ALLAH'IN BİLİMSEL OLARAK KANITI (Karatoprak_ygt)

Derin Dünya Yazarlarının Yazdığı Makaleler
Cevapla
Kullanıcı avatarı
DerinDunya
Site Admin
Mesajlar: 243
Kayıt: 11 Eki 2018, 09:03
 teşekkür edildi: 1 sefer
 Teşekkür edildi: 2 sefer
İletişim:

ALLAH'IN BİLİMSEL OLARAK KANITI (Karatoprak_ygt)

Mesaj gönderen DerinDunya » 14 Eki 2018, 10:31

Bu yazım da çok değişik bir konudan bahsetmek istiyorum.Tabii ki Allah'a imanım yüksektir.İyi ki Müslümanım çok şükür.Ancak bilimin asırlardır araştırdığı ve bir türlü bulamadığı Allah'ın varlığı.Çevremize baktığımız zaman muhteşem bir düzenin kusursuz bir kainat'ın olduğunu görürüz.Bu da zaten bir elin değmiş olduğunu gösteriyor.Bugün çoğu bilim adamıda bunu söylüyor.Lakin hiç bir bilim adamı da Allah'ın varlığını ispat edemedi.Gelmiş geçmiş bütün bilim adamlarının aslında tek amacı Allah'ı anlamak.Yapılan bütün buluşlarda amaç budur.Galileo den tutunda Newton'a Einstein'a kadar.Ancak Darwin'i ayırıyorum.Uzun hikaye olur girmeyeceğim.Albert Einstein'ın ünlü bir sözü ''Olaylarla veya elementlerle ilgilenmiyorum,Allah'ın düşüncesini öğrenmek istiyorum''.İşte bütün bilimin amacı budur.Ancak sonuç sadece yaklaşım.Belki de İspat edilemez bir şey bu.Ancak bilimin amacı bu.Allah inşallah bir müslüman Türk'e ispat mükafatını verir.Tabii ki ispattan kasıt,Haşa görmek değildir.Sadece Evrenin yaradılışını çözmek ve Allah'ın varlığını bilimsel olarak kesin ispatlamak..

Bu konu hakkında şu aralar çalışmalar yapıyorum.Tabii ki matematiksel ve fiziksel anlamda bilgi dağarcığım yetmiyor.Örneğin; Newton bir tez öne sürdü.Einstein ise TEORİ ye dönüştürdü.Newton genel olarak Uzay ve Zamanın birbirinden bağımsız olduğunu öne sürüyordu.Einstein ise uzay ve zamanın birbirinden bağımsız ve mutlak olmadığını, tam tersine göreli ve birbirinin içine girmiş olduğunu 1915`te ispatlamış ve Newton fiziğinin sonunu getirmişti. Newton`un aksine Einstein, uzay ve zamanın esnek ve dinamikliğini savunmuştu.Peki ne demekti bunlar ?.Benim söyleyeceklerim sadece bir hipotez.Tekrar söylüyorum benimkiler sadece bir tahmin.Günaha girersem Allah beni affetsin.Sizlerde beni uyarın..

Uzaydaki karadelikler Cennete ve Cehenneme açılan kapılar olabilir mi ?.Yani karadelikler bu kainat ile öldükten sonra gideceğimiz öbür dünya arasında bir yol olabilir mi ?.Yani öbür dünya karadeliklerin yan tarafı olabilir mi ?
Kıyamet günü Allah,karadelikler aracılığı ile bütün kainatı kendine çekecek bence.Biz İnsanoğlu Allah'tan geldik Allah'a döneceğiz.Bütün yaradılan herşeyin öyle olduğunu düşünüyorum.Ve bu alem yani kainat tamamen çekilerek yok olacak.
Sadece öldükten sonra gideceğimiz alem kalacak.O alemde karadeliklerden ardındaki alem olabilir mi ?.

Örneğin ; Yıldızlar ömürleri bittiği zaman sönüp kayıyorlar.Lakin nereye ???.Boşluğamı Allah'a mı ?.Karadeliklerden Allah'a gittiklerini düşünüyorum.Çünkü dediğim gibi her evrendeki herşey ve insanoğlu öldükten sonra Allah'a döner.Bu bence yıldızlar içinde böyle.Bu örnekleri sayısız çoğaltabiliriz.Evren Büyük patlama neticesinde oluştu.Ve bu patlamadan sonra genişlemeye devam ediyor.Bu genişlemenin en büyük sebebi,acaba maddelerin çoğalması mı ?.Bir leğenin içine oyuncaklarınızı doldurduğunuzu düşünün.Ancak hergün oyuncaklarınız çoğaldı.Daha büyük bir leğene ihtiyacınız olmaz mı ?.Bence evrenin genişleme sebebi maddelerin çoğalması ve genişlemesi.Yıldızlar öldükten sonra Allah onların yerine onlarcasını yaratıyor zira.

Ayrıca ben uzayda yaşam kesinlikle var diyorum.Hatta onların da peygamberleri olabilir.Onlar bizden daha gelişmiş canlılar.Işık hızı ötesinde teknolojileri var.Belki de farklı bir alemdeler bazıları.O da araştırılması gereken bir konu.Tabii ki daha bir çok konudan bahsedebilirim.Ancak yazımı kısa tutmak istiyorum.Sonuç olarak ; Biz öldükten sonra diğer aleme direkt geçiş mi yapacağız ?.Yoksa ara bir yolculuk mu yapacağız.Benim tez'imin en önemli noktası bu..Ara yolculuk Karadelikler mi... Daha anlatılacak o kadar çok şey var ki yazımı kısa tutmak için bitiriyorum.Kurandan bazı ayetler paylaşıyorum bilgilerinize... Teşekkür ederim herkese..

O (Kıyamet) günü Biz, 'Göğü', kitabın sahifelerini dürüp-büker gibi, bükeriz. ('Büyük Patlama'yla) ilk önce yaratmaya başladığımız gibi, yine onu, (hiper karadelik tekilliğinde), iade ederiz. Bu, Bizim üzerimize bir vaattir. Elbette Biz, bunu yapacak olanlarız.

[ENBİYA (21)/104]

Güneş de, kendisi için (takdir edilmiş) olan, 'karar yeri'ne doğru akıp gitmektedir. Bu, Aziz ve Âlim olan Allah'ın takdiridir.

[YASİN (36)/38]

Çöktüğü zaman yıldıza andolsun!

[NECM(53)/1]

Hayır, yıldızların çöktüğü yere(karadeliğe) yemin ederim.

Şayet bilirseniz, bu azim(büyük) bir yemindir.

[VAKIA(56)/75-76]
Daha çok var.Ancak bu kadarını paylaşabiliyorum.Uzun olur yoksa.Hepinize tekrardan teşekkürler.

Değerli yorum ve görüşlerinizi eksik etmemenizi rica ederim. Araştırmaya devam edeceğim... Allah inşallah Türk ve Müslüman bir bilim adamına bilimsel kanıtlar yapmayı nasip etsin...
selimcaner
Mesajlar: 2
Kayıt: 04 Ara 2018, 23:26

Re: ALLAH'IN BİLİMSEL OLARAK KANITI (Karatoprak_ygt)

Mesaj gönderen selimcaner » 04 Ara 2018, 23:34

pozitif bilim, metodolojisi gereği varoluş ve bigbang oncesine dair hic bir soz soyleyemez. ancak felsefe yapabilir ya da tahmin yurutebilir. bunu ispatlarim da... sikinti şu ki bilim adami kilikli sarlatanlarin... hawking gibiler mesela... sahsi fikirlerini ya da tahminlerini bize bilimsel gerceklikmis gibi sunmalaridir. hawking dahil pek cok sarlatanin celiskilerini kendi ifadeleriyle anlatabiliriz...
bu arada ateizm gecerliligini yitirdigi icin deizm pompalanmakta. deizmin teorik celiskisini anlatmak da cok zor degil.
Allah'ın Askeri
Mesajlar: 17
Kayıt: 14 Eki 2018, 17:37
 Teşekkür edildi: 1 sefer

Re: ALLAH'IN BİLİMSEL OLARAK KANITI (Karatoprak_ygt)

Mesaj gönderen Allah'ın Askeri » 30 Ara 2018, 16:40

Bir süre önce bir büyüğüme sormuştum yüce yaradan dünyayı meydana getirdikten sonra usp girişi olan ve her çağda işlevsel devasa içeriğe sahip en ince ayrıntısı not düşülmüş Yokedilemez, değiştirilemez, inkar edilemez boyutta bir emir talimat kitabı var edip her çağdaki bilinçli varlıkların okuyup anlayabileceği dilde yayınlayamazmıydı? Elbette cevap evet yalnız bunun şu gibi bir etkisi olurdu, insanın cüzi iradesinden kaynaklı hata yapma, seçmek, süpriz faktörü ortadan kalkardı yani bildiğimiz sınav dünyası varolamazdı. Üniversite seçme sınavını göz önünde bulundurursak cevapların tek bir doğru şıkkı olduğunun bilincindeki bireylerin ezberleyip, hatim indirdikleri veri bankasından kopya çekip sadece tek bir cevabı bulunan soruları okumaktan başka bir şey yapamazlardı!
Bu method kulların arasındaki derece farkını ortaya çıkarmada hiç bir işe yaramayacağı gibi hayatlarını o bilgi kitapçığından baz almadan yaşama lüksleri olmayacağı için her biri birbirine çok benzeyecek buda türlerin melezleşmesi denilen olayı ortadan kısmen kaldırarak süreçle yaratıma ters düşecekti. İnsanlık fiziksel, mental olarak yerinde sayacaktı ve kısmen özgür irade dediğimiz şeyde ortadan nerede ise kalkacaktı. Bunu günümüz şartlarında sosyal bir varlık olan insanın kendi arasına çizdiği sınır ve kurallar bütünü anayasal haklara bağlayıp bir milyar kat daha derin ve işlevsel olanı tarzında düşünebiliriz.
Yani birbirimizi ayna nöronlar veya algı operasyonları sayesinde yönlendirip etkileyebiliyor isek, o veri bankasının etki alanından çıkma lüksümüz olmayacağından her birey melekleşecek ve bir nevi direkt emir eri haline gelecektir. Bu noktada ince bir şirke düşme meselesi var, talimatın-hipnozun etkisinden kurtulamayan kukla aslında kuklacının kendisi haline gelmektedir gibi bir mesele doğuyor. Kısaca salt pozitif bir yaklaşım ying-yang teoremindeki karanlığın içindeki aydınlığı yok eder veya tam tersi! Buda tuzaklar, handikaplar, tehlikeler le dolu Kainatımız içinde insan denilen varlığın sürekliliği ve hayatta kalma potansiyelini körelten bir duruma yol açar. Örnek olarak yolun ortasında duruyorsun öyle uyurgezer bir halde uyuşuk, kabullenmiş ve itaatkar haldesin ki gelebilecek bir mikro meteor-arabanın sana çarpıp dinazorlar meselesi gibi öldürüp öldürmeyeceğini idrak edemiyorsun, hazırlanmıyorsun!
Benzer mantıkla Deccal denilen varlığın anlatılan surette bizim alemde var olması halinde kehanetin ve peygamber efendimizin esintisini arkasına alarak inkar edemeyeceğiniz boyutta mucizeler sergilemesi türün tamamının biatı ile sonuçlanacaktı! Anunnakiler veya H.z Zulkarneyn meselesi gibi.
Cevapla