene öncesine kadar bütün insanlarin dünya düzdür dedigi halde son 500 senedir küre oldugu insanlarin cogu tarafindan kabul görüyor. Özellikle bahsettigin NASA "uzaydan cektigi küre dünyanin fotolariyla" bir nevi "görsel kanit" sunmus oldu. Düsünüyorum da, acaba bunlar da mi sahte ve bir algi operasyonu mu? 

    Kardeşim, senden de tüm kardeşlerimiz ve ümmeti Muhammed'den Rabbimiz razı olsun... 

    Aslında buraya NASA yazarken dünyanın yuvarlaklığı ya da düzlüğü meselesi üzerinden değil de dünyada oluşturulan algıyı düşünerek yazmıştım. Nasa bugün ne yapıyor?

          Dört-Beş ay arayla  'bir gezegen bulduk'' diyor. GORA adlı film de bir adam vardı. İkide bir gelip ''bir cisim yaklaşıyor'' diyordu. Ondan hiçbir farkı yok. Ama oluşturulan algıya bakıldığı zaman sanki kainatın her köşesinden haberi varmış gibi geliyor. Bunca zamandır gezegen bulmaktan başka bir şey yaptıkları yok. İki üç resim, bitti. İşte burada Amerikan propagandası yapılıyor. Amerika'nın dünya üzerindeki prestijini artırmak için. 

        Ya da uzaya uydu fırlatma ve Mars'a uzay aracı gönderme meselesi... Küresel sistemde cari olan ortak para birimini yani doları karşılıksız basan Amerika, uzaya koloni kurmanın ya da Mars'a araç göndermenin maliyetini -dünya üzerinde elde bütün gücünü kullanarak- devasa rakamlara çıkarıyor. Bugün bir çok devlet uzaya araç göndermenin maliyetinden kaçtığı için bu işlere girmiyor. Bu maliyeti ayarlayan, milyarlarca dolara çıkaran bizatihi Amerika'nın kendisidir. Nasa'da biliyor ki yaptıkları iş zor değil... Amerika diğer devletlere nasıl nükleer ürettirmiyorsa, bu işleri de engelliyor. Zira bu bir prestij meselesi... Nasa'da çalışanlar zeki insanlar ama Nasa'da çalışanlara maaş verenler, çok daha fazlasına şeytani dehaya sahip olan insanlar. 

        Nasa'nın görevi ile Amerika'lı bir şarkıcının görevi arasında aslında hiçbir fark yoktur. Bir zamanlar Beyonce, Lopez, Jackson nasıl Amerikan'ın prestijini artırıyor ve Amerika'yı rüyalar ülkesi olarak dünyaya tanıtıyorsa NASA'da aynı görevi farklı bir kulvarda sergiliyor. Amerika asla dünyaca ünlü bir şarkıcısı olmadan duramaz. Bugün Justin Bieber tamamen bir devlet projesidir. Sadece prestij için bu gibi şarkıcılara milyar dolarlarca harcama yaparlar. Medyasından tut ki istihbarat ağına kadar ne gerekiyorsa yapılır. NASA'da böyledir, gündemden düştükçe bir gezegen buluyor. Hatta içinde su olma ihtimali de oluyor... 


    Teşekkür edenler (1)ARS
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • AzerAzer Gönderiler: 3443. Derece
    seytan yikamadigi bir aklin elini opmez, yok etmek ister ve ona karar vermis , onumuzdeki savas duya savasi ortadoguda olmasi tesadufu diyil,1 bugun abd neden kuzey koreyle savasmak istiyor?ve kuzey kore hakikatanmi abd denin dusmani, yoksa kendilerinin haberi olmadan zamani gelince seytan icin harcanak bir ulke ve ya bahane konumundadirlar, cunki kore ve japonya ortada mahf olunmak istenen bir toplulukdurlar, eger savas ciksa koreyle bilinki japonya ve kore yok edilecek, cunki orta dogudaki dunya savasinda seslerini cikaracak bir toplum istemiyorlar, ayrica cin ve abd bir yerde ler bir birlerine laf atiklarina bakmiyin,cinilerin en boyuk dusman gordukleri Turklerdir, 2 cin durub durmusken hindistanla neden gerilim cikarmak istiyor,? cunki pakistani ortada oyuna getirib harcamak icin, ve hindistanin musluman nufus cok olan yerlerinde soykirim yapmak 3 filinlerde deas ortaya cikma sebebi, indoneziyani yok etmekdir 4 avrupada islam dusmanliginin artirilmasi bos yerediyil. bugun bizler vatikan yeni bir oyun kurmus diyoruz,ama vatikan dusduyu oyundan haberi bile yok, ve.s .5 ci ise orta dogudur, israil kurulmasi bir zaman ayarli bir nukler bonba gibidir, vaad edilmis topraklar masali uydurarak seytan yahudileri hep orta doguda kalmalarini sagladi, bir tasla 3 kus vurmak ucun, basimizi kaldirib bir bakdigimiz zaman nerde musluman nufus cok olan yer varsa kayniyor,bunlarin hepsi Turkleri tuzaga cekib yok etmekdir cunki islamin dunyada koruyucusu ALLAH dan sonra Turkdu, bizim nukler gucumuz olmadikca isimiz cok zor, ve Erbakan hoca dediyi bir sozvardir,, onlarin 40 ucak gemisi var, 40 nida biz yapana kimi onlarda 80 olucak, yani bize gelen bir nukler bonbani gelmemis etkisiz hale getirmek lazim, oldugu yerde diyil o zaman biz onlarin durumuna duseriz ve bize yakismaz, bonbani atmak isteyen birisi gorseki bonbani istesek ordacaz yok ederiz o bonbani hickimse bize firlatamaz,

    oyle topyekun ayrintilariyla yazmaga sabirsiz birisiyim ama benim ne demek istediyimi anlayan anliyacakdir, anlamiyansa zaten detaylida yazsam anlamaz

    elbete yanlisi olmuyan ve dogruyu bilen sadece ALLAH dir
    Teşekkür edenler (2)BiKarınca ARS
  • AzerAzer Gönderiler: 3443. Derece
    kardes Hizir peyqanberin Rahmani akliyla bir ilgisi vardir diye dusunuyorum 
    Teşekkür edenler (1)BiKarınca
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 1683. Derece
        Çok önemli bilgiler paylaşmışsın. Şeytanın İsrailoğulları'nı Ortadoğu'ya yerleştirmesi fitne içindir. Katılıyorum. Elbette her şey Allah'ın izni ile oluyor. 
      
        Bilge Kağan'ın Çinliler ile ilgili bize ders olacak bir sözü var. Orhun abidelerinde geçer: 

    Yalnız şunu anladım ki, Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş! 
    Tatlı sözle, yumuşak ipekle aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırır. 
    Yaklaştırdıktan sonra da ona kötülükler eder; 
    Bilgili, cesur insanları ilerletmez; yanılan insanı yaşatmazmış! 


    Çinlinin tatlı sözüne, yumuşak ipeğine aldanıp, Türk Milleti, çok çok öldün! 
    Böyle giderse, daha da öleceksin! Sonra, güneyde Çogay Ormanı'na, 
    Töğültün Ovası'na kadar konayım dersen; 
    Türk Milleti, öleceksin!.. 

    Bu sözler Çin'in kodlarıdır ve bizlere bir ata uyarısıdır. 
    Teşekkür edenler (2)Azer ARS
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • FenomenKUARKFenomenKUARK Gönderiler: 853. Derece
    Ağustos 13 düzenlendi
     Sen Ahmet abi(Masatla Kiliclari iyi bileyliyor, :) oyle ya cift tarafli)den ilham bende senin guzel yazindan esinlenip sonrakine katki icin biraz tingirdatayim. Seytani israil-uygur turkleri etrafindaki gibi aktif olmasa Rahmani tayfa belkide neyin geldiginden ve kendisinden bi haber yasar giderdi. En azinda hakk tarafindaki 2.seviye felsefecilerin bir kisminin derece atlayarak soylu Kutalmis hanedanlar arasina katilmasina sebep oluyorlar diyebiliriz. Seytani Rahmani tayfa gibi dusunemez cunku o safta yer almak icin belli insani degerlerin hic edinilmemis olmasi lazimdir. Cunku bazi duygular onlar icin zaaftir. Rahmani kazanmak icin her seyi yapmaz lakin bu oyunlarini bozmak icin seytanilerin penceresinden bakip planlarini ogrenemeyecegi anlaminada gelmez. Seytani kazanamayacagini bilsede kemiklesmis katmana bunu hisettirmez ve zaferin eninde sonunda onlarin olacagini vaadederek motive eder. Dua edin dusman havliyor ve arada bilerek piyon yediriyor, bu oldugunda bir kalenizi devirmek icin uzun bir senaryonun aginda debeleniyor olabileceginizi dusunerek temkinli adim atiniz. Seytani korkar cunku iblis onlara materyalist dunya imp sozu verir, gerisini dusunmeyin der! Sayilari rahmaniden daima az olmasina ragmen gucludur ve vampir gibi icimizden devsirdikleri ilmi ledun ehlinden bazilarini simyaci adi altinda bize karsi kullanirlar. Kuskusuz Zafer Once Allahin sonra inananlarindir! 
    Teşekkür edenler (3)BiKarınca Azer Cengizhan_29
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .