DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

ALLAH'IN BİLİMSEL OLARAK KANITI

Karatoprak_ygtKaratoprak_ygt Gönderiler: 883. Derece
Ağustos 18 düzenlendi Kategori DERİNDUNYA YAZARLARI
Bu yazım da çok değişik bir konudan bahsetmek istiyorum.Tabii ki Allah'a imanım yüksektir.İyi ki Müslümanım çok şükür.Ancak bilimin asırlardır araştırdığı ve bir türlü bulamadığı Allah'ın varlığı.Çevremize baktığımız zaman muhteşem bir düzenin kusursuz bir kainat'ın olduğunu görürüz.Bu da zaten bir elin değmiş olduğunu gösteriyor.Bugün çoğu bilim adamıda bunu söylüyor.Lakin hiç bir bilim adamı da Allah'ın varlığını ispat edemedi.Gelmiş geçmiş bütün bilim adamlarının aslında tek amacı Allah'ı anlamak.Yapılan bütün buluşlarda amaç budur.Galileo den tutunda Newton'a Einstein'a kadar.Ancak Darwin'i ayırıyorum.Uzun hikaye olur girmeyeceğim.Albert Einstein'ın ünlü bir sözü ''Olaylarla veya elementlerle ilgilenmiyorum,Allah'ın düşüncesini öğrenmek istiyorum''.İşte bütün bilimin amacı budur.Ancak sonuç sadece yaklaşım.Belki de İspat edilemez bir şey bu.Ancak bilimin amacı bu.Allah inşallah bir müslüman Türk'e ispat mükafatını verir.Tabii ki ispattan kasıt,Haşa görmek değildir.Sadece Evrenin yaradılışını çözmek ve Allah'ın varlığını bilimsel olarak kesin ispatlamak..

Bu konu hakkında şu aralar çalışmalar yapıyorum.Tabii ki matematiksel ve fiziksel anlamda bilgi dağarcığım yetmiyor.Örneğin; Newton bir tez öne sürdü.Einstein ise TEORİ ye dönüştürdü.Newton genel olarak  Uzay ve Zamanın birbirinden bağımsız olduğunu öne sürüyordu.Einstein ise uzay ve zamanın birbirinden bağımsız ve mutlak olmadığını, tam tersine göreli ve birbirinin içine girmiş olduğunu 1915`te ispatlamış ve Newton fiziğinin sonunu getirmişti. Newton`un aksine Einstein, uzay ve zamanın esnek ve dinamikliğini savunmuştu.Peki ne demekti bunlar ?.Benim söyleyeceklerim sadece bir hipotez.Tekrar söylüyorum benimkiler sadece bir tahmin.Günaha girersem Allah beni affetsin.Sizlerde beni uyarın..

Uzaydaki karadelikler Cennete ve Cehenneme açılan kapılar olabilir mi ?.Yani karadelikler bu kainat ile öldükten sonra gideceğimiz öbür dünya arasında bir yol olabilir mi ?.Yani öbür dünya karadeliklerin yan tarafı olabilir mi ?
Kıyamet günü Allah,karadelikler aracılığı ile bütün kainatı kendine çekecek bence.Biz İnsanoğlu Allah'tan geldik Allah'a döneceğiz.Bütün yaradılan herşeyin öyle olduğunu düşünüyorum.Ve bu alem yani kainat tamamen çekilerek yok olacak.
Sadece öldükten sonra gideceğimiz alem kalacak.O alemde karadeliklerden ardındaki alem olabilir mi ?.

Örneğin ; Yıldızlar ömürleri bittiği zaman sönüp kayıyorlar.Lakin nereye ???.Boşluğamı Allah'a mı ?.Karadeliklerden Allah'a gittiklerini düşünüyorum.Çünkü dediğim gibi her evrendeki herşey ve insanoğlu öldükten sonra Allah'a döner.Bu bence yıldızlar içinde böyle.Bu örnekleri sayısız çoğaltabiliriz.Evren Büyük patlama neticesinde oluştu.Ve bu patlamadan sonra genişlemeye devam ediyor.Bu genişlemenin en büyük sebebi,acaba maddelerin çoğalması mı ?.Bir leğenin içine oyuncaklarınızı doldurduğunuzu düşünün.Ancak hergün oyuncaklarınız çoğaldı.Daha büyük bir leğene ihtiyacınız olmaz mı ?.Bence evrenin genişleme sebebi maddelerin çoğalması ve genişlemesi.Yıldızlar öldükten sonra Allah onların yerine onlarcasını yaratıyor zira.

Ayrıca ben uzayda yaşam kesinlikle var diyorum.Hatta onların da peygamberleri olabilir.Onlar bizden daha gelişmiş canlılar.Işık hızı ötesinde teknolojileri var.Belki de farklı bir alemdeler bazıları.O da araştırılması gereken bir konu.Tabii ki daha bir çok konudan bahsedebilirim.Ancak yazımı kısa tutmak istiyorum.Sonuç olarak ; Biz öldükten sonra diğer aleme direkt geçiş mi yapacağız ?.Yoksa ara bir yolculuk mu yapacağız.Benim tez'imin en önemli noktası bu..Ara yolculuk Karadelikler mi... Daha anlatılacak o kadar çok şey var ki yazımı kısa tutmak için bitiriyorum.Kurandan bazı ayetler paylaşıyorum bilgilerinize... Teşekkür ederim herkese..

O (Kıyamet) günü Biz, 'Göğü', kitabın sahifelerini dürüp-büker gibi, bükeriz. ('Büyük Patlama'yla) ilk önce yaratmaya başladığımız gibi, yine onu, (hiper karadelik tekilliğinde), iade ederiz. Bu, Bizim üzerimize bir vaattir. Elbette Biz, bunu yapacak olanlarız.

[ENBİYA (21)/104]

Güneş de, kendisi için (takdir edilmiş) olan, 'karar yeri'ne doğru akıp gitmektedir. Bu, Aziz ve Âlim olan Allah'ın takdiridir.

[YASİN (36)/38]

Çöktüğü zaman yıldıza andolsun!

[NECM(53)/1]

Hayır, yıldızların çöktüğü yere(karadeliğe) yemin ederim.

Şayet bilirseniz, bu azim(büyük) bir yemindir.

[VAKIA(56)/75-76] 

Daha çok var.Ancak bu kadarını paylaşabiliyorum.Uzun olur yoksa.Hepinize tekrardan teşekkürler.

Değerli yorum ve görüşlerinizi eksik etmemenizi rica ederim. Araştırmaya devam edeceğim... Allah inşallah Türk ve Müslüman bir bilim adamına bilimsel kanıtlar yapmayı nasip etsin...




Yorumlar

  • keremkerem Gönderiler: 402. Derece

    Selamun aleykum

     Yiğit kardeş beyan ettiğiniz iman kuvvetinizle ,cevabını aramaya çalıştığınız soru birbiri ile zıtlık teşkil ettiği için la teşbih vela temsil kabilinden(benzetmek için değil temsil için ) eğer kuvvetli imanınız var ise sorunuzun cevabı malum olduğu için soruyu sormaktan muradınız başka şey olsa gerek,yok gerçekten Allaha iman için hala günümüzde delil ve ispat arıyorsanız o zaman kuvvetli zannettiğiniz imanınızın varlık zannına neşter vurmalısınız zira sineğe bir kova su deniz gibi gelirmiş(la teşbih vela temsil)

     Evvela bir fende veya sanatta mütehassıs olan iki kişinin şehadeti, o fende yada sanatta mütehassıs olmayan binlercesinin inkarını veya muhalefetini hiç indirir, hal böyle iken iman hususunda malumunuz en mütehassıs olanlar peygamberler olduğu ve adem a.s’dan ta peygamber efendimiz a.s.v kadar gelen 124.000 peygamber imanın 6 rüknü konusunda tam ittifak ettikleri (İsevilerdeki velediyet akidesi tahrifat neticesi ortaya çıktığı için bahisten hariçtir.) bu kadar nurani zatların ittifak ettikleri bir meselede zerrece tereddüt kalmayacağını her halde takdir edersiniz.şu alemde akıl ile vicdan ile muhakeme ile ve dahi ilim ile hiçbir ziakıl bu ittifakın karşısına geçemez,geçsede duramaz hatta şeytan dahi bu ittifakın neticesine şüphe dahi veremez o bile buna ilişmeye hicap eder.yani imanın 6 rüknü öyle kuvvetli ve nurani zincirdirki kendi kuvveti ile beraber sadece bu ittifak bile evham ve şüpehatı defeder.

     Hem hakaiki imaniye binlerce belki milyonlarca giriş kapısı olan bir saray gibidir taki ona tabi olmak isteyen girsin ve kendisini müşahede etsin,şimdi binlerce açık kapısı olan ve kolaylıkla girilebilen böyle bir saraya rast gelen bir adam belki sadece kendi nazarında kapalı zannettiği,veya gözünün kabileytsizliği,veya dikkatsizlik ile … onca acık kapı varken ve kolaylıkla içeri girebilecekken bir kapının kapılı olduğunu farz ederek o açık kapıları görmemek veya görmezden gelip o muhkem ve muhteşem saraya girmemek veya geri dönmek hem akıla hem insafa ne kadar muhalefet olduğunu siz muhakeme ediniz.

     Hem insanın görme azası yalnızca göz olmadığı,aklın,vicdanın,kalbin ve ruhun dahi gözleri olduğu,belki maddi gözün bunların penceresi olduğu ve alemi bununla seyrettiği ve bu konuda binler belki milyonlar muhakkikin,evliya ve asfiyanın tasdikleri olduğu malum iken , hem kendi alemindede biraz dikkat ile bunu müşahede edebilirken, yalnız göz ile Allahı aramak ve itikadını ona bina etmek belki şeytanın telkini ile nefsin bir hilesi olabilir.Bir köy muhtarsız,bir harf katipsiz,bir iğne bile ustasız olamazken nasıl olurda bu nihayet derecede sanatlı,hikmetli kainat ustasız olabilir,basit bir toplu iğne bile kendi kendine olamaz,sebepler yapamaz,tabiat hiç yapamaz madem öyle mesela insan müteharrik bir makine gibi her bir azasında bir ilim teşekkül etmiş hatta mikroskopla defalarca büyütüldükten sonra ancak görülebilen hücre için sağlıklı bilinen üçbin küsür yıllık insanlığın bilim tarihi ilmi birikintileri ortada gezdiği ve yüzler belki binler cilt kitaplar yazıldığı buna rağmen bu konuda ihtisas yapanlar ilim ve sanat ve hikmet ciheti ile hala hücre için dipsiz deniz diye tarif ettikleri hücre nasıl sahipsiz,sanisiz,ustasız olabilir.Evet bilim insanlarının bu konudaki müspet faaliyetleri elbette bu davaya sadakte hükmüne geçer ancak onlar ister yapsınlar ister yapmasınlar hakaiki imaniye ve en birinci rüknü olan Allahın vücudu ve birliği ile beraber diğer 5 iman rüknü, değil dünyada kainatın her tarafında mevcudiyetini ve hakkaniyetini her an neşir ediyor,güneş gibi kendini gösteriyor,hasılı kelam bizler bilim insanlarından ziyade  onların uğraştığı ilim dallarına bakarsak onlar zaten lisanı halleri ile Allah dediklerini biraz tefekkür ve birazda dikkat ile kolaylıkla görebiliriz.

    Hayat Allahın vücudunu ve vahdetini gösteren en nurani şeffaf bir ayine olduğundan cenabı hak onu vücuda getirirken  diğer mahlukata nispetle daha perdesiz yapmaktadır.elbette hikmet ve imtihan sırrı gereği bütün bütünde perdesiz değildir.Evet hem aklın hemde vicdanın muktezası olarak yıldızlara ve sair gezgenlere nispeten daha küçük olan şu kürei arzımızda hayat kesretle yaratılmakta iken(bir baharda yaratılan sinek sayısının adem a.s günümüze yaratılan insan sayısından fazla olduğu söyleniyor) sair nebatat ve hayvanat taifelerini varın hesap edin,nihayet fezanın hayattar mahlukları ve sakinleri olmaması elbette hikmete muhalif zaten bunun için akıl ve vicdan oraların boş ve hali olmasını kabul etmiyor.Oralarda hayat olması hususunda hemen herkes hem fikir olduğu aşikar ancak bu hayattar mahlukların isimlendirilmesi hususunda ihtilaf var kitabımızda bunlar melaike ve ruhaniyet olarak isimlendirilmiş öyle ise diğer tabirlerin safsata veya melaikeye iman rüknünü tahrip etmeye yönelik bir teşebbüs olması ihtimalide uzak değil.Zaten hayattar mahlukalrın olması malum olduğuna göre oradaki canlılar ya ihtiyar sahibi biz insanlar ve cinler gibi veya ihtiyarsız canlılar olacaklar,eğer ihtiyar sahibi olsalardı teklife tabi olurlardı ve bütün alemlerin rabbi sıfatı ile kuanda bizimle konuşan Allahımız elbette bunlardan bize haber verecekti ama kuranın muhatabı evvela insanlar sonra cinler(eyyühel insü vel cinnü gib tabirat var) madem teklif ciheti ile hitaba giren başka grup yok elbette o zaman o canlılar melaike ve ruhaniyattır.melaikenin vazifesi cenabı hakkı tesbih ve zikir olduğu herkesin malumu,semaya gitme lütfuna mazhar ruhaniyat ise vazifesini hakkıyla yapıp gitmiş olmalıki o makamata çıkmış dolayısı ile onlarda teklif ortadan kalkmış oluyor.aksi olsa zaten esfeli safilin denilen kuyuya giderlerdi.bu meselede izahat biraz müşevveş olmuş olabilir zihnimde daha fazlası vardı lakin yazıya dökerken tahattur edebildiklerimi yazabildim mesai saati olduğu için

    Umarım kimseyi rencide etmemişizdir.

  • BAMSI_BEYREKBAMSI_BEYREK Gönderiler: 833. Derece
    Ben de Kuran-i Kerim'de insan, cin ve meleklerden baska suur sahibi mahlukattan bir seyler okumadim. (Belki vardir da gözümden kacmistir, ama sanmiyorum)

    Düsüncem odur ki simdiki bilim adamlari ve bilime "inanan" insanlar bilimi (science) bilim-kurgu (science-fiction) ile karistirmaya basladilar. Ben sahsen uzaylilara ve karadeliklere inanmiyorum, dedigim gibi bunlar yüksek ihtimalle hayal ürünleri. Düsünün NASA o kadar vergi aliyor (indire gandi yapiyor). Bunun karsiliginda tabi ki insanlara bir seyler vermeleri lazim :). Düsünün adamlar 1969 yilinda aya ciktik diyorlar :) ama bugünkü teknolojimiz aya cikmak icin yeterli degil diyorlar :) Bir videoda isittim. Dünyadan belirli bir mesafeye kadar uzaklasabiliyoruz diyorlar ama ne hikmetse 1969 yilinda yaklasik "350.000 km" uzakliktaki aya cikmislar. Bugün neden mümkün degil? Degilse bu karadelikleri nereden buldular? Marsa nasil gitmeyi düsünüyorlar? Bunlar evvela milletin vergisini ic etmek icin uydurulan seyler ve ikincisi millete bir nevi illüzyon gösterisi sunuyorlar. 

    Allah'in (c.c.) varligi dünyadan belli. Dünyayi birak kendimizden belli. Uzaydaki kara delikler, uzaylilar, oraya buraya ucmalar bir nevi aldatmadan ibarettir.

    Hadi hayirli cumalar.


Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .