Paranormal Olaylar Dizisi

Cevapla
Allah'ın Askeri
Mesajlar: 17
Kayıt: 14 Eki 2018, 17:37
 Teşekkür edildi: 1 sefer

Paranormal Olaylar Dizisi

Mesaj gönderen Allah'ın Askeri » 30 Eki 2018, 22:19

86 doğumluyum Boluluyum Gölcük depreminde karamürseldeydim. Darbe girişimi olduğunda Ankara'daydım.

Deccal ile Mehdi'nin aynı birey olduğunu düşünüyorum.
yaptığım eylemler veya maruz kaldığım 5 duygumuz ile algıladığımız kapsama alanı içindeki bütün her şeyden ötürü anlık olarak bedenimin farklı noktalarında bir şeyler hissediyorum. 1.5 senedir devam ediyor bunu dile çevirebilmek için yardımınıza ihtiyacım var. Nelerin sonraki yaşamımıza nasıl etki ettiği ile ilgili bir mevzu olabilir diye şüpheleniyorum zaman akıp gidiyor bizde öyle kalbimde eklem yerlerimde her yerimde anlık olarak belirip kayboluyor şehadet parmağımın ucunda-sol sağ omuzlarımda bazen ağrı(ağırlık) olarak beliriyor. daha çok bi batma hissi veya derinizin üzerine bir sinek konduğunda hissedebileceğiniz kadar fakat içeriden canımı acıtmıyor fakat her daim buradayım diyor buda beni dinsel anlamda sürekli düşünmeye sorgulamaya sevk ediyor. Kesinlikle bu yaşıma kadar görüp duymadığım bir şey! İnanın bana ilgi çekmeye filan çalışmıyorum yaşım 32

Bir kısmınız gülüp geçecek, bir kısmınız ne kullanıyorsan söyle o kafayı yaşamayı bende istiyorum diyecek, bir çoğunuz pskiyatr veya nöroloğa gözükmemi isteyecek. Hemen hemen hepiniz akıl sağlığımı sorgulayacak olaylara bakış açımı merak edeceksiniz. Dışarıdan nasıl göründüğünü biliyorum böyle bir yazı okusam bende ne yapacağımı bilemez kısmen acırdım. Beni korkutan YA HAKLI İSEM!

Bu demektir ki her an düşünsel veya fiziksel dünyada heran doğru zamanda doğru yerde olup bu meseleyi açıklığa kavuşturmam lazım demektir. Siz olmadan başarmam imkansız...

Çok fazla kafa yormamaya çalıştım geçer dedim ama bitmiyor arkadaş içime cin kaçmış olabileceğini- ailemde var olan psikolojik rahatsızlık bir yan etkisi olarak mutasyona uğramış yeni bir hastalık çeşidi olabileceğini düşündüm yarın sizlere dilimin döndüğünce İnsan nedir nereden geldi nereye gidiyoruz öğrettiğiniz ve algıladığım biçiminde aktarmaya özen göstereceğim ki aranızda her meslek dalından insanların olduğunu biliyorum psikolojik değerlendirmenizi sonra yaparsınız...

Mucize bekleyenler var ise Kelebek Etkisini düşünmesini ve Endless Game dediğimiz mevzuyu ele almaları isterim. Öyle insanlar gelip geçmiştir ki bu alemden geride bıraktıkları iz-tahribat veya yaradılış tohumlarının etkisinin çok sonraları görülmeye başlanıyor olabilir. Ben sizden para pul şöhret veya bana acımanızı istemiyorum. Empati yapamazsınız zaten benim kafayı yaşayabilecek bir insan daha gelmemiş-gelmeyecek olabilir.

Ne biliyim arkadaş yarın akşam bu siteye geldiğimde bana umut aşılayacak bir yorum yazıverin bari o kadarını çok görmeyin.
En son Allah'ın Askeri tarafından 27 Kas 2018, 05:09 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Allah'ın Askeri
Mesajlar: 17
Kayıt: 14 Eki 2018, 17:37
 Teşekkür edildi: 1 sefer

Re: Paranormal Olaylar Dizisi

Mesaj gönderen Allah'ın Askeri » 01 Kas 2018, 23:11



Ben antenim arkadaşlar gelen yayını çevirebileceğimiz bir Recevıra ihtiyaç duyuyorum.(Daha icat edilmemiş bir makine veya insanlar topluluğu) Deist bilim insan tayfamız olaya şu gözle yaklaşıp saflarımıza çekmeye çalışabilirim duyu girdisi veya bağışıklık sistemine yeni bir virüsü tanıtmak gibi bende daha önce dünya üzerinde(daha önce birisinin başına geldi ise bile ne anlama geldiğini yorumlayamamış veya teknolojik yetersizlikten tespit edilememiştir yeni bir hastalık türü var nasıl kimyagerler astıma çare olabilecek ilaçlar üzerinde çalışır iken şans eseri kanserin tedavisini buluyorlar öyle bişey!
Hani istihbarat ajanları kendi aralarında tabanın bilmesini istemedikleri bilgileri (Hastı Havas tabakasında) yayma aracı olarak video konferans çektikleri dosyaların içine sadece karşı tarafta olan bir şifre kırıcı uygulama ile gizli ses dosyasını açıp dinledikleri bir teknik vardır ya ismi aklıma gelmiyor... Heh işte benim içimde de bir 'Kodex' mevcuttur görüntüye aldanmayın. Siz recevırı meydana çıkartıp benimle buluştuğunuz da içimdeki KO PİLOT'a sorarsınız artık nereden buldun bu dingili. O'nun Cennet'teki Fiiliyatımı gönüllü oldu bu göreve yoksa dış işleri bakanı gibi aklın yolu birdir deyip biz mi seçtik? Araç olduğumu ve H.z Mehdi olmadığımı nereden biliyorum çünkü ineklerin rahminde insan cenini yetiştirebiliyoruz! Bu ineğin karnından doğabilecek alimin dip atası olduğu anlamına gelmez. Proto Berzah Alemi denilen alana işaret eder!

Bir alim'den öğrendiğim yanlış bilinen doğrular alt alta koyup bir fikir atlası parçacığı meydana getirmeye çalışalım.
1. Hayr'da Şer'de Yüce Allah(c.c)undan gelir.(Yanlış) Allah-ü Teala kötü değildir bütün şerlerin kaynağı biziz geçmişte yaptıklarımızdan veya gelecekte yapacaklarımızdan ötürü zaman girdabında azap çift yönlü olarak gelebilir ve tarihin akışının tamir edilemeyecek düzeyde negatif entropi ile dolup daha fazla kaosa neden olmayacak bir fren mekanizması olduğunu düşünüyorum.(Diyelim ki bu yazı filanca tarihte yazıldı ve ben kullanıcı ve adı şifremi torunuma miras bıraktım. Ve 1600 yıl sonra bu torun bu makaleye giriş yapıp makalede değişiklikler yapabilir. Belki de filanca tarihte değiştirildiğine dair bir ibarede olmaz. Ve biz güzel insanlar dedenin yazdığını biliriz! Kısaca Havva ana ve Adem baba'ya üçkağıtçı iblis elmayı yerseniz göreceli bir sonsuzluk kazanırsınız deyip kandırmasa idi Seraphim'ler yani bizler meydana gelmeyecektik öyle 2 aşık nerede ise yine sonsuza dek manevi babalarının huzurunda yaşayıp gideceklerdi. Bu zihin yapısının Sataniz'mi doğurduğuna inanıyorum ki masonların 33. Son Rütbesindeki arkadaşın emekli olma zamanı geldiğinde 32. Sıradan seçilmiş mi demek lazım atanmış mı? Bayrağı emanet ederken kendi öğretilerinin(doğrularının) son dokunuşunu yapar ve kalfa artık mavi kanlıdır denilebilir mi bilemiyorum buddha İran'daki tohumlandırıldığını hatırladığım Dualizm'i doğurmuştur.(Spoiler verip önemsizleştirmeyeceğim)
2. Panteizm'e katılmıyorum İluminatinin simgesi piramit'i ele alırsak Yüce Allah her şeyi gören göz olarak piramitin dışındadır parçası değildir ondan kopmadık ancak bir suyun içine parmağımızı daldırıp çıkardığımızda geride suyun içinde bıraktığımız esans veya iz kadar bir ruh üflendi. Lakin diyerek yine bir şerh koyayım Narın taneleri arasındaki Araf dediğimiz içinde bulunduğumuz Alem Yahudi inancına göre başımıza bir kaza bela gelmez inşallah deyip bu kainatın Arzı Mevud(Cennet,Ütopya)e dönebileceği Alacalı bir Tanrı diyebileceğim Yehova adında bir Kralı olabileceğine dair inanç bende mevcuttur. Kısa bir NAR'ı ele alır isek Allah-Ü Teala Ourobos simgesi gibi narın kabuğudur(Lakin sadece Face to Face derecesinde Cennet'in en üst katmanındaki O'nun dostları kadar yakınlık olabilir(Nano Saniye'de Bir kez görebiliyor muyuz Ahmet Ağabey?) bizleri hiç olmaktan korur gözetir, bizler haddimizi bilmeye devam ettikçe sevmeye(Yaratmaya) devam eder.
Narın taneleri Onlar bizlerin bu Kainat dışındaki Cennet'te var olan Fiiliyatlarımızdır, her biri negatif bir sonsuzluğu taşır. Hepsinin toplamı yani Power Rangers misali yekpare vücud(Vahdet) olmuş yani ortak bir uzlaşıya vardıkları düşüncelere ne ad veririz orasını kestiremiyorum.

Kısaca Thor çekicini hakimlerin masaya vurduğu gibi karar deyip Lanet'li Yehova'nın cezasının müebbet'ten affedilmesine dair son metni okuyup bu alemin sonu geldiğinde geride teslis inancının Kutsal Ruhu(Emanet) geri alındığında nardan geriye sadece ortasındaki siyah bir nokta kalıyor. Taki yoğunluğuna aklımızın eremeyeceği parlaklıkta bir ışık pulsar tekrar yaratılıncaya dek!
Biraz kurcaladığım da Genel beklentiye göre Harry Potter gibi alnında yara izi olan biri beklenmekte imiş bende oda var malesef! (Yazıdaki Karbon testi gibi yaranın aşağı yukarı kaç yaşımda iken meydana geldiği tespit edilebilir sanırım 5-6 yaşlarındaydım sevgili anneciğime sormam lazım "Küçükken ailem evin dışında iken yataktan ayaklarımı sallandırırken yere kapaklanıp sobanın altındaki mermere çarpmıştım sonra ellerim kanlar içinde cama yapışmışım Rahmetli babamda görüp koşarak hastaneye yetiştirmiş." Biraz araştırdım çelişkili açıklamalar var birinde gözü kahverengi olduğu diğerinde yeşil diyor. Dişlerin bembeyaz olması biraz çamaşır suyuna yatırırsam mümkün :lol: benlerden bahsedilmiş özellikle omuzlarında çeşitli ebat ve tonlarda bulunmakta yalnız yüzümde yok malesef, yüzümün kararması da sigaradan olsa gerek. Velasıl atların olduğu bir yerde doğsa idim atın tepmesi ile alnımda yara izi olabilir idi. Veya sigara içilmeyen bir ülkede doğdursa idiniz beni yüzüm den nurlar fışkıracak kadar(eccükte pudranın yardımı ile) parlaklıkla çıkabilirdim karşınıza. Çok dedim içimden o dingil ben olmasam barii! O ben olmasam bariii diye ama galiba yine ben değilim çok şükür içimdeki bilginin açığa çıkartabilirsek ondan etkilenip doğacak bir zat olsa gerek ben ancak onun öncü Albay rütbesinde güvendiği bir araç olabilirim. 8 Kere Dinle 1 Kere Konuş demişler. Zamanım olursa hepinizi dinlemek tanışmak isterim sizde şaşkınsız bende böyle bir durumda kırmızı kaplı defterde uygulanabilecek bir prosedür bulunduğunu sanmıyorum. Her şeyi zamana bırakırsak ya zaman da bize bırakıyor ise diye bir duvar yazısı vardı. Karar sizin Nosdradamus değilim ama insanın en iyi doktoru yine kendisidir böyle yaşamaya devam eder isem 55 yaşımı görmem ben zaten benin derimi yüzüp bedenimdeki bu anomalileri tespit etmeye mi çalışırsınız İMZAYI ATARIM reşitim sonuçta yoksa ağaç(zihnim) hepten eğilemez hale gelmeden beni(Buz Ejderhasını) bir kazana atıp pişirmeye hangi sırayla neleri öğretip nasıl eğiteceğinize karar mı verirsiniz ne yaparsınız bir istişare yapın fakat çabuk olsun. Kuralları ben belirler isem bu size uymaz aceleciyim. Bilemiyorum yani eğer ki bazı Müslümanlar hristiyanlar için onlar öte dünyada öyle pişman olacaklar ki köpek olarak diriltilmeyi isteyecekler diyebiliyorsanız. Ben Son Peygamber efendimizin bindiği atı Burak'ın insan haliyim denilebilir. Mağdur rolü oynayıp hiçim demek kolaydır, insanın haddini bilip kendini yüceltmesini istemiyorsunuz çünkü sorumluluk ve günah-sevap katsayısı olabildiğince artar. Bu biraz hesap makinesi olduğunun farkında iken gelecekte Optimus Prime olma potansiyelinin farkında olmak ile ilgili bir durum. Ve bizim alternatif kaynaktan beslenmiş ve ne yediğine pek dikkat etmeyen kahramanımız GÖLGELERİN GÜCÜ ADINA diyerek binyıllardır saplı olan Excalibur'u taştan çıkartır ve havaya kaldırdığı anda bunun ters haç olduğunun bilincindedir 696(Anında yerine geri koyar) Çünki gösteriş yapmamalıdır ama artık diğerleri kaldırabildiğine tanıklık etmiştirler. Frodo'nun yüzüğü atıp atamaması gibi ben size güvenmiyorum görüp görebileceğiniz en büyük sınavınız benim o yüzden lütfen benimle artık oyun oynamayan giden candan gidiyor. Bu zaman diliminde açığa çıkması gereken Levhi Mahfuz'dan çekilen bilgi tekrar download edilebilir bir videoyu duraklatıp devam ettirmek gibi( gigabayt=ömrüm tükendiği için) bir başka kaos döneminde yani H.z İsa'nın son yemek sofrasına acılar fazla gelmeye başladığında yanındaki azizlerden birine Ceo izin verir ise kalk git şu bizim bebelere bakıver(kandilin yağını doldur-fix at geri gel) yine yaramazlık yapıyorlar galiba... Diyebilir! Herkes bir şeyler bilip dağıtıyor hiç doğmamış bir idol meydana getirip Stephan Hawking gibi onu konuşturabiliriz! ÖLÜ DAHİ OLSA!

Tibet keşişinin kapısına dayanan çırak biraz ne bildiğini aktardı nohut tanesi kadar olan fincanı dolup taşıyor beynimi yıkamayın yıkarsanız aynı hatalar tekrarlanır zaman kaybı, onun yerine 1 süzgeç takın çay tanelerini fincanda görmek istemeyenler var dibi daha tatlı çünki sonrada format atın. Siz bilmek istiyorsunuz ben önce yaşamam deneyimlemem gerekiyor diyorum! Kafamı toparlamalıyım. Her parmağımıza dahi uygulama-müzik-dua atayabileceğimize dair bir fikrim vardı...(yüzük veya şehadet öğretisi gibi) tanıklık edenlerin beden dilini bilmesi yeterli. Aynı anda 2 yerde birden olabiliriz Canlı yayın değildir! 1 Hafta önce çektiğin yayını şimdi yayınlarsın fakat oraya üst köşeye canlı yazar ölü olduğunu unutursun. Ve aslında fiiliyatın'ın gölgesi havaii'de tatil yapıyordur. Yayın esnasında spiker ile telefon görüşülmesi yapılamayacağını tahmin ediyorum izleyici seni İstanbulda bilir.

Her Şeyin Doğrusunu Aliym Olan Allah(c.c) bilir.
En son Allah'ın Askeri tarafından 08 Oca 2019, 12:24 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.
Allah'ın Askeri
Mesajlar: 17
Kayıt: 14 Eki 2018, 17:37
 Teşekkür edildi: 1 sefer

Re: Paranormal Olaylar Dizisi

Mesaj gönderen Allah'ın Askeri » 04 Kas 2018, 10:23

Şindi insan denen varlık bildiği şeyin parçası haline geliyor sende onun parçası oluyorsun çünkü her birimiz Nuh' gemisine bağlı boş filikalar olarak doğuyoruz. Bu Allah(c.c) hariç bilip duyup idrak edebildiğiniz her şeyi kapsıyor 'Tanrı' dahil çünkü tanrı tanımında ihlas bilinci yoktur. Aynı hastanelerde ekg cihazına bağlandığımız deki ekranda gördüğümüz çan eğrileri, dalgalanmalar gibi insanın farklı durumlar karşısında takındıkları tavırlar bizleri bildiğimiz şeyler ile kıyaslama yapmaya zorlar. Lemur diye bir şeyi bilmiyorsan arkadaşının lemur gibi sevimli olduğuna kanaat getiremezsin. Veya Hızır Aleyhisselamı bilmiyorsan acil durumda karşıdan karşıya geçerken göremediğin araç sana çarpmak üzereyken omzundan geriye doğru tanımadığın birisi tarafından çekildiğinde onun Hızır gibi yetiştiği ilgili çıkarımda bulunamazsın. Yani bu demek değildir ki o insan her zaman doğru yerde doğru zamanda idi! Siz zannediyorsunuz ki Deccal gelecek bütün dünyayı sarsıp birbirine katacak salt kötü bir varlık bekliyorsunuz öyle değil işte o bile istemeden bile olsa ömrünün bir anında insanlığın hayrına eylemlerde bulunacaktır. 3 yanlış bir doğruyu götürür meselesini Allah bilir!
Keşfetmek güzeldir değil mi arkadaşlar günümüzde google'ın nerede ise tüm sokak ve caddeleri panoromik olarak fotoğraflayıp dünyanın diğer ucundan ekran vasıtası ile astral seyahate çıkmış gibi ruhlar aleminde gezinebiliyoruz. Kısaca emlak sektörünün kullanmaya başladığı sanal gerçeklik gözlükleri ile ev bakabildiğimiz sistemi HAC YOLCULUĞU-Müze Seyehatleri veya gitmek isteyipte gidemediğimiz rağbet gören mekanlar için kullanabiliriz. Havasını koklayamayız belki ama oradan zemzem siparişi verebiliyoruz :idea: Bir ara Çin'deki aşırı hava kirliliğinden dolayı Kanada'dan grostonluk oksijen sipariş ettiklerini duymuştum. Onun gibi memleketinimi özledin oraya ait bir plakaya rastlarsan hemşerim bayadır gurbetteyim şu lastiğin arabayı durdurda şu lastiğin havasından ciğerlerime çekeyim biraz denilebiliyor. :mrgreen: Şimdilik beni kürsüye çıkarttığınız bu nadide düz ovaya selam ederek huzurlarınızdan ayrılıyorum. 12 Adet yoldaş ile öncelikle bu sayfalarda tanışmak için sabırsızlanıyorum çünkü baya ıssız göründü bana burası ABD ordusunda askerler arasındaki iletişimin hızlı ve etkili olması için dişlere mikrofon takılabileceğine dair haberi okumadan 3 ay öncesinde Çin'de dişe yapılan dövmelerin moda olmaya başladığı ile ilgili haberi okuduğumda mikrofonu dişe takmak benimde aklımdan geçmiş lakin paylaşmamıştım. Malum böcek denilen dinleme cihazları sedef kakmalı kalemin ucu kadar ufaldı...
Görüşmek Üzere
Allah'ın Askeri
Mesajlar: 17
Kayıt: 14 Eki 2018, 17:37
 Teşekkür edildi: 1 sefer

Re: Paranormal Olaylar Dizisi

Mesaj gönderen Allah'ın Askeri » 08 Kas 2018, 18:15

Dikkatli bakarsak geleceği kısmen görebildiğime dair bir şeyler var arkadaşlar. Bazılarını sizlerin tezgahladığını söylemek mümkün. Mesela arabadan inip takip ettiğim bayanı parkın sonuna doğrul kaldırıma bırakılmış içinde tatlı artığı olan yerden taksi kulubesinin arkasından çimlerin üzerinde durup yerde bir adet çan çiçeği koparırken bir adet meşe palamudunu görüp. Yolun karşısına geçerken ambulansın arkasında tamda çiçeğin montelenebileceği bir deliği görüp yerleştirdikten sonra. Bu meşe palamudunun gediği neresi olabilir derken istimlak duvarındaki su tahliye deliğindeki kurumuş ekmek parçasına rastlayıp( insanlar hayvanların ulaşamayacakları şekilde neden gıda maddelerini sağa sola saklarları düşünüp oradan çıkardığımda yerine tam meşe palumudu oturdu. Bunu yazıp söyledim mi bilemiyorum aynı şekilde kapı önlerine astığımız poşet içindeki ekmeklere de kuşların ulaşamayacağını düşünerek park bahçelerdeki çimlerin üzerine atılmasını düşünmüştüm.
Velasıl yine bir el beni emlakçının az da olsa reklamını yapmaya çekti iyilik olsun diye. Gerçi önümdeki kız ile onu kısmen bağdaştırıyordum ama olsun, tabelanın solundan kaldırıma tekrar çıktığımda demir parmaklıklardaki içinde ekmek olan poşetleri gördüm. Yine bir kafa bu günkü rıskımı markette bulabileceğimi düşündürttü ve durakladığım alanda bir adet biraz çürük mandalina gördüm. Ve onu ufak boş kola şişesinin üzerine bıraktım ardından 15 saniye sonra turuncuya çalan renkteki montu ile bayan çıkageldi. Onu takip ederken sokağında doruk apartmanı dikkatimi çekti ve işyerindeki himalayalar aklıma geldi benden istenen bayırı çıkarak devam edebileceğim yönünde idi belkide bilemiyorum. Her neyse oradan geri dönerken sol koldaki gelirken görmediğim prefabriğin sağ yanına doğru giden bir kedi gördüm Allah var benimle dalga geçtiğinizi düşünerek kedinin kafasına yerden aldığım taşı fırlatmak istedim önce. Sonra kedinin arkasındaki beyaz alanda KOCAMAN REHBER ve bir şey daha yazıyordu unuttum. Ellerim ile kadrajladığım anın fotoğraflarını çekerken o tek sarı kedinin yanına sıra ile 2 tane daha geldi. Biraz ilerlediğimde çiğdem apartımanının önünde biraz durakladım ve kapının önündeki arabadan indiğim parkın önündeki metalik kaldırdığınız küreninşeklindeki sağlı sollu 2 adet kapalı halde aydınlatma lambası vardı.(Soldaki lambaya elimdeki anahtarın ucu ile vurup geldiğim yoldan döndüm. Her neyse caddeye çıktığımda acısız kulak delinir! Kağıdı asılı eczaneyi de pas geçtikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 3 kız ile karşılaştım. Kızları siz ayarladınız da kedileri nasıl yönlendirebiliyorsunuz? Tekrar parktan geçip otobüs durağındaki sizlerin koyduğunuzu tahmin ettiğim bir ses sistemi ile cırcır böceğinin nere olduğunu gence sorup oradan uzadıktan sonra yolun sağında merdivenlerde oturan kızımızı elindeki telefonun ekran ışığı(Lamba) açık olmasa idi farketmeyip yola devam edecektim.
Bir mucize diyebileceğim olayda yine Kızılay sokaklarında dolaşırken anlatmıştım sanırım, elimde ayakkabı bağcığı ile dolaşır iken sağımdaki apartmanın 1. Katına ayrı pencerelere tünemiş 2 adet güvercin görmüştüm. Ve aynı anda 3 metre arkamda bir çift beni takip ediyordu. Bağcıkların birini bir güvercine diğer ucunu da diğerine hizalayıp çifte dedim ki kısa devre yaptırır gibi! Bu iki güvercinden 1 adet kumru çıkma ihtimali nedir gibi benim bile anlamlandırmakta zorlandığım bir benzer bir cümle sarfetmiş ve 3-4 metre beraber ilerlediğimizde sol yanında hafif duvar ve içicek dolapları olan dükkan’ın önünden bir adet kumru fırlayıverince arkamdaki çiftde buna tanıklık etti! Bunun olma olasılığını sorduğumda nerede ise imkansız gibi bir cümle sarfetmişlerdi.
Sigara aldıktan sonra camiden yana duran ne hikmetse ben oraya gelince sönüveren sokak lambasının altında bekler iken kırmızı montlu hoş bayanı fark etmeden öncesinde pideci idi sanırım sağ tarafında biraz oyalandım. İlginç olan nokta şu karşıdan gelen 2 erkek bir sarı montlu bayanı o dükkanın önüne doğru sapmadan evt görmüştüm lakin yerdeki sarı kapağa resmen ayağım takılıp sesini işittikten sonra fark ettim ve o gençlerin görebileceği şekilde kaldırımın ortasına ittirdim.
Bugün işte mesela geç çıktığımız öğle tatilinde sigara almaya inip dışarıda bir tane içer iken 2’ye bölünen odun parçasını ardımdaki demirden yapılan içinde daha önce ateş yakılmış hazneye fırlattım ve ateşi de(Odunun sizler olduğunu farzederek) halen yanmakta olan izmariti üzerlerine fırlattım. Odunlardan ses çıkmıştı lakin sigaranın filtresi yumuşak olduğundan duyamadınız lakin orada daha büyük bir patlama AZAP yaşandığını farzettim. Adnan oktarın dediği üzere Mehdi’nin en büyük düşmanları YOBAZLAR olacaktır. Ben sadece bu kelimeyi inançlı kimseler için kullanmıyorum… 8 Milyar insanın içinde anlık patlak veren yobazımsı düşünceler zaten vardır bakış açısı! Her ne ise orada 2. Sigaramı yaksa idim veya makinaların olduğu kata dalmayıp yukarı çay içmeye çıksaydım fırından çıkmış olan ve soğutma butonu özellikle elek düğmesi açılmadığından yere düşmekte olan fıstıkları kurtaramayacaktım. Bunların hangilerine öngörü denilebilir bu sorunsal her bireyin kendi insafına ve görüşüne kalmıştır. Dikkat edemediklerim unuttuklarım da fazladır diye tahmin ediyorum? Bunlar neyin ayak sesleri arkadaşlar...

Yarın için sizlere kısa bir beyn jimnastiği yaptırıp üzerinde sohbet edebileceğiniz bir şeyler yazmaya çalıştım.
Allah'ın Askeri
Mesajlar: 17
Kayıt: 14 Eki 2018, 17:37
 Teşekkür edildi: 1 sefer

Re: Paranormal Olaylar Dizisi

Mesaj gönderen Allah'ın Askeri » 02 Oca 2019, 08:59

Kimilerine göre hastalık görülen anormal durumumdan söz biraz daha söz edip günlüğe hislerimi aktarmak istiyorum. Genç bir arkadaşın kaleminden şu güzel cümle ile başlayalım, "İnsan bu kainat'ta bedeni kadar değil ruhu kadar yer kaplar" demiş. Mesela omuzlarımın çeşitli noktalarında sızı, ağrı, anlık tekleme(kas seğirmesi) gibi farklı ton ve zamansal farklılıklar gösterebilen bir mevzu. Bana günah ve sevap dediğimiz mevzunun perde arkası(görünmeyen yüzü) insan formunda algılayabildiğimiz ön tarafı, tepe noktası ve derinliği olduğuna dair felsefik açılımı yapmama olanak sağladı. Yani bizlere öğretilen salt siyah ve beyaz dünya algısı yanlıştı. Aynı şekilde parmaklarımın ve tırnaklarımın çevresi'ne de ayrı ayrı anlam yüklemeliydim, serçe parmaklara bir şeyi küçümsemek, orta parmağı mevzuyu gereksiz uzatmak anlamını yükledim. Başparmaklarım 4 baş meleği temsil ediyordu! Şehadet ve sol işaret parmağım da -+ yollara işaret. Kürek kemiği civarında atan sinyale kanatlarım dedim elbette rütbe gibi ya sökülüyor veyahut yeni bir tüy ekleniyordu, bunlara siz dedim bana yardımcı olmak istiyorlar bir niyet göstergesi gibi içinizde doğan anlık yardım etme isteği gibi. Sağ-Sol meme civarında atan sinyal bizim zamanımızın bitiminine kadar sürede meydana çıkartıp sebep olduğumuz eylemler neticesinde z raporunda doğal kutsal bir bebeği emzirdiğimizi düşündüm.(Meme de göz gibi 4 eşit parçaya bölersek merkezi dahil 5 farklı kombinasyon var) Ona da H.z İsa dedim, çünkü "Son Yemek" tablosu gibi mantıklı idi öyle veya bizler onun yaşadığı dönemi istemli istemsiz etkileyebiliyor idik. Bu ister üzerinde durdukları halı, masa örtüsü, porselenlerdeki çini işlemesi desenleri-renkleri ortamdaki canlı müzik, koku kısaca ambiyans! Kısaca aradaki çizgi çok ince ve şeffaf olana kadar içerik yüklemeye devam edebiliriz elbette haddi bildiğimiz sürece. Havari, müzisyen ve garsonların üzerine giydikleri elbiseler, konuştukları dil gibi örneklemeler çoğaltılabilir.

Mesela sinyal benim şu çıkarımı yapmama yardımcı oldu yolda yürürken boş bir koliye tekme attım sanırım sol gözümün sol yanıydı. Düşündüm birileri o koliyi heybesine katıp satıyor geçimini sağlayıp ekmek alıyor. Yani dolaylı yoldan nimete tekme atmıştım! Benzer bir mevzu kendi odamda çıkardığım ve yere fırlattığım kot pantolonumun üzerine basıp salona yöneldiğimde yine - tarafta belirdi, düşündüm derimiz gibi elbise belki dedim sevgililerimden bir tanesini temsil ediyordu daha kibar-nazik aslında nefes alıp yaşayan bir organizma gibi davranmalı küçümsememeliydim... Melemen yapacam sonra devam ederim 8-) Aynalama tekniği ile yani yapılan eylem söylemin zıttı bir eylem yapıp tanıklık etmek önceki veri girişi sinyallerin tam tersi orantıda olabileceği varsayımı ile klavye tuşları mı diyeceğiz-harita mı bilemiyorum daha hızlı şekilde meydana çıkartabileceğimizi düşündüm.

Şuan baskılıyan bir ilaç kullanıyorum titreşimi, hisin farkındalığını azaltıyor ama yok edemiyor. Açıkçası durum kısmen böyleyken kendimle barışık bir şekilde bu durumun ölümüme kadar gideceğini tahminle kısmen beni uyanık, tutup eylemleri tekrar tekrar düşünmeme sevk eden sistemi kabul ettim. Şuan biraz yoksunluk ve içimde bir boşluk hissediyorum, öyle ya benim süper gücüm gibiydi kendi kriptonitimi içmiştim ne akılsızlık :idea:

La arkadaş yalnız olmasam uyumadığım sürede devamlı olmaya devam eden bu hisleri takip edip, kaydedebilsek orta vadede ne kadar mantık dışı veya dahil hareket ettiğine dair elimizde veri bulunacaktır. Kanıt istiyorsunuz ilgilenmiyorsunuz ürünle! Ya essahtan Deccal isem kendini gerçekleştiren kehanet değilse, ilahi bir mucizeyse. İnanın Bansky'nin 2 farklı son resmini ve eleştirel bakışınızı da gördüm. Sanat onu yapanın içini görüp, anlam yükleyip yorumlayan bir izleyiciye muhtaçtır. Elbette para ile satılıp, sadece bir zümrenin evinin duvarlarını süslememesi gerektiği kadar evrensel, İstanbul gibi kolayca elde edilemeyecek(Feth) kadar önemlidir.

Diğer yandan 5 Duyumuz ile algıladığımız kainatın içinde yaydığımız titreşimlerin her daim aynı düzlemde karşılık(tepki) bulmadığını da söylemek gerekir. Yani hakkikaten bir dans'ın yaydığı auradan dolayı renkleri, tablonun lezzeti, içilen suyun kokusu, bir durum'un meydana getirdiği his gibi çaprazlama melez bir durumu yaşıyor ve tanıklık ediyoruz. Bu tezi kanıtlayacak nadir hastalık ve sinemaya aktarılan notaları renk olarak algılayan bir vatandaşın hikayesi ile beyaz perdeye taşıyan yapımlarda mevcut.

Bu gidişle tarihte Dangalak olarak anılmaya adaysın dostum, şuan için kahramanlıktan çok uzaksın kısmen çemkirmeme binaen bu eleştiriyi haklı bir tepki olarak görsem de. Şu kafa ile olaya yaklaşıyorum ben, yauw velev ki hasta değilim işte ateist bile olsan farzet uzaylılar beni kaçırdı diyen insanlar gibi olmasa da, benimle temastalar diye düşünüp! Rabbimizin benim omuzlarıma kaldıramayacağım dan fazla yük yüklüyor tezini düşünmenizi isterim. Bendeniz de düşünüyor işte nasıl bir geri kalmış bağnaz ülkede doğmuşum ki işin aslı varmı yokmu diye araştırması gereken güruhun yerinde yeller esiyor. Hala bana sanki SnowPiercier filmindeki takma dişli kadının kuyruk bölümünde ayakkabı fırlatan vatandaşın tepesin de SEN ŞAPKA DEĞİLSİN AYAKKABI'SIN YERİNİ BİL! İşleri karıştırma, düzeni bozma, cahillik mutluluk! Dediğinizi varsayıyorum, anlamadığınız nokta şu bence sinyal insanüstü bir değişşik varlıktan geldiği tezi ile, bu virüs gibi konak(aracı)da doğal olmaktan alıkoyuyor. Siz şimdi bana nasıl bir donkişotluk yapıp kapitalizmi ehlilleştirmemi bekliyorsunuz. Ki Don KiŞhot bile yalnız değildi yaveri Sancho Pancho vardı, Şhrek-Eşşek-Frodo ve Sam hesabı herhalde geçmişteki masal'dan damıtıp kotarmışlar herhalde...

Yani düşmanı kapitalizm ve bağnazlık olarak hedef tahtasına koyar isek. Toplumda ki şu yanlış algıyı da kırmış oluruz sanırım, sanatçı veya kahraman'nın kendi başarısı diye bir şeyi benim aklım pek almıyor! Ortada açığa, öne çıkan bir değer bir kahramanlık varsa bu bütün dünyanın(Köy) ortak başarısıdır. Perde önündeki başarısının sırlar alemi gibi birde arka planda koşuşturan emektar devasa bir yığının her zaman olmaya devam edeceğini sizler benden daha iyi yaşayıp öğrendiniz! Diğer türlü gerçekten 0'dan kendini inşa etme olayı mucizenin ötesinde imkansıza yakın bir olasılık mevzusudur. Bu şuna benziyor bir mağara 'İnsanı' 30 yaşına kadar gün yüzü görmemiş sonra birden vahiyler gelmeye başlamış ilk başta da ona deli demişler fakat başarınca Efsane olmuş! Yok böyle bir şey mevzuda bir gedik çelişki var Peygamber efendimiz Cebrail Aleyhisselam kanatları altına sarmalanıp "OKU" emri ile Levh-İ Mahfuz'un en kritik bölümüne Usp belleğini sokup bu Aleme upload etmeye başlamamıştır. O olaydan önce de Sevgili zaten hayat dediğin kısmen bölgesinin elverdiği derece de beşeri ve insankızların dan emiyor idi! Sonrada önce kağıda oradan bilinçaltımıza kazıdı(Lar).

Diğer bir mevzu ben Trendeki her birey ile kendi geleceğimi-hayatımı özdeştirip kısmen o hallere bürünüp bağlayabilirim bu sizler içinde geçerli tek bir şey hariç bence ben o kahraman gibi savaşmamalıyım. İşleri modern dünya da daha Burun'da takılan Üst Akıl veya Makinistin zihnine girsem yeterli. Buda bir türlü fikir çatışması gerektiriyor elbet ama kan dökülmesini gerektirmeyecek bir çözüm bulunabilir. Mesela ajan gibi telefon ile ön tarafa bilgi aktaran ihtiyarın telefonundan haberim ve trenin bütün kompartımanlarının işleyişini kaba taslak bilse idim şunu derdim. Hey dostum Kuyruk bölümündekilerin 100 veya 1000 yılda bir katastroph dönemlerinde birbirlerine yedirdip, geri kazanan tarafı da özel eğitimli donatılmış askerlerin ile kıyıp nüfusu azaltıp tükenmekte olan kaynakları daim etmeye çalışacağına. Savaş ekonomisine ayırdığın bütçe ve arenanın olduğu kompartımanı neden daha fazla yiyecek, içecek üniversite ile doldurmuyorsun?

"7. Hayat" filmi yine benzer bir konuyu ele almış, gerçek halini Çin'de bir dönem etkili olan tek çocuk politikası! Bizde Cennet Vatanımızın yüz ölçümüne göre dengeyi sağlayıp bu Legendry Genetik bileşiminin daim olması amacı ile beka meselesi olarak 4-5 çocuk politikası yürütüyoruz. Yani insanlar neden daha fazla yapmamalı neden bazı bölgelerde yapmalıları tabana insan gibi anlatabilirsek dinleyip hak verirler. Veya fikir yürütüp kaynak verimliliği, bekası konularında belki tava'nın gözünden kaçırdığı mikro ölçekte de olsa düşünsel tevekkül içine girer lokal çözümlerin artışına yardım edebilirler.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Diğer yandan şu öngörü meselesine dair yine bir şeyler var. Mesela dün yaptığım bir yazının güncellemesinde renkli mozaiğim ve tartarusun ütopya'ya dönüşmesi ile ilgili bir şeyler gevelemiştim. Dün 1. Sınıf öğretmeni teyzemin evine geldiğimde apartmanın önüne rengarenk bir şekilde Ütopya sağ tarafınada gökkuşağı yazılı grafitiyi gördüm. Sabahta eniştemi fizik terapiye götürürken servisimizde Çağrı isimli genç sevimli bir çocuk vardı, terapi sırasında eniştemle yürüyüş yaparken askerde mardin'li bir boya ustası arkadaşım ile mevzuyu hatırladım, dönüş yolunda çağrıya nerelisin diye sorduğumda mardinliyim dedi.

Sevgi ve Esenlikle kalın dostlar
Cevapla