DerinDunya Haber Açıldı! Sizleri de bekliyoruz : DerinDunya Haber
DerinDunya Sözlük açıldı! Sizlerin de katılımını bekliyoruz...

Algılayamıyorum, bilinçsizce yaptım, peki ama neden?

muharremyaganmuharremyagan Gönderiler: 28
Kategori DÜNYA
Ocağın 22' si ve yılın en soğuk günlerinden biriydi, güneş, saat henüz erken olmasına rağmen okuldan kaçan haylaz çocuk gibi erkenden ışığını kaçırıp memleketi terketmişti, ayaz edepli bir çocuğun yüzüne yaptığı edepsizliği vururmuş casına acımasızdı, iki arkadaş elleri cebinde kafaları omuzlarının arasında, burunları adeta patlıcan morluğunda sohbet ederek yürüyorlardı. Arkadaşlarını ziyaret etmiş ve bu ziyaretleri esnasında bir tartışma yaşanmıştı, ziyaret ettikleri arkadaşları konu hakkında bilgisiz olduğu halde gerçeği bir türlü kabullenmiyordu ve en sonunda muhyiddin abi ali'ye; boşuna uğraşma algılayamıyor diye telkinde bulunmuştu, ALGILAYAMIYOR... ali yolda bir yandan sohbet ederken bir yandanda zihninde bu kelimeyi tasavvur ediyordu, ALGILAYAMIYOR.. yani bir algı vardı, anlamanın ötesinde bir şeydi ve algınında bir sınırı, bir limiti vardıki bitmişti ve şimdi algılayamıyordu, ilerleyen günlerde ali, algı hakkında araştırmalar yapmaya başlamıştı fakat her attığı adımda yeni bir derinlik ve yeni bir boşlukla karşılaşıyordu, algı, bilinç, zihin, beyin, düşünce, gönül, kalp, ruh, psikoloji, vs.., her aşamada aklına binlerce soru işareti takılıyordu ve her eriştiği bilgide insanda hem muhteşem bir yapının olduğuna tanık olurken bir yandanda açıkları farkediyordu ve evet diyordu bu bilgiler art niyetli bir insanın eline geçerse muhtemelen insanların hayatını karartırdı..

Neticede bu bilgiler aliden çok önce birilerinin eline geçmişti hatta daha fazlası, yahudiler bu ve daha fazlasına sahipti..

Yahudiler bu bilgileri o kadar iyi öğrenmiş ve hazmetmişlerdiki bütün dünyada planlı bir organizasyon başlattılar, önce hristiyan dünyasında uygulamaya başladılar, başarılı oldukları her hamleyi müslümanlarda uygulamak üzere kuluçkaya yatırdı ve ilerisi için besleyip büyüttüler, neticede günü geldiğinde müslümanlarda da işe yaramıştı bilgileri..

İnsanların bilinç altını ve algılarını önce sahte bilgi ve görsellerle dolduruyorlardı sonrasında birileri çıkıp düzeltmeye çalışsada dolmuş algı doğru bilgiyi alamıyordu, çünkü artık doğruya yer kalmıyordu..

Ali, tüm bunları farkettiği anda bir başka güzel bir kilit nokta daha yakalamıştı, beyin tek başında akledemeyen bir varlık olmasına rağmen, balon yapısıyla doldukça genişleyen boşaldıkça daralan mükemmel bir mekanizmaydı, mesela her harf beyin için bir resimdi, beyin yazı diye bir şey bilmiyordu, beyin sadece resmediyor ve her resme bir isim veriyordu sonraki aşamalarda ise hepsi arasında ilişkiler kurarak anlamlandırıyor sonrasında ise bunları fikre dönüştürüyordu, mükemmel yapısı hem her harfi resmediyor isimlendiriyor sonrada aşırı hızlı bir şekilde harfleri yan yana getirerek verdiği anlamlarla onları kelimeye kelimeleri cümleye cümleleri ise anlatıma gönüştürebiliyordu..

Evet dedi ali, henüz maç bitmemiş, biz iyi bir şekilde hazırlanırsak onların algısına karşı ters algı oluşturabilir ve kendimizle birlikte bütün dünyayı bu esaretten ve ilerde bizi bekleyen tüm esaretlerden kurtarabiliriz, peki ama nasıl?

Ali, ALLAH'ın LATİF Lafsına sığınarak çalışmalarına devam ediyor, birde bu çalışmalara destek verecek başka kişilerde olsa daha hızlı ve daha doğru bilgilerle ilerleyebilse..


Arkadaşlar hikayedeki ali ve aliler elbette fazlasıyla vardır fakat düşünenler formunda olduğumuz için bu sürece katkıda bulunacak fikirleri, telkinleri veya tenkidleri yazarsanız sevinirim..

ALLAH'a emanet olun, hoşçakalın
 

Yorumlar

  • ARSARS Gönderiler: 22
    Çok güzel ve doğru bir yaklaşım. Benim de ismim Ali ve bu algı operasyonunun karşısında ben de bir şeyler yapmak isterim. Ama, ne yapmam gerektiğini ve neler yapabileceğimi bilmiyorum. Çünkü, bu algıyı meydana getiren ve sömürü düzeni oluşturan yahudilerin arkasında bir de ŞEYTAN var. Biz kendi şeytanımızla uğraşıp dururken bir de global şeytan ile nasıl uğraşabileceğimiz hususunda kafa yormamız lazım. Velhasıl şeytanla savaşta sonuna kadar varım...
    Allah a emanet olun.
    ARS 
    Teşekkür edenler (3)TheHUN BiKarınca AhmetYozgat
  • muharremyaganmuharremyagan Gönderiler: 28
    ARS Ali kardeşim, kuran sayesinde bizler (müminler),  ALLAH'ın izni ile şeytanın bize, biz ALLAHIN ipine sımsıkı sarıldığımız müddetçe etki edemeyeceğini biliyoruz, elbette sürekli telkinde bulunacak, dünyayı güzel gösterecek, kulağımıza dünyayı fısıldayacak, hayal kurduracak ama mümin olana etki etmekte zorlanacak ve ALLAH izin vermediği müddetçede etki edemeyecek, isminde bile ilim var, Bizler ALLAH'ın ALİM, ALİY, LATİF SIFATLARINA, ESMALARINA SIĞINARAK yahudinin kabalasını, uydurma tevrat' ını, Tanah'ını ve daha bilimum öğretilerini yenecek ilmi elde edebiliriz..

    Ne diyor Yunus Emre

    İlim ilim bilmektir 
    İlim kendin bilmektir 
    Sen kendini bilmezsin 
    Ya nice okumaktır

    Ondan Önce Mevlana Celaleddini Rum-i

    İlim bir nokta idi cehalet onu çoğalttı

    Ondan önce İmamı Rabbani Hz.

    İlmin önündeki tek engel ilimdir.

    İlim bir nokta, bizler ise detaylarda boğuluyoruz, Faydasız, amelsiz, işe yaramayan, oyalayan, zararlı ilimden ALLAHA sığınsak, bi gerçek ilim peşine düşsek aslında herşey daha hızlı ve daha kolay olacak, bana göre bizler bunu başaracak imana, dine ve inanca sahibiz, ALLAH hepimizin hidayetini artırsın ve birlik beraberlik nasip etsin, Allaha emanet...
    Teşekkür edenler (3)ARS BiKarınca AhmetYozgat
  • BiKarıncaBiKarınca Gönderiler: 251
    Allah’ın düşmanına düşmanlık Allah’a karşı dostluk alametidir, der İmam Rabbani... Bu dünyada Rabbimiz rızası için yaptığımız amellerin hiç birisine elbette güvenemeyiz. Hepsi kusurlu ve noksan. Hani şahsım adına ne yaparsam yapayım Allah’a dostluk aday adayı olmayı düşünmeyi bile saygısızlık olarak adlederim. Fakat Allah’ın düşmanlarına düşmanlık etmek, en güzel manevi duygulardan birisi. Rabbim bu duyguyu hepimize, her müslümana nasip etsin.

    Bugün müslümanların bir kısmı olarak ancak “buğz” edebiliyoruz. Buğz settini artık aşmak zorundayız. Bunun için bir şart var: Hep beraber buğz edeceğiz ve bu basamağı, bu seviyeyi tamamlayacağız.

    Müslümanı sevmek; nerede, hangi şartlarda olursa olsun; ırkı, rengi, mezhebi, zenginliği ya da fakirliği ile uğraşmadan sadece sevmek ve hep birlikte bir İslam medeniyeti hayal etmek...

    Efendimiz Aleyhisselam “ümmetim ümmetim” diye göz yaşı dökecek ya işte sevginin özü bu... Öyle değil mi? Öz kardeşimiz, evladımız, annemiz babamız mutsuzken mutlu olabilir miyiz? Onlar mutsuzken en büyük acı değil midir; mutluluk...

    Ümmet ağlarken Türkiye süper güç olsa ne olur! Fakat ümmet için süper güç muhteşem olur.

    İşte ümmetin önce birbirini sevmesi gerekiyor. Arakan’dan Bosna’ya, Afrika’dan Sibirya’ya; Avrupa, ABD, Çin’de yaşayan müslümanlara kadar birbirimizi sevmek zorundayız. Biz sadece 2 milyarlık müslüman alemi değil, aslında 2 milyarlık tek bir kişiyiz. Tek bir organizmayız. Birbirimizden keyif almalı, birbirlerimizin simasına binlerce km öteden bile şefkatle bakabilmeyiz. En güzel, en zeki, en anlamlı insanlar olarak ümmeti görmeli, tabiri caizse birbirlerimizin ağızından yemeliyiz... Sevgi; çok önemli... Tek aşkımız ümmet olmalı. Elbette Allah rızası için seveceğiz. Fakat bu sevginin oluşması için bir şart var:

    Kafirlerden nefret etmek. Yaptıkları işleri beğenmemek ve düşman bellemek. Tekliden bile olsa kafire düşmanlık etmeliyiz. Taklit gün gelir tahkiki amele döner. Gün gelir sinelerimizde kafirlere karşı zerre sevgi kalmamış olur. (Burada şu yanlış anlaşılmasın. Kafirlerin düşmanı olmak onlara zulmedelim anlamında değil. Elbette insan olarak herkesin birbiri üzerinde hakkı var. Masumlara, uyuyanlara, duymayanlara elbette işin ehli olanlar tebliğ eder. Komşuysak komşuluk hakkıdır vesair bu konulara girmiyorum. Sadece yanlış anlaşılmaması için bu açıklamayı yaptım.) Düşmanlık edeceğimiz kimseler doğrudan Rahman’a düşmanlık edenler. Onlardan, yaptıkları işlerden, planlarından tiksinmeliyiz. Yaptıkları işlerin kat kat daha güzelini yapmaya çalışmalıyız. Kendi medeniyetimizi kurmalıyız. Onlar ve biz olmalıyız. Onlar, ötekiler olmalı...

    İşte, kafire nefret ve Müslümana sevginin bir terazisi var. Kafirden nefret etmeden; o kefeden çalmadan sevgi kefesi ağırlaşamıyor. Bu yüzden önce nefret!

    İşte kafire nefret ile akabinde oluşacak olan müslümana sevgi ve şefkat ümmetin geneline yayılırsa “buğz” leveli tamamlanmış olur. Bu mertebe tamamlandıktan sonra bugün birçok kimsenin imrendiği batı dünyasından ve yaptıkları işlerden hoşlanmamaya başlayacağız. Sistemlerini; hukukunu, ekonomisini, yönetimini, mimarisini, insanlık anlayışını vesair medeniyet mekanizmasını beğenmeyeceğiz. Daha iyisini yapabiliriz deyip kendi medeniyetimizi arayacağız ve elbette bulacağız. En refah, en mutlu toplum ümmet olacak. Sokaktaki hayvanlar bile bu medeniyetten pay alacak. Ve Dünyadaki bütün mazlumlar da...

    20. yy da imparatorluklar yerini ulus devletlere bırakırken bu boşluk BİRLİK’ler BİRLEŞİKLER, FEDERASYON’lar ile kapatılmaya çalışıldı. Ümmet olarak sadece biz BİR(LİK) olamadık. Bunun temelinde birbirimize karşı sevgisizliğimiz; sevgisizliğimizin de temelinde kafire karşı duyduğumuz anlamsız muhabbet yatmaktadır. Maalesef, bir müslümana yapılan zulme hep birlikte bir sistem kurup sert bir şekilde karşılık vereceğimiz yerde bu tavrı mikro anlamda mahallelere kadar indirip mahalledeki mümin kardeşlerimize yaptık. Kendimize gelince pek zalim, gevura gelince mazlum oluyoruz. Biz de bir şeyler hep ters gitti. Kafir böyle değil! Kendilerine adil dünyaya zalim! Biz böyle olalım demiyorum. Kendimize pek şefkatli, dünyaya adil olalım; diyorum. Asla eşit olalım demiyorum. Ümmeti üstün tutalım, üstün görelim diyorum. Mesele uzadı. İşin özü; şu uygulamayı hep birlikte çevremize yapalım derim.

    Önce kafirden nefret ettirelim (bu yeter); sonrası yani müslümana sevgi ve medeniyet arayışı kendiliğinden gelecektir. Allahualem.
    SAYGILARIMLA
    HAKAN CERAN
  • muharremyaganmuharremyagan Gönderiler: 28
    BiKarınca  Kardeşim ağzına yüreğine sağlık

    Taraf olmayan bertaraf olur, zelil olur, zulme uğrar sözü ile düşüncelerine ekleme yapmak istiyorum. Bizlere müslümanlığı öğrettiler, müslüman sessiz olur, müslüman evinden çıkmaz, müslüman akşam oldumu kapıyı bacayı kilitler ve uyur'u bilinç altımıza işlediler. Oysa Kuran bize müminlerden bahsediyor, sadakanın farz olduğu müminlerden, cihadın farz olduğu müminlerden, ALLAH'ın dinine yardım eden müminlerden, dünyadan ALLAH için pay alan müminlerden..

    Bugün bir çok müslüman, anam babam sana feda olsun ya RESULALLAH diyor ama iş uygulamaya geldimi kağıttan serçe, müslümanlar gördüğü bir yanlışı düzeltmiyor sebebi ise imansızların ve zalimlerin onlara küfür etmeleri veya başlarını belaya sokmaları, halbuki sahabe efendimiz aleyhisselatüvesselam'a " Anam babam sana feda olsun YARESULALLAH " dediği zaman gerçekten feda etmişlerdi, ben bugün bunun için erdoğanı örnek verebilirim, erdoğan ilerde bu oyunun bir parçasıymış bile deseler şaşırmam ama bugün için hayır o zaman onların adamı değildi sonradan olmuştur derim, çünkü; ailesi hedefte, ALLAH göstermesin düşünün bütün zalimler sizin peşinizde ve siz kaybettiğiniz an ailenizde kadın, çocuk ve yaşlı demeden herkese her türlü zulmü yapacak bir düşman kitleniz var, ayrıca ülke içinde imanlı imansız bir çok kişi erdoğanın annesine ailesine küfür ediyor, bana göre Anam babam sana feda olsun ya RESULALLAH demek biraz böyle birşey.

    kardeşim seninde dediğin gibi bizim ALLAH'ı sevmemiz veya ona dost olmamız bir hadsizlik gibi, ALLAHIN merhametinden ümitvar olmak, azabından ve gazabından korkmak yani kul olduğumuzu unutmamak, Azim olan ( gücün kudretin sahibi ), aziz olan ( izzeti ve şerefi yaratan ), Rezzak olan ( Rızkı yaratan ), Mellikülmülk olan ( Mülkün sahibi ve mülke hükmeden), Alim, Aliy, LAtif olan ( bilinmeyeni bilen, görülmeyeni gören, duyulmayanı duyan, incelikleri bilen, neyin nasıl yapılacağını bilen, kalplerden geçeni bilen ), düşünsene " Aysız gecede, kara taşın üstündeki kara karıncanın kara gözünü gören RABBN ", hatta bana göre ALLAH için bilgili veyaz zengin gibi sıfatlar kullanılması bile ALLAH'ı cc hafife almak gibi, yani henri ford için bir sürü ford arabası var diyeni duydunuz mu? duymazsınız çünkü herkes fordun sahibi der yani isterse yeni arabada üretebilir artık onun için arabanın hükmü yok, ALLAH cc ise zenginliğin sahibi, ilmin sahibi, merhametin sahibi, bizde olan hiçbir şeyin onda hükmü yok, herşey ondan o hiçbirşeyden değil..

    Evet yine geldiğimiz nokta senin anlatmak istediklerin evet ALLAH için ALLAH'a düşman olanlara düşman olmak ve ALLAH'ın rızasını kazanabilmek, umulurki kurtuluşa erenlerden oluruz.


    ALLAH cc tanıyan hiç bir hücre aksine davranamaz, zannımca biz önce YARADAN'ı iyi tanımalı ve çevremize anlatmalıyız. ALLAH'a cc asker olan cihana komutan olur.

    Selametle...


    Teşekkür edenler (5)BiKarınca AhmetYozgat nevres Azer TheHUN
  • nevresnevres Gönderiler: 486
    Günümüzde anne baba feda etmenin yeri sünnete sımsıkı sarılmaktır.Bu anne babayı feda etmekten daha zordur kanımca.Farzlara sünnetlere sımsıkı sarılıp ,ihya edersek şüphesiz bu zamanda yapılacak en büyük ameli yapmış oluruz.
    Teşekkür edenler (1)muharremyagan
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .